Yürüyen Ölü (Cotard) Sendromu Hakkında Bilinmesi Gerekenler

1 61

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1880 yılında Jules Cotard tarafından saptanmış bir hastalıktır. Psikolojik ve nörolojik bir sorun olması nedeniyle başta tespit edilmesi zor olmuştur.

Yürüyen Ölü (Cotard) Sendromu ilk kez 43 yaşında bir kadın üzerinde tespit edildi. Bu kadında kendine zarar verme eğilimi, yüksek derece kaygı, üst düzey intihar düşüncesi, kendini lanetlenmiş gibi hissetme, bir hastalığı olmadığı halde hastalığının olduğunu düşünme ile karakterize bir durum vardı. Kadın beyninde olan sinir hücrelerinin yokluğunu ve bağırsaklarının olmadığını düşünüyordu. Bu yüzden yemek yemesinin bir fayda sağlamayacağı kanısındaydı. Kayıtlarda ölüm sebebinin açlık olması da düşüncelerinin kanıtı niteliğindeydi.

Bu hastalığın diğer psikolojik rahatsızlıklara oranla tuhaf bir hastalık olması dikkat çekicidir. Hastalığın detayına bakacak olursak kişi bazı organlarının, bedeninin tümünün, ruhunun zarar gördüğünü ve öldüğünü hatta daha ilerisi çürüdüğünü düşünür. Hatta bunu teyit etmek için sağlık kurumlarına dahi başvurur.

Bunun en iyi örneklerinden biri 2012 yılında Japonya’da yaşanmıştır. Bir adam hastaneye gidip öldüğünü ve bunun doğrulanmasını istemiştir. Doktorlar bunun mümkün olmadığını çünkü kendisinin hastaneye yürüyerek geldiğini söylemiştir. Bu içinde bulunduğu durumun beyninin bir oyunu olduğu söylenerek tedavilere başlanmıştır. Tedaviye yanıt verse de hastaneden çıkarken önceki hayatında ölmüş olduğunu dile getirmiştir.

1999 yılında yapılan çalışmalar sonucunda bu hastalığın 3 aşamada geliştiği görülmektedir.

Başlangıç Aşaması

Hasta gerçeklerden uzaklaşarak bir fikir yokluğu içerisine girmektedir. Üzgün görünen birey günlük yaşamdan uzaklaşmaya başlar. En çok duyduğumuz depresyonun ağır seyreden bir türü olarak devam eder. Daha sonra tıpta bilinen hipokondria halk tabiriyle ‘hastalık hastası’ olarak nitelendirdiğimiz bir aşamaya geçmektedir. Başlangıç aşamasında tespiti zor olur.

İkinci Aşama

Baktığımızda en tipik bulgular karşımıza çıkmaktadır. Bunlar vücudunu reddetme, düşüncesel yokluk, kaygı bozukluğu, vücudunu inkâr etme, dikkatsizlik, olumsuz düşünceler görülmektedir.

Son Aşama

Anlamsız konuşmalar ve ciddi depresyon ortaya çıkmaktadır. Bu aşamadan sonra bireyi düşüncelerden uzaklaştırmak zor hatta imkansızdır.

Yürüyen Ölü (Cotard) Sendromlu kişiler gerçeklik hissinden uzaklaşmanın yanında sosyal çevreden de uzaklaşırlar. Hijyen kurallarını göz ardı ederek pek çok hastalığa da yol açarlar. Sendrom günlerce ya da aylarca sürebilir. Bir diğer ilgi çekici detay ise hastalar ölü olduklarını düşündükleri halde intihar etme, organ kesme anlamına gelen otomutilasyon gibi eğilimlere yönelmeleridir. Ayrıca ağrı ve acı hissetmiyorlar ve bedenlerinin ölü olduğu için değerli olduğunu düşünmüyorlar.

Cotard sendromuna bir başka örnek verecek olursak 1996 yılında İskoçya’da genç bir adam ağır bir trafik kazası geçirdi. Kişi bu kazanın ardından öldüğüne inanmaya başlamış ve bunu da çok emin bir şekilde savunduğu görülmüştür. Tedavilerden sonraki süreçte annesi ile Güney Afrika’ya taşınmıştır. Taşındıktan sonraki süreçte kendisinin öldüğünden emin olduğunu ve bu sıcaklığın ve kötü şartlar içinde bulunmasının sebebinin de bulunduğu yerin cehennem olmasından kaynaklandığını dile getirmiştir.

Sendrom hakkında yapılan çalışmalar kısıtlı olduğu için görülme sıklığı hakkında pek bilgi bulunmamaktadır.1995 yılında Cambridge Üniversitesi’nde yapılan çalışmalar sonucunda nadir de olsa gençlerde görüldüğü tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar ışığında bu hastalığın 25 yaş altında görülmesi bipolar (iki uçlu duygusal bozukluk) ile ilişkili olduğu belirtilmektedir. Bir başka yapılan araştırmada ise 8 kişi arasında 6 kişinin kadın olduğu tespit edilmiştir.

Bu hastalığa sebep olan nedenler hala gizemini korumaktadır. Genel anlamda kullanılan ilaçlar, nörolojik bozukluklar, metabolik işlevlerin bozulması, anatomik sorunlar, psikolojik sorunlar vb. nedenlerden olduğu ortaya çıktığı düşünülmektedir.

Tedavisine bakacak olursak bu hastalığa özgü bilgiler yetersiz olduğu için depresyon ve bipolar rahatsızlıklarında kullanılan antidepresan ve Antipsikotik ilaçlar birleştirilerek kullanılabilmektedir. Bunun yanında elektroşok uygulanan hastalar mevcuttur. Son ve en önemlisi bu hastaların düzenli psikiyatrik ve nörolojik kontrolleri aksatılmaması ve yakından takip edilmesidir.

Koçer, E (2014). Panik Atakla Başlayan Cotard Sendromu. Konuralp Tıp Dergisi,6,1,s 60-63

Tomasetti, C Valchera, A Fornaro, M Vellante, F Orsolini, L Carano, A (2020). The ‘dead man walking’ disorder: an update on Cotard’s syndrome. International Review of Psychiatry,32,5-6.

Örüm,M Eğilmez,O (2020). Şizofreni Tanılı Bir Hastada Elektrokonvülsif Tedavi ve Paliperidon ile Başarılı Bir Şekilde Tedavi Edilen Cotard Sendromu: Bir Olgu Sunumu. Fırat Tıp Dergisi, 25(2).

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Oktay diyor

    Yazılarınızı begenerek okuyoruz

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.