Tüp Bebek Tedavisinin Türk Toplumundaki Yeri

0 1.652

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Tüp bebek tedavisi; çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin başvurduğu en önemli yardımcı üreme tekniklerinin başında gelmektedir.

Tedavi diyorum ama şunu da söylemeliyim ki burada hasta kişi veya kişiler yoktur. Sağlıklı, sadece çocuk sahibi olmak isteyen çiftler vardır.

Türk toplumunda ise infertilite (kısırlık) artık biyolojik bir sorun olmaktan çıkıp kültürel bir sorun olmaya başlamıştır. Çünkü çocuk sahibi olmak evliliğin ilk amaçlarından biri olarak kabul edilmektedir.

Türk toplumu aile yapısında kadına ve erkeğe bazı roller vermiştir.

Kadına sevgi dolu, şefkatli, duygusal; erkeğe güçlü, akılcı kararlar veren roller… kadın çocuk doğurup ona bakmakla, erkek çalışıp evi geçindirmekle yükümlüdür.

Toplumumuzun aile yapısının temel taşları anne, baba ve çocuk (!) olduğu düşünülürse; bu durumda çocuk olmayan ev eksik kabul edilip çiftlere de bu eksiklik bazı yönlerden aşılanıp çiftleri belki de hazır olmadıkları bir sürece sürüklemeye başlayacaktır.

Kadınlar kişisel ve sosyal rolleri/beklentileri yerine getiremedikleri için yetersiz ve eksik hissedebilir, erkekler ise aşağılık duygusu, mahcubiyet ve kızgınlık yaşayabilirler.

Yapılan bir araştırmada kısırlık problemim olsaydı tüp bebek tedavisine başvururdum diyenlerin oranı %83 gibi ciddi bir çoğunluk sağlarken, %44 tüp bebek tedavisi doktor ve çiftler arasında gizli kalmalı, %60 ise çocuk tüp bebek tedavisi ile dünyaya geldiğini asla bilmemeli yanıtını vermiştir.

Görüldüğü üzere çiftler yardımcı üreme tekniklerine sıcak bakarken çevreye bu durumu bildirmekten kaçınmakta, gizli tutulması gereken bir durum olarak görmektedir.

Çocuk sahibi olmamak bir eksiklik olarak kabul görüp çevreye bu durumu yansıtmamak için çiftler ekstra çaba sarf etmektedirler. Fakat çocuk sahibi olmamak bir eksiklik değil tercihtir. Çocuk sahibi olmak isteyip de olamayan çiftler ise sadece diğer çiftlerden biraz daha çaba sarfetmek zorundadırlar.

Bu noktada da yardımcı üreme teknikleri devreye girmektedir. Tabii ki de çiftler tedavinin gidişatını kendi konforlarına göre planlayabilir fakat yazının başında da söylediğim gibi “sağlıklı, sadece çocuk sahibi olmak isteyen çiftler” olduklarını unutmamaları gerekmektedir.

Toplumun tüp bebek tedavisine bakışının olumsuz olması infertil çiftler üzerinde psikososyal baskı oluşturmakta olup, bu da çiftlerde yoğun stres yaratmaktadır. Stresin genel sağlığın yanında üreme sağlığımızı da etkilediği düşünülürse bu durumdan ne kadar çabuk vazgeçersek o kadar işler yolunda gider. Yine 1991 yılında yapılan bir araştırmaya göre infertilite (kısırlık) öngörülemezliği, olumsuz olma durumu, kontrol edilemezliği ve belirsizliği ile bireylere stres yaşatmaktadır.

Tedavinin tüm sürecini kendi içimizde de yaşayabiliriz, çevremizle de paylaşabiliriz. Karar verirken düşüneceğiniz tek şey “çevremiz değil biz ne istiyoruz, biz nasıl rahat hissederiz” olmalı. Çünkü bir noktada istenen çocuğa kavuşmak için kat edilen bu yolda önceliğimiz durumu kabullenmek ve bu durumu hayatımızın merkezi bir sorunuymuşçasına davranmadan idame ettirmektedir.

Bekaroğlu, E. (2018). İnfertilite tedavisinin psikolojik etkileri ve tedavi sürecindeki psikolojik müdahaleler. Klinik Psikoloji Dergisi, 2(3), 153-159.

Aktürk, Fatma Selcan (2006). Türk Toplumunun Yardımcı Üreme Tekniklerine Bakışı. Afyon Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Hemşireliği Yüksek Lisans Tezi.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.