Uzm. Enfeksiyon Hemşiresi Aşkın Selvi Cevaplıyor: Covid-19 Varyantları Hakkında Neler Bilmeliyiz? – Röportaj

0

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar,

Sağlık Asistanı Platformu olarak halkımızın ve sağlık profesyonellerimizin merak ettiği konularda röportajlarımıza devam ediyoruz. Bugünkü konuğumuz Uzm. Enfeksiyon Hemşiresi Aşkın Selvi, Beykent Üniversitesi Hastanesi Enfeksiyon Kontrol Komisyonu’nda uzman hemşire olarak görev yapıyor. Aşkın hanımla Covid-19 pandemisinin güncel durumundan ve son zamanlarda sayısı artan varyantları hakkında konuştuk.

Yunus Emre Akyol: Değerli Hocam, röportajımızı kabul edip bizlere zaman ayırdığınız teşekkür ederiz. Öncelikle kendinizi bizlere tanıtabilir misiniz?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Davetiniz için ben teşekkür ederim. Beykent Üniversitesi Hastanesi’nde yaklaşık 1 buçuk senedir Eğitim ve Enfeksiyon Kontrol hemşiresi olarak çalışmaktayım. Lisansımı Yeditepe Üniversitesi’nde, yüksek lisansımı İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa “Hemşirelikte Eğitim” programında tamamladım. Şu anda İstanbul Üniversitesi – Cerrahpaşa Hemşirelikte Eğitim Anabilim Dalı doktora programı öğrencisiyim.

Yunus Emre Akyol: Sizce Covid-19 pandemisinin şu anki dünyada ve Türkiye’deki seyri nasıl?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Şu an için Covid-19 pandemisini Dünya’da ve Türkiye’de bitmiş ya da durmuş kabul edemeyiz. Zaten İngiltere, Rusya, Brezilya, Hindistan gibi ülkelerinde içinde olduğu çoğu bölgede yeni vaka artışlarının olması bunu doğrular niteliktedir. Tüm dünyada Nisan 2021’in sonundan itibaren ölüm oranındaki düşüşün ardından son günlerde ölüm sayılarında artış bildirilmiştir. Türkiye’de de son 3 haftadır 4.000-5000 civarında olan vaka sayısı 13 Temmuz’da 6000’lere ulaşmıştır. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün verilerine göre Türkiye’de son 7 günde vaka sayılarında %11,19 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Geçtiğimiz aylarda alınan birtakım önlemlerin ve aşılamaların olumlu yansımalarını gözlemledik. Ancak son günlerde Dünya’da vaka sayılarının yeniden artışa geçmesi küresel sağlık riskinin devam ettiğini göstermektedir.

Yunus Emre Akyol: Covid-19’un günümüzde bilinen varyantları nelerdir?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Ocak 2020’den itibaren takip edilen Covid-19 mutasyonları DSÖ tarafından alınan kararla birlikte harf ve rakamlarla belirtilen isimleri dışında, ilk kez ortaya çıktığı ülkelerle anılan varyantların Yunan alfabesindeki harflerle isimlendirilmesine karar verilmiştir. “Endişe Verici Varyant (Variant of Concern – VOC)” olarak belirlenen 4 varyanta Alfa (B.1.1.7), Beta (B.1.351), Gamma (P.1) ve Delta (B.1.617.2); “İzlenmesi Gereken Varyant (Variant of Interest – VOI)” olarak kategorize edilen 8 varyanta ise Epsilon (2 varyant), Zeta, Eta, Teta, Lota, Kappa ve Lambda isimleri verilmiştir. Endişe verici varyantlardan Alfa (İngiltere) varyantı, ilk kez İngiltere’nin Kent bölgesinde görülmüştür. Beta (Güney Afrika) varyantı, Güney Afrika’da ortaya çıkmıştır. Gamma (Brezilya) varyantı, ilk kez Brezilya’da tespit edilmiştir. Hatta bir dönem Brezilya’nın Covid-19 vaka ve can kayıplarının oldukça fazla yaşanmasına yol açmıştır. Delta varyantı ise, ilk kez Hindistan’da görülmüştür. İngiltere’de büyük oranda hâkim olan bu varyant şu an için dünya genelinde hızla yayılmaktadır. Ek olarak Delta plus varyantından da söz etmek istiyorum. Hindistan’da görülen Delta mutasyonunun bir alt türü olan Güney Afrika’da ortaya çıkan Beta varyantındaki genetik değişikliklerin Delta varyantında çıkması ile Delta Plus varyantı ismini almıştır. Bazı bilim adamları, Delta varyantının diğer mevcut özellikleriyle birleştiğinde mutasyonun onu daha bulaşıcı hale getirebileceğinden endişe etmektedir.

Yunus Emre Akyol: Bu varyantlar nasıl ortaya çıktı?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Virüsler sürekli olarak değişmektedir. Bu genetik varyasyonlar zamanla ortaya çıkar ve farklı özelliklere sahip olabilecek yeni varyantların ortaya çıkmasına neden olabilirler. Varyant virüsler, mutasyona uğramışlardır. Virüslerin mutasyona uğraması, hayatta kalabilmeleri ve çoğalabilmeleri için değişime uğradıkları doğal bir süreçtir. Birçok varyant ortaya çıkıyor belki de. Ancak bunların bazıları daha üzerinde durulması gereken dikkate değer, daha ciddi sonuçları olabilen varyant özelliğinde oluyorlar. Virüsler, iyi mutasyonlar olup salgının seyrini olumlu yönde değiştirebilir ya da kötü mutasyonlar olup daha kolay bulaşma ve ağır hastalık yapma, aşılardan kaçma gibi özellikler kazanabilirler. Varyantların olması kaçınılmazdır, yani beklenmedik demek doğru olmaz. Çünkü insanda hastalık oldukça virüs de kendisini değiştirmek için fırsat kollar. Şu anki mutant virüsler hastalığın seyrini ve bulaşını etkileyen virüslerdir.

Yunus Emre Akyol: Ülke bazında ele aldığımızda koronavirüs varyantları nasıl bir dağılım gösteriyor?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: DSÖ’nün 11.07.2021 tarihinde yayınladığı rapora göre; Dünya’da Alfa varyantı 178 ülkede, Beta varyantı 123 ülkede, Gamma varyantı 75 ülkede ve Delta varyantı 111 ülkede bildirilmiştir. Tabi sürveyans ağının iyi olmadığı ülke ve bölgeler de var. Bildirim kısıtlılığı da olabilir. O bölgelerden de gelebilecek olası veriler düşünüldüğünde belki de sayıların daha da fazla olabileceği söylenebilir. İngiltere, Meksika ve Amerika’da Delta varyantında artışlar olduğu gözlenmektedir. Burada özellikle delta varyantının üzerinde durmak önemli. Çünkü bilim insanlarınca yakın bir zamanda diğer varyantlara göre dünyada büyük çoğunlukla üstünlük kuracağı öngörülüyor.

Yunus Emre Akyol: Bilinen varyantlar hakkında genel olarak neler söyleyebilirsiniz? Ne tür benzerlikleri veya farklılıkları var?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Alfa (İngiliz), Gamma (Brezilya) ve Beta (Güney Afrika) varyantlarının üçünün de orijinal virüse göre bulaştırıcılığı daha fazla orandadır. İngiliz varyantı, solunum hücrelerinde reseptörlere çok kuvvetli bir şekilde bağlanarak virüsün az miktarda bulaştığında bile hastalık yapabilme ihtimalini artırmaktadır. Bu da bulaşın çok daha kolay olduğunu göstermektedir. Brezilya varyantı, daha önce Covid-19 geçirmiş veya aşı olmuş kişilerde oluşan antikorlara karşı daha dayanıklıdır. Güney Afrika varyantına karşı antikorların etkisinin, İngiliz ve Brezilya varyantına göre daha az olduğu söylenmektedir. Şu an için Delta varyantının bulaştırıcılık oranının daha fazla olduğu desteklenmektedir.

Yunus Emre Akyol: Bu varyantlar arasında hastalık oluşturma yeteneği en yüksek olan hangisidir?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Delta varyantının bulaştırıcılık özelliğinin daha fazla olduğuna yönelik bilimsel verilerin elde edilmesi ile hastaneye yatışları artırdığı ya da ağırlaştırdığına yönelik hala net veriler yoktur. İngiliz varyantı Wuhan’da çıkan varyanttan daha bulaşıcı, Delta varyantı da İngiliz varyantından daha bulaşıcıdır. Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (CDC), önümüzdeki günlerde Dünya’da genellikle Delta varyantının hâkim olacağını öngörmektedir.

Yunus Emre Akyol: Bu bahsettiğimiz varyantların bulaştırıcılık yetenekleri, ilk keşfedilen ve Wuhan’da ortaya çıkan virüsle karşılaştırıldığında arttı mı?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Varyantların bulaştırıcılık yetenekleri bulaştırıcılıklarının fazla olması ile ilişkili olarak fazladır diyebiliriz. Çünkü hasta yapabilmesi için daha az virüse ihtiyaç duymaktadır. Bu açıdan Wuhan’da ortaya çıkan virüse göre bu yeni varyantların bulaştırıcılık yeteneklerinin daha fazla olduğu düşünülebilir.

Yunus Emre Akyol: Türkiye’de bilinen hangi varyantlar bulunuyor? Ve varyantların ülke dağılımı nasıl?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Türkiye’de bilinen varyantlar Alfa, Beta, Gamma ve Delta varyantlarıdır. Şu an az sayıda olmakla birlikte Delta Plus varyantı tespit edilen vakalar da vardır. Varyantların Türkiye’deki dağılımlarını gösteren veriler bulunmamaktadır.

Yunus Emre Akyol: Türkiye’de günümüz itibari ile yoğun bakım doluluk oranlarına baktığımızda neler söyleyebilirsiniz? Yoğun bakım doluluk oranlarını bu varyantlar etkiler mi?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Ülkemizde şu an için yoğun bakım doluluk oranında azalma mevcuttur. Her ne kadar yapılan araştırmalar özellikle Delta varyantlarının daha kolay yayıldığını ve diğer varyantlara oranla bulaştırıcı olduğunu gösterse de Covid-19 hastalığının daha ağır geçmesine neden olduğuna ve öldürücülük özelliğine ilişkin bilimsel bir veri bulunmamaktadır. Ancak bilim insanları, bu varyantın daha bulaşıcı ve aşılara karşı daha dirençli olabileceğinden endişe etmektedir. Bu varyantlarda da yine en yüksek risk altındaki grupların yaşı ilerlemiş olanlar ve kronik hastalığı olanlar olduğu belirtiliyor. Ayrıca daha hızlı yayılıyor olması özellikle nüfusların aşılanmamış kesimleri üzerinde de risk yaratıyor. Varyantlarda özellikle delta varyantında; çok daha az sayıda virüs solunum yollarındaki hücrelere daha kuvvetli tutunduğu için daha çok hastalanma söz konusu olabiliyor. Tabi farklı varyantlar oluştukça genetik değişiklikten dolayı farklı virüs tipleriyle karşılaşma olasılığı da artabilir ve beraberinde farklı etki mekanizmalarıyla da karşılaşılabilir. Bu yüzden ilerleyen dönemlerde Covid-19 açısından yoğun bakımların doluluk oranlarının nasıl olacağını tahmin etmek pek mümkün görünmüyor.

Yunus Emre Akyol: Bu varyantlara karşı geliştirilen ve ülkemizde de uygulanan Sinovac (CoronaVac) ve Pfizer-BioNTech aşılarının etkinlikleri ve etkililikleri ne durumda?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Bilim insanları ve aşı üreticileri, aşıların yeni varyantlara karşı da büyük oranda etkili olduğunu belirtmektedir. Dünya’da ilk kullanıma giren mRNA aşılarından olan Pfizer/BioNTech aşısı,  yüksek miktarda antikor oluşturmakta ve kuvvetli bir bağışıklık oluşmasını sağlamaktadır. İki doz Pfizer/BioNTech aşı uygulaması, Delta varyantlı kişilerin hastalığı hastaneye yatmadan evde ve daha hafif geçirmelerine yardımcı oluyor. Pfizer’ın dünya genelindeki uygulamalardan topladığı veriler, aşılarının eski türlere kıyasla bir miktar daha az da olsa da yeni varyantlara karşı koruma sağlayabildiğine işaret etmektedir. Delta varyantının hızlı yayılmasına karşın hastaneye yatış ve can kaybı sayılarında benzer bir artış görülmemesinin arkasında yaygın aşılama programlarının yattığı düşünülmektedir. Ölü-inaktif aşılardan Sinovac (CoronaVac)’ın ortaya çıkan son varyantlarla ilgili etkililiklerine ilişkin veriler henüz açıklanmamıştır. Ancak ölü-inaktif aşıların ağır enfeksiyonlara karşı koruyuculuklarının iyi olduğu bilinmektedir.

Yunus Emre Akyol: Bu varyantlara karşı alabileceğimiz ek önlemler var mı?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Bu varyantların bulaştırıcılık kolaylığı farklı şekillerde olabilir. Ancak bulaşma yollarında değişiklik yoktur. Her varyant aynı şekilde damlacık yolu ile bulaşmaktadır. Bu yüzden Covid-19 pandemisinin başından itibaren almakta olduğumuz tüm önlemlerin aynı şekilde devam ettirilmesi gerekir. Alınan önlemlerde değişiklik olmasa da yeni oluşan varyantların bulaştırıcılığından dolayı korunma önlemlerini de olabildiğince en üst seviyede sağlamak gerekmektedir. Aksi takdirde, sürekli değişen bu varyantlar değişmeye devam edeceklerdir. Alacağımız önlemler, maske takmak, fiziksel mesafeyi korumak, temas süresini olabildiğince kısa tutmak, bulunduğunuz ortamın havalandırmasını ve temizlik-dezenfeksiyonunu iyi bir şekilde yapmaktan geçmektedir. Bu koşullara uyulamayacak ortamlar var ise bunların engellenmesi (bu ortamlarda belli bir süre kapatılma, karantina uygulanması gibi) sağlanmalıdır. İç mekanlarda daha fazla önlem almak ve sosyal temasları çok daha az düzeye indirmek gerekir. Ve tabi ki aşılanma, bu önlemler zincirini tamamlamada olmazsa olmazlarımızdan unutmayalım!

Yunus Emre Akyol: Son olarak, sağlık profesyonellerine ve toplumumuza covid-19 ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Uzm. Hem. Aşkın Selvi: Salgını kontrol altına alabilmek ve toplumun en az etki ve en az can kaybı ile bu süreci atlatabilmesi için, tüm sağlık profesyonelleri büyük bir mücadele sergileyerek pandeminin başından beri var gücüyle çalışmaktadır. Sağlık çalışanları bu mücadeleyi kendi yaşamlarının da büyük tehlike altında olduğunu bilerek gerçekleştirmektedirler. Covid-19 salgınının uzun süredir devam etmesi, sağlık profesyonellerini de oldukça yıpratmıştır ve bu yıpranmışlığın verdiği etkiler hala devam etmektedir. Sürekli risk altında olan sağlık sağlık çalışanlarının Covid-19 hastalarına bakarken kişisel koruyucu ekipmanları (maske, gözlük, önlük, eldiven vb.) uzun süreli giymesi de bir yıpranmışlık yaşatıyor. Ancak unutmayalım ki bu virüsten korunmanın da etrafa ve hastalara bulaştırmamanın da en önemli yolu bu ekipmanları uygun bir şekilde kullanmaktan geçmektedir.

Toplumsal açıdan baktığımızda, kendinizi ve sevdiklerinizi bu virüse karşı korumak için yapılacak şeyler çok basittir. El hijyenini sağlamak, maskeyi burnunuzu ve ağzınızı kapatacak şekilde doğru teknikle takmak, kalabalık alanlardan kaçınmak, insanlarla fiziksel mesafenizi korumak, temizlik ve havalandırma işlemlerini yapmaktır. Tüm bu önlemleri almak virüse maruziyeti ve hastalanmayı azaltacaktır. Ayrıca sırası gelen her vatandaşımızın mutlaka aşı olması oldukça önemlidir. Bilimsel çalışmaların sonuçlarından biliyoruz ki aşılar ciddi hastalık ve ölümleri önlemede son derecede etkili. Covid-19 pandemisinin önüne geçebilmemiz için aşılarla toplumsal bağışıklığı yaratmak ve tüm tedbirleri en üst düzeyde almak zorundayız.

Yunus Emre Akyol: Güzel cevaplarınız ve katkılarınız için teşekkürler hocam. Eminim bu soruların cevapları büyük fayda sağlayacaktır.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.