Sık Seyahat Nedeniyle Delta Varyantı Hızlı Yayılıyor ve Tehlike Artıyor

0 4.593

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba,

Ülkemizde Delta varyantı yayılmasını sürdürüyor. Bu yayılmaya özellikle turistik bölgeler öncülük ediyor. Rusya’da salgının büyüklüğünü göz önüne alırsak, hayli yüksek oranda test pozitif kişinin bu bölgelere giriş yaptığını söyleyebiliriz.

Delta varyantının özellikle gençlerde çok yaygın olması ve bunların da hastalığı belirtisiz veya hafif geçirme olasılığının yüksek olması virüsün yayılmasını kolaylaştırıyor. Bu kişiler havaalanından çıktıktan sonra otobüslere doluşuyorlar ve ortalama bir saatlik yolculukla otellerine ulaşıyorlar. Bu sırada virüsün araçtaki pek çok kişiye yayılması mümkün. Yayılım otelde diğer konaklayanlara ve otel personeline bulaşarak sürüyor ve otel dışına taşınıyor. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin çoğu ülkeye dönüşte PCR testi istediğinden, sadece bu ülkelerin vatandaşlarında kayda değer oranda PCR pozitifliği saptanıyor. Öte yandan diğer ülkelerde böyle bir zorunluluk bulunmadığından ne kadarının pozitif olduğu bilinmiyor. Ancak bu kişilerde test pozitifliğinin en az AB vatandaşları kadar, büyük olasılıkla da çok daha fazla olacağını söyleyebiliriz.

Birleşik Krallık’da özellikle genç yaşlarda yayılımın hızı azalmaya başladı. Birleşik Krallık sınırlarını kontrol altında tutuyor. Bu da önümüzdeki haftalarda Birleşik Krallığın Delta etkisinden çıkabileceğini gösteriyor.

Türkiye’de sınır kontrolü olsaydı, benzer durumun biraz gecikmeyle burada da yaşanacağını söylerdik. Ancak her gün binlerce yabancı kontrolsüz bir şekilde giriş yaparken ve bunların bir kısmının virüs taşıdığı bilinirken bir kestirim yapmak güç. Salgın her gün eklenen dışarıdan gelen vakalarla doğal dinamiğini yaşayamıyor.

Birleşik Krallık Delta dalgasında yaklaşık 51 günde pike ulaştı. Türkiye ise on günde vaka sayısını 7 binden 14 bine, sonraki on günde de 26 bine çıkararak pik yaptı ve biraz düşerek yatay seyretti. Hiç önlem alınmayan, sınırları açık ve yoğun riskli yabancı akınına maruz bir ülkede bu rakamlar gerçekçi değil. Pikin çok daha yukarılarda oluşması gerekirdi.

Bunun iki nedeni olabilir; hastalığın gençlerde yaygın olması, belirtisiz ve hafif belirtilerle geçmesi nedeniyle saptanamayan pek çok vaka olması, ya da test pozitif kişilerin belirti gösteren yakın temaslılarına test yapılmadan tedavi verilmesi, ancak test yapılmadığı için bu kişilerin hasta istatistiklerine yansımaması. Saha çalışanlarından özellikle salgının yoğun yaşandığı bölgelerde bu uygulamanın olduğunu biliyoruz. Dün (11 Ağustos) ise vakalar tekrar yükselme sinyali verdi.

İsrail deneyimi toplam nüfusun %63’lere ulaşan tam aşılılık oranının, yeni dalgaları önleyemediğini gösteriyor.  Düşük aşı oranlarına sahip ve birbiriyle yoğun iletişim içindeki homojen bir genç kitlenin yeni dalgalara açık olduğu görüldü. İsrail’in yaşadığı önümüzdeki günlerde aşı oranı yüksek diğer ülkelerin de başına gelebilir. Aşı uygulamaları daha erken yaşlara çekilmeli ve İsrail bu uygulamaya başladı. Öte yandan ağır hastalık ve ölümlerin aşısız veya eksik aşılı kişilerde yoğunlaştığı her geçen gün gelen yeni verilerle net olarak gösterilmiş durumda.

Gözler Delta’dan sonra hangi varyantın geleceğine çevrilmiş durumda. Peru’da başlayan Lambda şimdilik sakin. Peru’da da vaka sayıları makul düzeyde. Kolombiya kökenli B.1.621 ya da 21 H olarak adlandırılan tür ise bazı ülkelerde saptanmasına karşın, şimdilik ciddi boyutlara ulaştığı bir ülke yok. Kolombiya’da bahar aylarından haziran ortasına kadar bu varyant baskın olmuş, hasta ve ölüm sayılarını hayli yükseltmiş, ancak Haziran ortasından itibaren yerini Lambda varyantına bırakmış,  vaka sayıları da hızla düşmüş ve düşmeye devam ediyor. 21 H’ın baskın olduğu dönemde Kolombiya’da aşı oranları hayli düşük. Bu varyantın daha ciddi hastalık tablosu oluşturduğu ya da aşı etkisinden kaçtığına dair ise henüz bir bulgu yok.  ABD ve bazı Avrupa ülkelerine ulaşan varyantı yakından izlemekte fayda var.

Türkiye için tehlike, turistik bölgelerde, örneğin Antalya’da yaşanan patlamanın aynı şiddete ülkeye, özellikle büyük kentlere yayılma olasılığı. Herhangi bir kontrol mekanizması olmadığından bu olasılık hiç de az değil. Durum çok iç açıcı görünmüyor. Aşısız kişilerin belli, özellikle kapalı mekânlara erişimini kısıtlamanın zamanı geldi. Böylelikle bağışıklamada özellikle genç nüfusta bir hızlanma sağlanabilir. Merkezi yönetimden de bu yönde sinyaller geliyor.

Sağlıkla kalın.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.