Serebral Palsi Dans Etmeye Engel Değil – Röportaj

0 82

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Serebral palsi; halk arasında beyin felci olarak bilinen bir hastalıktır.

Kasların hareketini, vücudun duruşunu etkileyen ve bununla beraber birçok fiziksel aktiviteyi yapmaya engel olan Serebral Palsi toplumda 1000 bebekten 3’ünde görülmektedir.

Bugün bu röportajda size serebral palsili hastaların hareket etmesinin güç olduğu fikrini yıkan ve tamamen hastalığı ile yaşamayı öğrenmiş ve hastalığa yeni bakış açıları kazandıran serebral palsi savaşçısı Ezgi Sahillioğlu ile birlikteyiz.

Ne kadar savaşçı olduğunu, savaşmadan bilemezsin.

Ahsen Çetin: Ezgi Sahillioğlu kimdir? Biraz kendinizden bahsedebilir misiniz?

Ezgi Sahillioğlu: Ben Ezgi.1995 yılında dünyaya prematüre bir bebek olarak geldim. Yaşar Üniversitesi uluslararası ilişkiler mezunuyum, aynı zamanda halkla ilişkiler ve Reklâmcılık bölümü son sınıf öğrencisiyim. Dans etmek, yeni şeyler denemek en çok sevdiklerim arasında.

Ahsen Çetin: Hastalığınız ilk ne zaman başladı ve hastaneye gitmeye nasıl karar verdiniz?

Ezgi Sahillioğlu: Aslında her şey erken dünyaya gelmemle başladı ve ailem 2 yaşında doktora götürdüğünde fark edildi.

Ahsen Çetin: Sizde görülen ilk belirtiler nelerdi?

Ezgi Sahillioğlu: Ben parmak ucuna basarak yürüyordum. Yürürken vücudumda kasılmalar oluyordu. Bunlar benim hatırladığım ilk belirtiler.

İçinde umut olan tüm belirsizlik tamamen belirli bir şey olur.

Ahsen Çetin: İlk tanı aldığınızda hastalığınız ve hayatınız hakkında düşünceleriniz neler oldu?

Ezgi Sahillioğlu: İlk tanı konduğunda çok küçüktüm ve olayların farkında değildim. 5 yaşına gelip fizik tedaviye başladığımda beni uzun bir sürecin beklediğini anladım. Diğer çocuklar sokakta oynarken benim zamanım hastane koridorlarında geçiyordu ve bu da zaman zaman isyan etmeme sebep oldu. Ailem egzersiz yaptırırken kaçmaya çalışıyor ve ağlıyordum. Fizyoterapistlerimi sevdikçe bu süreç daha keyifli hale geldi ve hayatımın bir parçası oldu.

Yeni Bir Hayat

Ahsen Çetin: Hastalığınız sürecinde dansla uğraşmışsınız.Peki dans ile tanışmanız nasıl oldu? Kaç yaşında tanıştınız?

Ezgi Sahillioğlu: Dansla 5 yaşında tanıştım ancak gerçek tanışmam 11 yaşında oldu. TV’de yayınlanan Benimle Dans Eder Misin? adlı programda Aytunç Bentürk’ü görmemle dansa büyük bir sevgi duymaya başladım.

Ahsen Çetin: Dansa ilk başladığınızda nasıl tepkiler aldınız?

Ezgi Sahillioğlu: İlk başladığımda, çoğu kişi beni ciddiye almadı ve yapamayacağımı düşündü. Özellikle sosyal medyada paylaştıktan sonra hem olumlu hem olumsuz tepkilerle karşılaştım. Dansı bırak diyenler oldu. Sonrasında devam ettim ve insanlar içimdeki gerçek tutkuyu gördü. Umutsuz insanlara umut olduğumu ve hayallerimi gerçekleştirdiğimi fark ettim.

Ahsen Çetin: Dansın size hissettirdikleri nelerdir?

Ezgi Sahillioğlu: Kelimelerle anlatamayacağım kadar büyük bir sevgi duyuyorum. En büyük kaçış yerim ve acılarımı unutturan en güzel hayalim. Dans ettiğim zaman dünya benim için duruyor.

Ahsen Çetin: Peki dansın hastalığınız üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

Ezgi Sahillioğlu: Kaslarımın esnemesinde ve denge problemimin azalmasında olumlu katkıları oldu. Daha enerjik hissetmeye ve daha hızlı hareket etmeye başladım. Aynada gördüğüm kızı çok sevdim.

Ahsen Çetin: Serebral palsi hastalarına bu mücadelede ne tavsiye edersiniz?

Ezgi Sahillioğlu: Kim ne derse desin, vazgeçmeyin. Her karanlık gecenin ardından gün doğuyor. Yapamazsın diyenlere de kocaman bir kahkaha atın.

Bırakın hayat rüzgarı sizi hayallerinize götürsün.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.