Sigara Kısırlığa Yol Açar Mı?

0 23

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Sigara, sağlığa her yönden zarar veren ayrıca kişiyi ekonomik olarak da yıkıma uğratan ve buna rağmen de bağımlılarının vazgeçemediği bir madde olarak hayatımızda bulunmaktadır. Kullanımıyla beraber özellikle akciğer kanseri ile diğer kanserler, kalp ve damar hastalıkları artış göstermektedir. Ve her gün maalesef yüzlerce insan sigara yüzünden vefat etmektedir.

Peki, sigaranın kısırlığa yol açtığını hiç duydunuz mu?

Sigara içimi ile ilgili önemli risklerden biri olan kısırlık, üreme sağlığını olumsuz olarak etkilemektedir.

Üreme, insanlığın başlangıcından beri var olan içgüdülerdendir.

Doğurganlık ise bir yıl ve daha kısa sürede kişinin gebe kalması ve yaşayan bir bebeğin olması demektir. Kişiler çocuk sahibi olma süreçlerinde bazı sorunlar yaşayabilirler, bu durum çiftler için beklenmeyen bir durumdur ve yaşam kalitelerini olumsuz etkiler. Böyle durumlarda çiftlerle uzun süre geçiren sağlık profesyonelleri olan hemşirelere özel ve önemli bir rol düşer. Çiftlerin eğitim ve danışmanlık gereksinimlerini karşılamada etkin rol oynarlar.

Sigara kullanımı doğurganlık durumunu olumsuz yönde etkileyen sebepler arasındadır. Dünyada üreme çağında bulunan kadınların yaklaşık %25’i sigara içmektedir. Sigara kullanan kadınlarda kısırlık içmeyenlere oranla 10 kat fazladır. Kadınlarında %13’ünde kısırlık nedeni sigara olarak saptanmıştır, yumurtalık fonksiyonlarında azalma, menopoz yaşında düşme, adet bozuklukları ve iki adet arasının kısalması görülmektedir, kendiliğinden düşük riskinde artış ve zamanından önce doğum yapma riskleri de artmaktadır.

Bunların yanı sıra sigara, en fazla oranda üreme çağındaki erkekler tarafından kullanılmaktadır.

Erkekler tarafından kullanılan sigara üreme fonksiyonlarını olumsuz etkilemektedir. Sperm yoğunluğunun, sayısının, hareketlerinin azalmasına ve yumurta hücresini delme yeteneğinin de azalmasına yol açar.

Gebeliğin ilk 8 haftasında sigaraya maruz kalma bebekte sorunlara neden olmaktadır. Annenin sigara kullanmasıyla beraber sigaranın içindeki nikotin ve karbon monoksit bebeğin oksijen oranını azaltmaktadır.

Bunun dışında sigara, bebeğin eşinin erken ayrılması, bebeğin eşinde yerleşim bozukluğu, suyun erken gelmesi, yeni doğan işitme problemleri ve ani bebek ölümlerine neden olabilmektedir. Sigara içen çiftlerin çocuklarında, doğum anomalilerinin daha fazla görüldüğü belirlenmiştir.

Sonuç olarak, çiftlere sigarayı bırakma programları önerilmeli ve çabaları desteklenmelidir. Kişilere bu yolda ulaşabilecekleri destek hizmetleri sağlanmalıdır. Bununla beraber pasif içici olmanın da hamile kalma şansını azalttığı konusunda bilgilendirilmelidir. Sigara içen erkeklere de konu hakkında bilgilendirme yapılmalı ve sigarayı bırakmaları tavsiye edilmelidir.

Çiftlerin üreme sağlığı ve koruyucu sağlık bakım hizmetlerinde hemşireler başroldedir. Çünkü toplumun her kesimine hizmet veren hemşireler, çiftlerle olumsuz sağlık davranışlarını konuşmakta, sağlık ziyaretleri yaparak sorumluluklarını anlatmada kilit noktadırlar.

Olumsuz sağlık davranışları hakkında bilgi vererek, etkili iletişim kurulması bu noktada oldukça önemlidir.

Değirmenci, F. Yılmaz, D. V. & Uzel, A. (2019). Evidence Based Care for Couples with Fertility Problems. International Journal of Emerging Trends in Health Sciences, 3(1), 22-28.

Cömert, M. (2019). Gebelik Planlayan Kadınlarda Prekonsepsiyonel Risk Faktörlerinin Belirlenmesi (Master’s thesis, Biruni Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü).

Terzioğlu, F. Yücel, A. G. Ç. & Karatay, A. G. G. (2008). Sigara ve infertilite. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü, Klasmat Matbaacılık, Ankara.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.