Tıp Tarihinin Unutulan Kadınları

0 3.752

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Herkese selam!

Bu yazım biraz Gamze İnal’ın “Bilim İnsanı Olmak Toplumsal Cinsiyetten Etkileniyor Mu?” başlıklı yazısına kocaman bir “EVET” cevabı veriyor olacak. Çünkü ne yazık ki ataerkil toplumların zekalarının da bir cinsiyeti var ve yine ne yazık ki hala daha “ilkel” düşünen kesim oldukça yaygın.

1. Temizlik ve Hijyen Tanrıçası: HYGİEİA

Oldukça eskilere döneceğiz bugün, taa Yunan mitolojisine…

HYGİEİA

Sırf kadın olduğu için yetenekleri, sağlık alanındaki önemi unutulan daha doğrusu unutturulan temizlik ve hijyen tanrıçası Hygieia’nın hikayesinden başlayacağız. Asklepios’un (Günümüzde tıbbın ve hekimliğin simgesi olan yılanlı asa hekimlerin, tıbbın ve sağlığın tanrısı) kızlarından biri olan Hygieia koruyucu sağlık anlayışını temsil ediyor.

İnsanlık tarihinin son dönemlerinin gündemini tedavi edici hekimlik oluşturuyorken antik çağlarda önemli olan koruyucu hekimlikti. Kapitalizmin sağlık hizmetlerinin ticarileştirmesi, hastalıkların tedavilerinden daha fazla kâr sağlanması koruyucu sağlık anlayışını geride bırakmıştır.

2. Tarihin İlk Kadın Jinekoloğu: AGNODİCE

M.Ö. 300’lü yılların Atina’sında, kadını öğrenmekten, bilmekten, bildikleri uygulamaktan alıkoyan cinsiyet eşitsizliğinin içerisinde ilham veren bir kadın: Agnodice.

AGNODİCE

Cinsiyet eşitsizliğine boyun eğmeyen Agnodice, tıp eğitimi hayalini gerçekleştirebilmek için saçlarını kısacık kestirip erkek kılığına giriyor. Bir rivayete göre bir gün sokakta doğum yapmak üzere olan bir kadının çığlıklarına yardım için koşar. Fakat hamile kadın, erkek kılığında olan Agnodice için kendisine dokunmasını istemez. Bunun üzerine kadına yardım etmek isteyen Agnodice, üstündeki kıyafetleri kaldırarak bir kadın olduğunu ispat eder. Bu olaydan sonra Agnodice’in ünü Atina’da kadınlar arasında yayılır. Bu durumu kıskanan erkek doktorlarsa, Agnodice’i kadınları baştan çıkartmakla suçlar ve olayı Atina mahkemelerine taşır. Mahkeme suçlamalardan dolayı Agnodice’i idam cezasına çarptırır. Cezadan kurtulmak adına soyunarak bir kadın olduğunu ispat eden Agnodice, bu defa da sırf kadın olduğu için aldığı tıp eğitimi ve yaptığı tedaviler yüzünden cezalandırılır.

Ancak unutulan bir şey vardır, Atina’nın kadınları bu başarılı doktorun cezalandırılmasına sessiz kalmayacaktır. Agnodice bu sayede toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin karanlığından kaybolup gitmekten kurtulur ve sadece kadın hastalara bakmak koşuluyla mesleğine devam edebileceği şekilde serbest bırakılır.

3. Hekim, Tıp Profesörü, Hem De (!) Bir Kadın: TROTULA

Avrupa tarihine baktığımızda; şifacı olarak bilinen kadınların cadı diye damgalanıp yakıldığı, salgınların yüzyıllar boyunca etrafı kırıp geçtiği bu coğrafyada, bilim ve tıp önderliği Antik Yunan sonrası Arap egemenliğine girmişken ve ‘erkekler dahi (!)’ bu alanda ön planda değilken, 12. yüzyılın başlarında İtalya’da bir kadın doktor ve tıp profesörü doğuyor: “Trotula”.

TROTULA

İtalya’nın Salerno kentinde, yaşadığı çağın kadınlara biçtiği rolleri kabul etmemiş; ünü 12. ve 13. yüzyıllarda İngiltere ve Fransa’ya kadar yayılmış bir hekim ve ayrıca bir yazardır. Avrupa’da 18. yüzyıla kadar Trotula’nın kadın sağlığı, jinekoloji ve doğum hakkında yazdığı kitaplar tıp eğitiminde kullanılmıştır.

4. 19. Yüzyıl İngiltere’sinde ‘İlklerin Kadını’: ELİZABETH GARRETT

Dördüncü yüzyıl İngiltere’sinde politika ve tıp alanında ‘ilk kadın…’ unvanlarına sahip olan Elizabeth Garrett, tıp tarihinin oldukça güçlü kadın rol modellerinden biridir. İngiltere’nin ilk hekim ve kadın hakları savunucusu, kadınlarla çalışan ilk hastanenin kurucu ortağı, İngiliz tıbbı okulunun birinci dekanı, Fransa’da tıbbın ilk kadın doktoru, İngiltere’deki bir okul yönetim kuruluna seçilen ilk kadın, İngiltere’nin ilk kadın belediye başkanı ve Aldeburgh belediye başkanıdır.

ELİZABETH GARRETT

Onun en büyük şansıysa şüphesiz ki eğitimine önem veren varlıklı bir ailesinin olmasıdır. Garrett bu şansla; kadınlar için eğitimin, politik hakların ve toplumda yer edinebilmenin oldukça güç olduğu o karanlık dönemde hemcinslerinden bir adım daha önde olmuştur.

5. Artık Diploma Alabiliyoruz (!): ELİZABETH BLACKWELL

1800’lerin ortalarında ABD’de yer edinmiş bir başka kadın hekim: Elizabeth Blackwell.

Elizabeth Blackwell.

1849 yılında dünyanın ilk tıp diploması alan kadını olmuştur. Kadın olarak okumanın ve çalışmanın zorluklarına rağmen mücadeleden vazgeçmeyen, kadınların eğitim hayatlarında karşılaştıkları zorluklara rağmen özellikle tıp tarihinde yer edinebilmelerinde öncü olan Blackwell, modern hemşireliğin kurucusu olan Florence Nightingale ile de o dönemler çeşitli çalışmalar yürütmüştür. Ayrıca Florence Nightingale ile o dönemlerde eğitim haklarından mahrum bırakılan kadınlar için hemşirelik okulu kurmuştur.

6. Erkek Kılığında Bir Kadın Cerrah: MARGARET ANN BULKLEY

Namı diğer James Barry.

MARGARET ANN BULKLEY

Tıp tarihinde birbirinden farklı yüzlerce hikâye var. Ancak bence bu hikayelerden en etkileyici olanı, doktor olabilmek için tam 56 yıl boyunca kadın kimliğini saklamak zorunda kalan Margaret Ann Bulkley’in hikayesi…

Margaret Ann Bulkley, cerrah olma hayali için tıp fakültesine girişinden taa ölümüne kadar erkek kılığında yaşamış kadın bir cerrahtı. Sebebiyse oldukça açık: 19. yüzyılın başında doktorluğunu kadın kimliğiyle yapılmasına imkân yoktu. Toplumun bu adaletsiz yaklaşımını aşmak için adını değiştirdi ve erkek kılığına girdi. Ancak üniversite eğitimi sırasında oldukça başarılı olmasına rağmen bir türlü kalınlaşmayan sesi ve gelişmeyen bedeni yüzünden hastalar tarafından dikkate alınmayacağını düşünen hocaları Barry’yi bitirme sınavlarına almamayı dahi düşünmüş. Ancak bu zorlu eğitim sürecini başarıyla tamamlamış, daha sonrasındaysa Londra’nın en ünlü cerrahlarının yanında asistanlık yapma imkânı bulmuştur. Margaret Ann Bulkley namı diğer James Barry, daha sonra orduya yazılmış ve İngiliz ordusunun bir üyesi olarak dünyanın pek çok yerinde görev yapmıştır. Hekimlik yapabilmek için Margaret’in cinsiyetini saklamak zorunda olması insanlık tarihinde cinsiyet eşitsizliğiyle kadınların isteklerinin yok sayıldığının çarpıcı örneklerindendir.

SENE 2023, CİNSİYET AYRIMCILIĞI HALA SÜRÜYOR!

Tarihin bilinen ilk örneklerinden itibaren şahit olduğumuz cinsiyet eşitsizliği günümüzde dahi; kadın doktorlara “hemşire hanım”, erkek hemşirelere “doktor bey” denmesiyle sürdürülebilirliğini devam ettiriyor.

  • “Kadından da cerrah mı olurmuş?”,
  • “Rahat bir bölüm seç de aile hayatın etkilenmesin.”,
  • “Aman erkeğe sonda mı takılırmış, erkeğin şeyine mi dokunacaksın!”,
  • “Ay evlenmeden de her şeyi gördün/öğrendin!” gibi söylemlerle devam eden, hasta ve hasta yakınlarının daha kolay bir hedef olarak görmesini ve hatta fiziksel şiddete yönelmesini sağlayan korkunç bir çağda mesleğimizi icra etmeye çalışmaktayız.

Bireysel olarak haklarımızı savunabileceğimiz adaletli ve eşitlikçi, anlayışlı bir çalışma ortamı bulunmadığından meslek örgütleri, sağlık sendikaları ve meslek adayları için daha öğrencilik dönemlerinden başlayan bir mücadele ortamı oluşturmak zorunda kalmaktayız. Tarihin unutmaya/unutturmaya çalıştığı bu mücadeleci kadınların ilhamına tutunabilmek dileğiyle.

www.ekmekvegul.net Gökçe SUAT, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi. Yayım Tarihi: 24 Aralık 2020 12:10, Erişim: 07.01.2023.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.