Siz Hiç Boşlukta Süzülmek İstediniz Mi?

0 1.648

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba sevgili okuyucularım,

Bugün sizlere güzel bir motivasyon yazısı yazmak için benim için uzun sayılacak bir süre sonrasında bilgisayarın başına oturdum. Bu yazı hem sizin hem benim için bir dönüm noktası olmasını diliyorum.

Hadi bir ilki yapalım okuyarak zihnimizde meditasyonumuzu tamamlayalım.

Başlıkta sorduğum gibi hiç boşlukta süzülmek istediniz mi?

Bu zihnimde hep kaçmak istediğim bir noktadır. Eğer sende böyle hissediyorsan doğru yazıya ulaştın! 🙂

Hepimizin zamanla zor ve boşlukta hissettiğimiz zamanlar oluyor. Buna sebep olarak insanları, olayları göstersek de en büyük sebep çoğunlukla kendimiz oluyoruz.

Eğer zamanınız varsa 100 Years adlı şarkıyı açarak sakince okumaya devam etmenizi tavsiye ederim.

İdealist bir insan olduğunuzu hayal edin, hayalleriniz için yapamayacağınız bir şey yoktur. İlmek ilmek örmüşsünüzdür geleceğinizi sonra birden bir şey olur en beklenmeyen şey… Sizi yere düşürür o an nefes bile alamaz şekilde boşlukta süzülüyor gibi hissedersiniz. Tüm geleceğinizi aniden çöpe atmak ve sadece anne karnına geri dönmeyi dilersiniz. Ya da bir tuşla duygularınızı kapatmayı. Dünyada herhangi bir şeyin sizi nasıl böyle etkileyebileceğini anlamadan daha da kendinizi yıpratırsınız. İçinizden sadece boşlukta durmak gelmesi kendi kendinizi hayal kırıklığına uğratır.

Bunu yaşadınız mı hiç?

Ben yaşadım ve o nasıl o boşluktan gerçek hayata döndüğümü konuşacağız.

Zihnimiz durmadan varsayımlarla olmayan şeyleri üretmeye hatta bizi bunlara gerçekmiş gibi inanmaya iter. Biz inandıkça çevremizi, yaşadıklarımızı farklı algılamaya başlarız bunlarla üzülüp, mutlu oluruz.

En büyük kuralımızı açıklıyorum.

Canını yaksa bile duyduğuna ve gördüğüne inan. Alt metinleri tarayarak kendi ürettiğin fikirlere değil.

Derin bir nefes al ve olanları olduğu gibi kabullenerek seni yıkacakmış bir ordu gibi gelen duygu akınına gardını al. Bunu biraz geç idrak etmiş olmam benim hatamdı ama şu an gururla söylüyorum ki bu benim için bu yılın en büyük dersiydi. 🙂

Gelen duygu akınının sadece uçuşan baloncuklar gibi patladığını gördüğünde şok olacaksın. Hatta geride hoş bir his bile bırakabilir.

Bu sabah öldürücü son bir darbe aldığımı anladığımda hislerin bana saldırmasını bekledim. Ama kaçmışlardı. Birden etraf derin bir sessizliğe büründü canımı yakan sebeplerle birden zihnimden kapı dışarı edildiler. Zihnim karman çorman hatta biraz kirlenmiş bile olabilir ama saklandığım köşeden ayağa kalkarak eski haline getirmek için büyük bir güçle dolup taşıyorum. Bu gücü ilk olarak size bu yazıyı yazarak kullanmaya karar verdim. Sağlık asistanı benim ikinci evim ve benimle aynı hisleri yaşayan birçok insandan birine bile bu yazım denk gelirse sizlere en ihtiyacınız olan anda dokunabilirsem ne mutlu bana.

Korkusuz olalım, zihnimiz hem dostumuz hem düşmanımız birazcık yaramaz bir çocuk kendisi… Ama iplerin kendi elimizde olduğunu unuttuğumuz anda tüm kontrolü ele alabiliyor.

Son olarak bir tavsiye sevgili okuyucularım dostunuz gibi değil acıyarak yanınızda olan kimseye kendinizi açmayın.

Zehirli bir sarmaşığa tutunmanın manası yok değil mi?

Size hem kendimi hemde araştırdıklarımı paylaşmaktan çok mutluluk duyuyorum.

Diğer yazılarımda görüşmek dileğiyle! 🙂

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.