Tarihin En Ünlü Doktorunun Sırrı

0 1.956

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

“Tek vasiyeti kıyafetleriyle gömülmekti.”

Ancak vasiyeti yerine getirilmedi. Bu sayede onun erkek değil bir kadın olduğu ortaya çıktı. Tarihin en ünlü doktorlarından biri olarak bilinen Margaret Ann Bulkley’in bu sırrı, mesleği uğruna tam 56 yıl boyunca gerçek kimliğini saklamasının hikayesi. Doğru okudunuz, tam 56 yıl gizlenen yaşanmış bir hayattan bahsediyoruz.

Tıp tarihinde birbirinden farklı birçok hikâyeye şahit olduk. Ancak bu bence hikayeler arasında en etkileyici olanıydı.

O şartlarda siz olsaydınız, sırf doktor olabilmek için, gerçek kimliğinizi ve cinsiyetinizi gizleyebilir miydiniz?

Ay, şahsen ben yapabileceğimi hiç düşünemiyorum.

“Bilinen ilk kadın doktordan daha önce yaşamıştı.”

1856 yılında, ilk kadın doktor olarak kayıtlara geçen Elizabeth Garrett’ten tam 50 yıl önce yaşayan Margaret Ann Bulkley vardı. Ancak tarih onu ilk olarak saymadı. Adından dahi hiç söz edilmeyen bu kadın, dönemin en başarılı doktorlarından biriydi oysa…

19. yüzyılın ilk çeyreğinde bir kadın olarak hekim olabilmek söz konusu bile değildi. O ise, toplumun bu karanlığından çıkıp ilham oluşturabilecek bir adım attı, adını ve görünüşünü değiştirdi. Üniversiteye başladığında herkes Bulkley’in bir erkek olduğunu biliyordu. Üstelik mesleğini İngiliz ordusuna katılarak da icra etti.

Margaret’in cinsiyeti, ancak o öldüğü zaman anlaşıldı. Orduysa, gerçeğin açıklanmasını yasakladı çünkü büyük bir utanç duyuyordu. Margaret Ann Bulkley’in hikayesi tam 100 yıl gizli kaldı. Bulkley, bilinen ilk kadın doktor olmasının yanı sıra 56 yıl boyunca İngiltere ordusunu da kandırmayı başarabilmiş tek kişidir.

“Amcası sayesinde elit bir çevreyle tanıştığı biliniyor.”

İrlandalı yoksul bir ailenin kızı olarak 1789’da dünyaya gelen Margaret Ann Bulkley, 14 yaşına geldiğinde, maddi güçlükler yaşayan ailesinin dağılması sebebiyle annesiyle birlikte Londra’da yaşayan amcasının evine sığındı. Buraya yerleştiğinde amcası sayesinde elit bir çevreyle tanışma şansı yakaladığı düşünülüyor. Hatta ailesi, elit çevrenin desteğiyle oldukça zeki olan Margaret’ın öğretmen olabileceğini düşünüyor, onu bu yönde destekliyorlar.

“Ama o cinsiyetini gizleyerek doktor oldu.”

Margaret, bu elit çevre içerisinde yer alan, devrimci Venezuela generali Francisco Miranda ile tanıştı. Bu tanışma Margaret’ın hayatının dönüm noktasıydı. Birlikte yaptıkları plana göre, Margaret cinsiyetini gizleyerek tıp eğitimi alacak, mezun olduktan sonraysa Venezuela’da doktorluk yapacaktı. Bunu yapmak zorundaydı çünkü o dönemde kadınların tıp eğitimi almasına ve doktor olarak görev yapmasına katiyen izin verilmiyordu.

“Ölen amcasının adını kullandı.”

Margaret, 1806’da vefat eden amcasının adını ve miras bıraktığı parayı alarak, Edinburgh Üniversitesi’nde tıp eğitimine başladı. Ancak mezun olduğu zaman, Francisco Miranda ile yaptıkları planı hayata geçiremediler. Çünkü Francisco Miranda, siyasal olaylardan dolayı İspanyollar tarafından hapse mahkûm edilmişti. Margaret kurdukları plana sadık kaldı. Bu planı tek başına uyguladı ve kadın kimliğini gizleyerek yaşamına Dr. Barry olarak devam etmeyi seçti.

“Bölge Valisi ile eşcinsel bir ilişkisi olduğu iddia edildi ama o bir kadındı.”

Doktor olduktan sonra, önce kısa bir süre Playmouth’daki askeri hastanesinde ardından da 1816’da Cape Town, Güney Afrika’da görevlendirildi. Bölge Valisi Charles Somerset ile tanıştıktan bir süre sonra bölgenin en önemli sağlık personeli oldu. Çalışkanlığı ve halk sağlığına verdiği önemle oradaki İngiliz kolonisinde müfettiş olmaya hak kazandı. Halkın temiz suya ulaşmasındaki olağanüstü çabalarıyla takdirleri topladı. Bu sırada Vali’nin kişisel hekimliğini de üstlendi. Artık neredeyse aileden biri gibi olmuştu. Ancak 1826 yılında Vali ile arasında eşcinsel bir ilişki olduğu iddiası gündeme bir bomba gibi düştü. O dönemde cezası ölüm olan bu suçlamadan her ikisi de beraat etse de Vali’nin siyasi yaşamı bir daha eskisi gibi olmadı.

Yine aynı dönemlerde ünlü iş adamı Thomas Munnik‘in eşi doğum esnasında bir problem yaşar, doğum bir türlü gerçekleşemez. O döneme kadar Avrupa’da altı adet sezaryen doğum denenmiştir, ancak anne ve bebeğin her ikisinin de sağ kaldığı bir sezaryen gerçekleştirilememiştir.

“Dr. Barry ilk sağlıklı sezaryen doğumu yaptırttı.”

Dr. Barry, bir cerrah içgüdüsüyle hemen karar verir ve sezaryen doğumu yaptırır. Bu, Güney Afrika’nın ilk sezaryen doğumu ve anneyle bebeğin sağ kaldığı dünyadaki ilk birkaç sezaryenden biri olur. Aile, dünyaya gelen bu sağlıklı erkek çocuğuna James Barry Munnik adını koyar.

“Kadınsı hatlarını küçük havlularla gizliyordu.”

Dr. Barry, fiziksel görünüşüyle oldukça dikkat çekiyordu. Vejetaryendi. Sütünü içtiği bir keçisi ve adı Psyche olan küçük bir köpeği vardı. Gittiği her yere çok güvendiği yardımcısı Danzer‘i de mutlaka götürüyordu. (Danzer Barry’nin 50 yıl boyunca yanında kalmış biriydi.) Her sabah Danzer, Barry’e 6 küçük havlu verirdi. Barry bu havluları, kıvrımlı hatlarını yok etmek için vücuduna sarar ve omuzlarını daha geniş göstermesi için vatka gibi omuzlarına yerleştirirdi. Bu noktada Danzer’in de bu sırra ortak olduğunu söyleyebilmek mümkün.

“Florence Nightingale ile arası limoniydi.”

Dönemin en iyi doktoru ve aynı zamanda en huysuzuydu. Titiz ve zor beğenen biri olmasından kaynaklı birçok problem yaşıyordu. Aynı dönem birlikte görev yaptığım modern hemşireliğin kurucusu olan Florence Nightingale, Dr. Barry için ”Daha önce orduda onun kadar katı bir varlık görmedim.” diyordu.

“Pazara kadar değil, mezara kadar.” 😊

1857 yılında Kanada’da görev yaptığı sırada rahatsızlanan Dr. Barry, Londra’ya geri dönmek zorunda kaldı. 76 yaşına geldiğindeyse öldü. Dr. Barry’nin son isteği, üzerindeki kıyafetlerle öylece gömülmekti. Ancak vasiyeti yerine getirilmedi. Ölümünden sonra bu kadar ün salmış bu doktorun aslında kadın olduğu ve hatta vücudunda doğum yaptığına dair izler taşıdığı fark edildi.

Tam bu noktada akışa müdahale etmek istiyorum. Öncelikle, 56 yıl erkek olarak tanınan ve böyle yaşayan biri nasıl olur da kimse fark etmeden doğum süreci yaşayabilir? Veya velev ki bu mümkün oldu, çocuğuna nasıl baktı ve çocuğuna ne oldu? Babası olduğunu iddia etse bu çocuğun anne diyeceği kim olabilirdi? Bana bu durumun ancak çok güvendiği yardımcısı Danzer’den olabileceği ihtimali yakın geliyor. Ya da belki de gerçekten Bölge Valisi ile bir ilişkisi vardı. Herkes bunu eşcinsellik olarak düşünmüş olsa da…

“Hala çözülemeyen çok şey var.”

Örneğin ölümü sonrası karın derisinde olan gebelik belirtisi deri çatlakları ve bu doğumun sonucu hala daha net değil. Elbette konuyla ilgili çeşitli rivayetler var. Mesela, Margaret’in küçük kız kardeşi Juliana’nın aslında ailenin gizlediği Margaret’in kızı olduğunu söylentisi. Ya da bir diğeri, doktor olarak Güney Afrika’da çalıştığı dönem ilişkiye girdiği o dönemin valisi Somerset’ten hamile kaldığı, gebelik süresince bir bahaneyle Cape Town’dan uzaklaştığı ve ölü doğum yapıp sonrasında yine James Barry olarak işinin başına döndüğü. Hepsi birer söylenti, geçmişi tahmin edebilmekse imkânsız.

Yazımı son olarak James Barry’nin bir hermafrodit yani çift cinsiyetli olabileceği iddiasının da olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum. İspatlanması bunca zaman mümkün olmamışsa da bu da kabul görmüş düşüncelerden biridir.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.