Sarı Nokta Hastalığı (Makula Dejenerasyonu): Belirtileri, Türleri, Tanısı ve Tedavisi

0 2.903

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Sizin de aşina olduğunuz gibi yaşla birlikte büyüklerimiz görme yeteneklerinin eskisi gibi olmamasından yana şikayetçidirler. Görme kayıpları bazen göz hastalıklarının habercisiyken bazen de sistemik bir hastalığa sekonder olarak gelişen semptomlardır.

Ben bu yazımda sizlere ileri yaş grubunda görülme olasılığı yüksek, fakat gençlerde de görülebilir, tamamen görme kaybına (körlük) neden olmasa da yaşam kalitesini olumsuz etkileyen sarı nokta hastalığı hakkında bilgilendirmeye çalışacağım. Yazıyı okurken aklınıza gelen soruları tahmin edip cevaplayarak ilerlemek istiyorum.

Sarı Nokta Hastalığı Nedir?

Araba kullanmak, kitap okumak, televizyon seyretmek, ipliği iğneden geçirmek gibi günlük aktivitelerin çoğunu sinir damarlarından oluşan retina tabakasının merkezinde bulunan makula’nın (sarı nokta) sağladığı ayrıntılı görüş sayesinde gerçekleştirebiliriz. Sarı nokta hastalığı, cisimleri en net görmemizi sağlayan makula bölgesindeki hücrelerin(reseptörlerin) ilerleyici kaybı sonucu görme kaybı ile karakterize bir hastalıktır.

Sarı Noktadaki Bu Hücreler Nasıl Harabiyete Uğruyor?

Makula dejenerasyonu gelişme mekanizması açısından iki farklı formatta gözleniyor ve buna bağlı farklı tedavi yöntemleri izleniyor. Bunlar;

Kuru Makula Dejenerasyonu

Hastaların %90 gibi büyük bir kısmı bu grupta görülür. Bu formda retinanın makula bölgesinde sarı renkli küçük atık maddeler birikmesi ile buradaki hücreler zarar görür. Görme kaybı bu formda yavaş ilerleyerek uzun yıllar içinde meydana gelir.

Islak Makula Dejenerasyonu

Hastaların %10’u bu grupta görülür. Asıl ciddi görme kayıpları bu formatta gözlenir. Retinanın altında anormal damar oluşumu meydana gelir. Burada oluşan kanama ve sıvı birikimi hücrelere zarar vererek görme kaybına neden olur. Ani gelişip hızlı ilerlemesi açısından oldukça ciddidir.

Sarı Nokta Hastalığı Kimlerde Görülür?

En başta da belirttiğimiz gibi en önemli risk faktörü ilerleyen yaştır (65 yaş üstü). Buna ek olarak;

  • Ailesinde Makula Dejenerasyonu öyküsü olanlar,
  • Sigara kullananlar,
  • Kalp hastası bireyler,
  • Hipertansiyonu olan hastalar,
  • Yüksek kan kolesterolü olan bireyler risk grubunu oluştururlar.

Sarı Nokta Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Farklı kişilerde farklı tarzda belirtiler gözlemlenebilir. Bazen tek bir gözde ileri görme kaybı varken diğer göz yıllar boyu etkilenmeyebilir. Genel tipik bulgulardan bahsedecek olursak;

  • Merkezi görme kaybı (Cisimlerin ortasında karanlık leke veya gölge görme)
  • Renkleri soluk görme
  • Cisimleri eğik görme (kapının yan sınırlarının eğik olması gibi)
  • Karşıdakinin yüzünü ayırt edememe (bulanık),
  • Kitap okurken fazla ışığa ihtiyaç duyma gibi belirtiler görülür.

Sarı Nokta Hastalığının Tanısı Nasıl Konulur?

Uzman hekim tarafından ayrıntılı hasta öyküsünün alınması, detaylı fizik muayene ve gerekli gördüğü takdirde laboratuvar ve görüntüleme tetkiklerinin yapılması ile tanı konulur.

Hekim muayeneyi daha rahat yapabilmek için göz bebeklerinin büyümesini sağlayacak bir göz damlası kullanarak özel merceklerle inceleme yapar. Sarı nokta hastalığından şüphe ettiği takdirde floresan anjiyografisi (damardan özel boyama maddeleri verilerek retinadaki damar yapısının incelendiği yöntem) ve OKT- göz tomografisi (retinanın detaylı topografisinin incelendiği yöntem) isteyebilir.

Hastaların evde kendi kendine muayene yapabilecekleri bir yöntem olan kareli kâğıt testi de kullanılabilir. Yakın gözlüğü takılarak kareli kâğıt 30 cm mesafede tutulur, önce bir göz sonra diğer göz ile kareli kâğıdın ortasındaki noktaya bakılır. Çizgilerde eğiklik veya kâğıdın ortasında karanlık leke görülmesi durumunda hekime başvurulması gerekir.

Sarı Nokta Hastalığının Tedavisi Nedir?

Kuru makula dejenerasyonunda düşük görme yetisine sahip hastaların rehabilitasyonu sağlanır, hasta vitamin ve omega-3 içeren bir diyetle beslenmeye teşvik edilir. Islak makula dejenerasyonunda hastalığın oluşmasına neden olan anormal damarlanmaların oluşumunu engelleyen göz içi ilaçlar kullanılır. Damar geçirgenliği azaltılmaya çalışılarak, makuladaki hücrelere zarar veren kanama ve sıvı sızıntının engellenmesi hedeflenir.

Tedavide izlenilen yöntemler hastalığın ilerlemesini yavaşlatmak, mevcut görme durumunu korumak, hayat kalitesini arttırmak için uygulanmaktadır. Bu nedenle uzman hekimler tarafından gerekli fizik muayenenin ve tetkiklerin yapılması ve erken dönemde teşhis konulup tedaviye başlanması hastalığın seyri için oldukça önemlidir.

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, “Yaşlı Sağlığı Modülleri – Eğitimciler İçin Eğitim Rehberi” Sağlık Bakanlığı Yayın No : 810, ISBN : 978-975-590-339-2

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.