Yaşlılıkla Gelen Kayıp: Hafıza

0 6.498

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Hiç düşündünüz mü, tüm anılarınızı, sevdiklerinizi, bilgilerinizi sakladığınız hafızanız, ya bir gün kaybolursa?

Günümüz dünyasında, bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Herkesin elinde, cebinde veya evinde interneti mevcut. Elbette, bilgiye bu kadar kolay ulaşabilmenin bazı olumsuz sonuçları da var: Yanlış Bilgiler. Bugün bu yanlış bilgilerin birinden bahsedeceğim: Demans ve Alzheimer aynı hastalıklardır.

Öncelikle, demans (bunama) bir hastalık adı değildir. Hatta bir yaşlanma unsuru da değildir. Sıklıkla 80li yaşlarda görülüyor olması onun yaşlılık hastalığı sayılmasına sebep olmuştur. Birden fazla hastalık demansa sebep olabilir fakat tek başına demans yoktur. Özetle, demansın sebepleri çeşitlidir ve Alzheimer bunlardan yalnızca bir tanesidir.

“Ne var ki, insan herhangi bir şeyi geride bırakamıyordu. Öldüğün güne veya Alzheimer her şeyi unutturana kadar hiçbir şey silinmezdi.” Uyuyan Güzeller, Stephen King, Sayfa 228.

Temelinde beyinde bulunan bazı proteinlerin birikimi, sinir hücrelerinde işlev bozukluğu ve hücrelerin kaybı olan Alzheimer hastalığı, demans vakalarının %50 ile %70’ini oluşturmaktadır. Vitamin eksiklikleri, menopoz, beyin damar tıkanıklıkları (inme – felç), beyin enfeksiyonları, aşırı alkol kullanımı, beyin tümörleri, depresyon ve çeşitli metabolik hastalıklar (diyabet, kolestrol yüksekliği gibi) ise vakaları oluşturan diğer faktörlerindendir.

” Metabolizma çökerse, biliş de çöker.” Alzheimer’ın Sonu, Dale E. Bredesen, Sayfa 206.

Alzheimer hastalığının, sinsi olarak başlanıldığı kabul görür. Fakat unutkanlık, çabuk kızma, anlamsız öfke atakları, ilgisiz davranışlarıyla da kendini gösterebilir. Hastalık ilerledikçe sosyal alışkanlıklarda ve faaliyetlerde azalma görülür. Ayrıca, bireyler kişisel bakım ihtiyaçları için yardıma ihtiyaç duyar. İleri dönemlerde yürüme, yemek yeme, banyo yapma, konuşma gibi fonksiyonlarda kayıp olur. Ancak bu değişiklikler ne yazık ki tedavi ile düzeltilemez. Alzheimer’da tedavi yalnızca hastalığın ilerleyişini yavaşlatır. Tedavi edilemeyen bir hastalıkla yaşamak kolay değildir. Günden güne başlayan hafıza kayıpları sizleri epey zorlayabilir. Özel bir bakım ihtiyacı, hastanın bakımını üstlenecek bireyin özenle seçilmesiyle karşılanır. Her insan düşünceleri, duyguları, fiziksel ya da biyolojik özellikleri açısından farklıdır. Ortaya çıkan sorunlar da bu sebepten farklı olacaktır.

O halde, sizce hasta bakım ekibinden neler beklemeliyiz?

Bakım esnasında kişinin sorununa özel çözümler üretebilen, güler yüzlü, hoşgörülü, sabırlı, titiz, olumlu iletişim ve empati yeteneğine sahip, saygılı ve uyumlu bakım vericilerle çalışmanız hastanıza iyi bir bakım ve destek sağlayacaktır. Türkiye Alzheimer Derneği’ne göre, hasta bakımında bakıcının temel sorumluluklarını şöyle özetlenmiştir:

‘’Hijyen koşullarını sağlayan ve uyum sağlayan, hastanın yeterli beslenmesi ve yeterli sıvı almasının sağlayan, ilaçların zamanında ve tam olarak verilmesini sağlayan, hastayı sosyal ve fiziksel olarak aktif tutan (yürüyüş, egzersiz programı, ev içi aktiviteler vb.), hasta fiziksel ihtiyaçlarını gideremeyecek durumda ise gerekli destek ve hizmetini sağlayan profesyonel ekip üyeleri.’’

Bakım verici olan kişi bunlarla da sınırlı değildir. Bu zor dönemlerde hastayla arkadaş olmak da önemlidir. Sağlık ordusu olarak, hastalık bakım ve tedavi konusunda tecrübeli, tüm bakım verici özellik ve sorumluluklarına sahip profesyonel ekip üyelerimizle her zaman sevdiklerinizin yanındayız.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.