Uyuz Hastalığı: Bulaş Yolları, Belirtileri, Tanısı, Tedavisi ve Korunma Yolları

1 769

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Tıp tarihinde önemli bir yeri olan ve 1687’de nedeni bilinen ilk hastalık olarak tanımlanan uyuz, tüm dünyada görülebilmektedir ve günümüzde 300 milyon insanın hastalığa yakalandığı tahmin edilmektedir.

Bulaşıcı bir hastalık olan uyuz, insan kaşıntı ile ortaya çıkmaktadır, hasta bireyin toplum içinde diğer kişilerle temastan kaçınması kendisini yalnız hissetmesine neden olabileceğinden psikolojik ve sosyolojik bakımdan önem taşımaktadır. Bu durum özellikle de kabuklu uyuz vakalarında daha belirgin olarak karşımıza çıkmaktadır.

Uyuz Hastalığının Oluşu ve Yapı Bozuklukları

Uyuz kozmopolit yayılış göstermektedir, parazitin kaynağı uyuzlu insan olup konak zinciri de insan-insan-insan şeklinde devam etmektedir. Çok bulaşıcı bir hastalık olan uyuz tüm dünyada her yaşta ve her toplumda görülebilen bir aile hastalığı olarak bilinmektedir. Sonbahar ve kış aylarında görülme sıklığının arttığı bildirilmektedir. Çoğu zaman cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında görülmekle beraber, bulaşma cinsel temastan çok birlikte uyumakla, aynı yatağı paylaşmakla veya uyuzlu bir insanın yatmış olduğu yatağı kullanmakla gelişmektedir.

Ayrıca dans etme, tokalaşma, akar taşıyan çamaşırlar, çarşaf veya diğer eşyaların başkaları tarafından kullanılması uyuzun bulaşmasına neden olan faktörlerdendir. Ancak kısa süreli temasın bulaşma için yeterli olmadığı, bu nedenle hasta ve giysileriyle çok kısa süre temas eden sağlık personelinin hemen uyuza yakalanmasının mümkün olmadığı bildirilmektedir. Diğer taraftan, geceleri aktif olan Sarcoptes’in bulaşma riski, gündüze nazaran gece daha kolay olmaktadır.

Uyuz Hastalığının Belirtileri

Tıp tarihinde önemli bir yeri olan ve 1687’de nedeni bilinen ilk insan hastalığı olarak tanımlanan uyuzda inkübasyon döneminin ortalama 2-3 hafta olduğu bildirilmektedir.

Uyuzun en belirgin özelliği şiddetli gece kaşıntısı olup kaşıntı kişinin yatağa girip ısınması ile artmakta ve kişiyi uykudan uyandırabilecek kadar şiddetli olurken gündüzleri daha hafif, tolere edilebilen bir kaşıntı görülmektedir. Kaşıntı başlangıçta sillionun olduğu bölgede iken etkenin aktivitesi ile ilgili olarak yanıcı karakterdedir ve sonrasında yaygın hale geçmektedir. Yaygın kaşıntı etkene karşı sonradan gelişen hassasiyete bağlı olup genellikle primer infestasyondan 4-6 hafta sonra başlamaktadır.

Patogonomik lezyon olan sillion, deriden biraz kabarık, kahverengimsi, pembe beyaz renkli, tünel lezyon olup 0.2-0.5 mm eninde. 10-15 mm boyunda olabilmekte günde 0.5-2 mm uzamakta olup tünelin ucunda inci tanesine benzeyen, içinde dişi Sarcoptes’lerin bulunduğu veziküller bulunmaktadır. Bu oluşumlara vesicüle perle denilmektedir. Tünellerin tavanındaki siyah noktalar ise parazitin yaptığı hava deliklerine giren kirler olarak bilinmektedir. Sillion en çok el bileklerinde ve parmak aralarında, aksilla, gluteal bölge ve peniste görülmektedir.

Uyuz Hastalığının Tanısı

Uyuzdan şüphelenildiğinde hasta tüneller (sillion) yönünden dikkatlice muayene edilmelidir. Bunun için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Bir büyüteç veya lup yardımıyla şüpheli |lezyonlar, ortamı kontrastlaştırarak test edilebilir.

Bu amaç için kullanılan “sillion mürekkep testi”nde şüphelenilen alana doğrudan mürekkep sürülür. Mürekkep hemen alkollü bir pamukla silinir ve tünelin içine yayılmış mürekkep koyu, düzensiz veya zikzak şeklinde bir çizgi halinde görülmektedir. Sarcoptes’i görüntülemek için en iyi yöntem “epidermal tıraş biyopsisi” olup, şüpheli lezyon başparmak ve işaret parmağı ile sabitlenmekte, papülün yükseltilen tepesi deri yüzeyine paralel tutulan 15 nolu bistüri ile kesilmektedir. Bir lam üzerine alınan materyal immersiyon yağı damlatılarak mikroskopta incelenir veya deri eter veya asetonla silindikten sonra şeffaf selofan bant uygulanmakta, lama yapıştırılarak mikroskopta incelenmektedir.

Uyuz Hastalığının Tedavisi

Tedaviden önce hastanın sıcak su ile banyo yapmasının, tünellerin açılması için keselenmesinin yararlı olacağını düşünenlerin yanısıra, gerekli olmadığını düşünenler de bulunmaktadır. Sekonder enfeksiyon varsa. topikal veya sistemik antibiyotikler kullanılır. Başarılı bir tedaviden sonraki 2-4 hafta içinde hastalarda bir irritasyon gelişebilmektedir. Böyle durumlarda hasta dikkatle muayene edilmeli, ancak reinfestasyon varsa yeni bir tedavi uygulanmalıdır. Uyuzda tedavi sırasında kaşıntı çok şiddetli ise hastaya oral antihistaminikler yararlı olabilmektedir. Bu tedaviye kaşıntı geçene kadar birkaç hafta devam edilmesi önerilmektedir. Eğer hastanın cildi yoğun olarak ekzematize ise günde iki kez orta güçte topikal steroid kullanımı yararlı olabilmektedir.

Uyuz tedavisinin başarısı için aşağıdaki öneriler dikkate alınması gerekmektedir.

  • İlaç, sıcak, sabunlu bir banyodan sonra değil kuru deriye uygulanmalıdır.
  • İlaç, ellere , ayaklara, parmak aralarına, tırnak altına, diğer kıvrım yapan alanlara dikkat ederek ilaç bütün vücuda uygulanmalıdır.
  • Ev halkının tamamı ve temasta olduğu diğer kişiler tedavi edilmelidir. Genellikle bir kez uygulama yeterli olduğundan iki kez uygulama yapılmamalıdır. Tedavinin ilk iki günü daha şiddetli olmak üzere tedaviden sonra 2-4 hafta kaşıntının devam edebileceği hastaya söylenmelidir.

Unat EK, Yücel A, Altaş K, Samastı M. Unat’ın Tıp Parazitolojisi.İnsanın Ökaryonlu Parazitleri ve Bunlarla Oluşan Hastalıkları.İstanbul Üniv. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları. 5.Baskı; 1995.

Özcel MA. GAP ve Parazit Hastalıkları. İzmir-Bornova: Ege Üniversitesi Basımevi; 2003.

Burgess I. Sarcoptes Scabiei And Scabies, Advances İn Parasitology, 55t 255^92, 1994

Etherington JD.Mqjor Epileptic Seizures And Topical Gammabenzene Hexachloride. Bri Med J,289:228, 1984

Budak S. Yolasığmaz A. Uyuz (Cale, Scabies), Artropod Hastalıkları ve Vektörler. Ozcel MA, Daldal N, Ed, Türk Parazit Dern Yay No. 15, 2A3-316, 1997.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

1 yorum
  1. Esra G. diyor

    Uyuz hastalığının günümüzdeki yeri önemini korumaya devam etmektedir. Halkımızın uyuz hastalığı hakkında ismen bilişinin dışında detaylı bilgi sahipliğine de ulaşmaya hakkı vardır. Leyla Hanım’ a, emek verip paylaştığı, bu yararlı bilgilerden dolayı teşekkürlerimi sunarım.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.