Sağlıkta En Çok Unutulan Enstrüman: Etkili Dinleme

0 67

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

“Kulak dinlemez, kalp dinler.

Göz görmez, gönül görür.

Dudak konuşmaz, yürek konuşursa… İnsan olmuşsundur!” (Münir Arıkan)

Dinlemek de konuşmak kadar, iletişimin en önemli unsurlarından biri. Sadece konuşarak iletişim kurulamaz, aynı zamanda iyi bir dinleyici olmak da gerekir. Dinleme becerisi insanın kazandığı ilk beceridir. İnsan konuşmadan önce dinler. Dinleme becerisi, anne karnındaki bebeğin annenin kalp sesini dinlemesiyle başlar…

The Ken Blanchard Companies’ten Dr. Vicki Halsey’e göre, genelde insan başkasını dinlerken, sorununu çözmek için cevap vermeye atlamaktan kaçınmak zor gelir. Dinleme becerileri güçlü insanlar ise bir an durarak durumu tam olarak anladıklarından emin olduktan sonra cevap verirler. Ayrıca her başarılı yöneticinin sahip olması gereken iki temel beceri: iyi dinleme ve geribildirimdir. Sektörden bağımsız tüm alanlar için bu durum geçerlidir.

Yapılan araştırmalar, hastaların hekimlerle kurdukları iletişimde söyleyemedikleri sorularının olduğunu, sorularını uygun olmayacağı endişesi ile yöneltemediklerini, kendilerine iyi bakılmayacağı endişesi taşıdıklarını ve hekimlerden gelecek tepkilerden çekindikleri için sağlık sorunlarıyla ilgili bilgi talep edemediklerini tespit etmiştir (1). Bu durum etkisiz dinlemeye işaret ediyor. Hastaların da sağlık hizmetinden fayda görebilmesi için sağlık çalışanını etkili şekilde dinlemesi aynı derecede önem taşımaktadır.

Özellikle de hararetli tartışma anlarında duyduğumuz “önce dinlemeyi öğren”, “ben seni dinledim…”, gibi klişe cümleler sorunlu dinleme davranışlarından kaynaklanmıyor mu? Aşağıdaki dinleme türlerini (2) okuyunca eminim siz de benim gibi, “bunu maalesef ben de yapıyorum!” diyeceksiniz. Özellikle aile fertleriyle, çevrenizle ve işinizle olan sorunlu ilişkilerinizin büyük ölçüde sebebi bu olabilir. Sorunun farkına varıp, buna odaklanarak kendimizi bakım-onarım sürecine alabilsek eminim ilişkilerimiz de daha iyi hale gelecektir.

Etkisiz Dinleme Biçimleri Nelerdir?

Yetersiz Dinleme: Farkında olmadan ya da farkında olarak, dikkatin konuşan kişide değil de kişinin kendisinde olması durumudur.

Kalıplaşmış dinleme: Kendi hayatımızda yaptığımız, yaşadığımız olaylardan yola çıkarak, konuşan kişiyi yargılayarak dinlemektir.

Yüzeysel dinleme: Sırf bilgi alımının olduğu herhangi bir bilişsel sürecin kullanılmadığı dinleme türüdür.

Görünüşte Dinleme: Bilgi akışının neredeyse hiç olmadığı bir dinleme türüdür.

Seçerek dinleme: Dinlenenlerin içinden ilgi ve ihtiyaca yönelik olanların seçilerek dinlenmesidir.

Duyguya saplanarak dinleme: Dinleyicinin tek bir duyguya saplanmış olmasıdır. Konuşmacı ne konuşursa konuşsun o saplandığı duygunun dışına çıkamaz.

Savunucu dinleme: Söylenen her cümleyi, her şeyi kendine bir saldırı olarak algılamasıdır. Söylenenleri kendi aleyhinde yerme olarak algılar ve kendini savunmaya geçer.

Etkili Dinleme Biçimleri Nelerdir?

Katılımcı Dinleme: Konuşmacının sözüne ve amacına dikkat eder.

Edilgen(pasif) Dinleme: Dinleyenin, mesajı anlamaya çalışmadan, herhangi bir tepki vermeden dinleme durumudur. Konuşan aktif, dinleyici pasiftir. İletişim sürecinde dönütün olmadığı bir iletişim şeklidir.

Empatik Dinleme: Eleştirmeden karşıdaki kişinin duygularını anlayarak dinleme.

Yargısız Eleştirel Dinleme: “Neden, nasıl, niçin, nerede, ne oldu, ” gibi sorular sorarak dinleme.

Aktif Dinleme: Konuşan insanla, çocukla göz kontağı kurarak, konuşandan aldığı mesajları ona daha belirgin hale getirerek geri vermektir. Bu yöntem konuşan kişinin daha iyi anlaşıldığını düşünmesine, hissetmesine neden olur. Baş hareketleriyle konuşan kişiyi anladığını hissettirmek, göz hizasına inmek de iletişimi kuvvetlendirir.

Dikkatli Dinleme: Dinleyenin motive olduğu ve geri bildirim verdiği dinleme stratejisidir.

Derinlemesine Dinleme: Kişiyi onun değer yargılarına göre içselleştirerek, anlamaya çalışarak dinleme.

Çözümleyici Dinleme: Anlayarak dinlemedir. Konuşanın neler hissettiğini ne anlatmaya çalıştığını ona hissettirerek dinlemedir. Arabasının tekeri çıktı diye üzülen bir çocuğa: “Üzgün hissediyorsun, arabanın tekeri çıktığı için mi?” diye başlayan bir cümle kurmak gibi.

Yorumlayıcı Dinleme: Bir problemi çözmek için problemin nedenlerini, problemin diğer öğelerini, bilgileri ayrıştırarak sonuca varma şeklindeki dinlemedir.

Etkin bir dinleme yapmak için, tıpkı bir sanatçı gibi, bazı becerilere sahip olmak gerekir. Örneğin: Öncelikle konuşan kişiye kulak vermek, konuşmacının rahatça konuşabileceği bir ortam yaratmak, konuşmacı ile göz kontağı kurarak dinlemek ve benim için önemlisin ve seni dinliyorum mesajını vermek, ortamı konuşmacının rahat edeceği şekilde ayarlamak, dikkat dağıtıcı ses, materyalleri ortadan kaldırmak, konuşan kişi dinlenirken kendini konuşan kişinin yerine koyarak dinlemek, empatik düşünmek, konuşan kişinin sözünü kesmeden, başka bir şeylerle meşgul olmadan sabrederek konuşanı dinlemek, dinlerken rahat olmaya dikkat etmek, yorumları en sona bırakmak ve konuşmacıya açık uçlu sorular sorarak konuşma yoları açmak, konuşmacının lafını kesmemek ve susana kadar beklemek, karşıdaki insanın algı düzeyi, sabrı ve kapasitesini göz önüne alarak geri dönüt vermek…

Stephen R. Covey, “Etkili İnsanların Yedi Özelliği” kitabında, “çoğu insan anlama niyeti ile dinlemiyor; cevap vermek niyetiyle dinliyor” diyerek şu önerileri sunmuştur. “Sadece dinlemek uğruna dinleme, gerçekten dinle. Diğer kişinin söylediklerini tam olarak anladığınızdan emin olmak için takip soruları sor ve yanıt vermeden önce daima biraz zaman ayır.” İyi bir dinleyici olabilmek için Münir Arıkan’ın şu sözlerine de kulak verebiliriz: “Dinlerken içinizden konuşmayı kesin. Cevap yetiştirmeye çalışmak yerine, olanları anlamaya çabalayarak dinleyin.” ve ”Marko Paşa gibi dinleyin: önemseyerek, gözlerinin içine bakarak, anlamaya çalışarak ve anladığınızı belli ederek”.

Not: Marko Paşa, hastalarını uzun uzun sabırla dinleyen, dertlerine tıbbi yönden yardımcı olmakla birlikte, onlara manevi huzur ve rahatlık vermeye de özen gösteren bir hekimdi. Marko Paşa’nın ünü halk arasında iyice yayıldı ve zamanla, yakınmayı dinleyecek kimsenin olmadığını vurgulamak için söylenen “anlat derdini Marko Paşa’ya” deyimi ortaya çıktı (3).

Sağlık çalışanları için etkili iletişim: Hekim-hasta iletişiminde temel noktalar. Doç. Dr. Arzu Kihtir. https://www.sdplatform.com/Dergi/489/Saglik-calisanlari-icin-etkili-iletisim-Hekim-hasta-iletisiminde-temel-noktalar.aspx. Son erişim: 6.12.2020.

Çetinel, G. (2016). Okul öncesi dönem çocuğuna sahip annenin çocuk yetiştirme tutumu ile çocuğun dinleme becerisi arasındaki ilişkinin incelenmesi. Yüksek Lisans Tezi. Çağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Marko Paşa. https://tr.wikipedia.org/wiki/Marko_Pa%C5%9Fa. Son erişim: 6.12.2020.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.