Sağlık ve Bilim Haberlerine Nasıl Güvenilir?

0 72

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Bu yazı, sağlık habercileri, bilim habercileri ve kendi sağlığının sorumluluğunu alan tüm insanlar için yazılmıştır.

Bilim ve sağlık haberleri bazen kafa karıştırıcı ve sinir bozucu olabilir. Bunun sebeplerinden biri, bilimin kendi doğasıdır. Bilimsel bilgi sürekli değişiyor; yeni keşifler önceki inançları geçersiz kılıyor. Aynı zamanda, kanıtların büyük ağırlığı belirli bir sonucu desteklediğinde, buna inanmak için iyi bir neden bulmuş oluyoruz. Haber medyası, bilimsel bulguları açıklamak veya bunları uygun bağlama oturtmak konusunda her zaman iyi bir iş çıkaramıyor. Özellikle içinde bulunduğumuz pandemi döneminde sağlık haberciliği kendini önemli bir sınavın içinde buldu. Bir tarafta araştırmacıların bulguları, diğer tarafta çıkarları tehdit edilen taraflardan gelen yanlış bilgiler, halkın dikkatini çekmek için yarışıyorlar. Oyunu kuralına göre oynamak (etik çerçevede) yerine toplum sağlığını riske atma pahasına kazanç sağlamaya çalışanların yaratacağı etki, halkın bilinç seviyesine emanet durumda. Ancak maalesef bu konuda verilmesi gereken eğitim ne okullarda ne de medyanın kendi dünyasında yeterince yer bulabiliyor. Bu nedenle sağlık bilgisini çeşitli medya organları aracılığıyla tüketen vatandaşlara rehberlik edilmelidir. Çünkü güvenebileceğimiz haberleri, güvenemeyeceğimiz haberlerden nasıl ayırt edebileceğimiz, en az sağlığımız kadar önem taşır.

Bu noktada önemli bir yetkinlik olarak karşımıza çıkan medya okuryazarlığı, tek başına işe yaramayabilir. Çünkü medyadaki bilimsel bilgiyi değerlendirebilmek için bilim okuryazarlığı, bilgi okuryazarlığı ve istatistik okuryazarlığı gibi çoklu okuryazarlık becerisini de belirli düzeyde kazanmış olmak gerekiyor. Nereden başlasak, nasıl yapsak diye kara kara düşünüp ümitsizliğe kapılacak kadar zorlu bir süreç değil bu. İhtiyacımız olan şey, sadece açık bir zihin ve biraz zaman. Bilimsel yöntemi net bir şekilde anlamak, iyi bir başlangıç olabilir. 2011’de Online Journalism Review’de yazan Robert Niles, bilimsel araştırma adımlarını yedi maddede özetlemiştir:

  1. Keşfetmeye değer bir konu veya soru bulun.
  2. Konunuz veya sorunuz hakkında bilgi edinmek için başlangıçta biraz alan yazın (literatür) araştırması yapın. Daha önce yazılanları okuyun.
  3. Bir hipotez bulun. Bu ne olduğu veya ne olacağı konusundaki en iyi tahmininizdir.
  4. Hipotezinizi test edin. Bunu, kontrollü deney veya gözlem yoluyla veri toplayarak yapın.
  5. Verinizi gözden geçirin ve analiz edin.
  6. Analizinize dayanarak, hipotezinizi kabul edin veya reddedin.
  7. Verilerinizi nasıl topladığınız ve analiz ettiğinizle ilgili tüm ayrıntılar dahil olmak üzere bilgilerinizi yayınlayın.

Kötü Bilimi ve Yanlış Sağlık Haberlerini Fark Etmek İçin Küçük Bir Rehber

Araştırmaları her zaman kaynağından inceleme fırsatımız olmadığında, medyada sunulan bilimsel içerikli haberler işimizi kolaylaştırabilir. Ancak hem haberde hem de araştırmada sunulan bilgilere sorgulamadan güvenmek ve inanmak başta sağlığımız da dahil pek çok soruna yol açabilir. İşte size karşınıza çıkan bilim ve sağlık haberlerinin bilimsel geçerliliğini incelemede yardımcı olmak için tasarlanmış bir “takım çantası” sunuyoruz. Her ne kadar 15 maddede sınırlanamayacak kadar geniş bir konu olsa da temel seviyede en önemli konulara değinmeye çalıştık. Bir bilim veya sağlık konusu hakkında bir hikâye okuduğunuzda, kendinize aşağıdaki soruları sorabilirsiniz:

1. Aşırı basitleştirilmiş veya abartılı bir dil kullanılmış mı?

Haber başlıkları, genellikle izleyicileri makaleyi tıklayıp okumaya ikna etmek için tasarlanmıştır. Bazen, bilimsel araştırmanın bulgularını gereğinden fazla basitleştirebilirler. En kötü ihtimalle, sansasyoneldirler ve araştırmayı yanlış temsil ederler. Bilimsel çalışmalar nadiren gerçek “büyük buluş”, “devrim niteliğinde” veya “rutini değiştiren” tedaviler sağlar. Bilim, küçük adımlarla bilgi üretme eğilimindedir.

2. Hatalı yorumlanmış ve desteklenmeyen sonuçlar var mı?

Haber makaleleri ister kasıtlı ister başka türlü olsun, iyi bir hikâye uğruna araştırma bulgularını çarpıtabilir veya yanlış yorumlayabilir. Spekülasyon genellikle bilimi ilerletmeye yardımcı olabilir. Bununla birlikte, çalışmaların kanıtladığı gerçekler ve hangi sonuçların henüz desteklenmemiş olduğu konusundaki ifadeler net olmalıdır. Spekülatif dille çerçevelenen bir açıklamanın doğrulanması için daha fazla kanıt gereklidir.

Bu durumda ne yapacağız? Mümkünse, araştırmayı temel alan makaleye güvenmek yerine orijinal araştırmayı okumaya çalışmalıyız. Peki bilimsel araştırmaları ne kadar iyi anlıyor ve eleştirel sorgulamalar yapabiliyoruz? İşte en kritik yer de burası. Yalnızca sade vatandaşın değil, bilim insanlarının bile zorlandığı bir konudan bahsediyorum. Araştırmanın bulgular bölümünde yer alan istatistiksel çıktıları yorumlayabilmek çok önemli bir yetkinliktir. Bu yetkinliğe sahip olamayanlar, özet veya tartışma bölümünde yazılanlarla yetinir. Bu da ancak konuya yazarın baktığı çerçeveden bakmamızı sağlar. Bir araştırmanın çıktısı istatistiksel olarak anlamlı veya anlamsız sonuçlardan ibaret değildir. Klinik veya pratik anlamlılık, etki büyüklüğü, değişkenlik (ör: standart sapma), güven aralığı, çalışmanın gücü gibi kavramlarla akıl yürütebilmek, eleştirel bakış açısı kazandıracaktır.

3. Çıkar çatışması var mı?

Pek çok şirket, araştırmaları yürütmek ve yayınlamak için bilim insanlarını çalıştıracaktır. Bu durum, araştırmayı geçersiz kılmaz, ancak bu olasılık akılda tutularak değerlendirilmelidir. Araştırma ayrıca kişisel veya mali kazanç için de yanlış sunulabilir. Araştırmayı kimin finanse ettiğine bakın ve çıkar çatışmalarına dikkat edin.

4. Makale nerede yayımlandı?

Makale, saygın bir bilimsel dergide yayınlanan bir araştırmaya mı dayanıyor? Tıpkı sahte haber yayıncıları olduğu gibi sahte dergiler de var. Gerçek bilimsel dergiler, çalışmaların iyi yürütüldüğünden ve sonuçların doğru olduğundan emin olmak için titiz bir inceleme sürecine sahiptir. Hakem değerlendirmesi, bilimsel sürecin önemli bir parçasıdır. Hakemler yani alanın uzmanı bilim insanları, bir dergide yayınlanmadan önce çalışmaları değerlendirir ve eleştirirler. Bu süreçten geçmeyen araştırmalar o kadar saygın değildir ve kusurlu olabilir.

5. Konu tüm yönleriyle ele alınmış mı?

İyi bilimsel araştırma, başkalarının çalışmalarını dikkate alır. Başka çalışmaları destekleyebilir veya onlara meydan okuyabilir, ancak onları görmezden gelmez. İyi bir haberde de bu unsur önemlidir. Her şeye iyi gelen mucize besinler ve hiç kimseye bir zararı olamayacağı varsayılan sağaltım yöntemleri, ana sayfalardan dikkat çekici şekilde önümüzü sunulsa da konuyu tek bir yönüyle almaktadır. Yan etkisi olmayan çok az tedavi vardır. Hikâye, bir tedavinin yararları ve zararları hakkında ayrıntılı bilgi sunmalıdır. Bunlardan bahsedilmezse makale pek güvenilir değildir.

Faydalarla ilgili olarak: Tedavi ne kadar etkilidir? Bu ölçülebilir mi?

Zararlarla ilgili olarak: Yan etkiler nelerdir? Diğer ilaçlarla olası etkileşimler ne olacak?

6. Örneklem büyüklüğü ne kadar?

Bu bir sağlık araştırması ise, kaç kişi katıldı? İstatistiksel olarak, yüzlerce veya binlerce kişiden gelen veri genellikle birkaç kişiden gelen veriden daha güvenilirdir. Bazı durumlarda küçük örneklem kaçınılmazdır, ancak daha büyük örneklem sayısı genellikle daha temsili sonuçlar verir. Sadece birkaç kişiyi içeren daha küçük çalışmalar, genellikle daha büyük bir çalışma yapmanın mantıklı olup olmadığını belirlemek için yapılan pilot araştırmalardır. İyi bir bilim veya sağlık habercisi, bu tür pilot çalışmaların sonuçlarının kendi başına çok az ağırlık taşıdığını bilmelidir. Ve bir haber hikayesi yalnızca anekdotlara dayanıyorsa, bu çok daha az güvenilirdir. Çünkü örneklem sayısı, herhangi bir bilimsel çalışmadakinden bile daha küçüktür. Bir haberdeki anekdotlar bir sorunu veya bir noktayı açıklamaya hizmet edebilir, ancak kendi başına ele alındığında sadece bir veri (n=1) olup evreni temsil yeteneği yoktur.

7. Örneklem, evreni ne kadar temsil ediyor?

İnsan denemelerinde, büyük bir evreni temsil eden örnekler seçilir. Örneklem bir bütün olarak evrenden farklıysa, denemeden elde edilen sonuçlar belirli bir tarafa doğru yanlı olabilir. Örneğin online anketlerle alınan örneklem tüm toplumu değil, yalnızca internet erişimi olan insanları temsil eder.

8. Kontrol grubu var mı?

Klinik araştırmalarda, test grubundan elde edilen sonuçlar, test edilen madde verilmeyen bir “kontrol grubu” ile karşılaştırılmalıdır. Kontrol grubuna, genellikle etken madde içerip içermediğini bilinmeyen “placebo” uygulanır. Gruplar ayrıca rastgele dağıtılmalıdır. Bu iki grubun belirli özellikleri aynı olmalıdır. Çünkü çıkan anlamlı sonuçların, bir grubun belirli bir özelliğinden kaynaklanması yanlılık yaratarak sonuçların gölgelenmesine neden olur. Aynı olması mümkün olmayan özellikler uygun analiz yöntemleriyle bertaraf edilmelidir.

9. Körleme yapılmış mı?

Yanlılığı önlemek için örnekler deney grubunda mı yoksa kontrol grubunda mı olduklarını bilmemelidir. “Çift kör” deneyde, araştırmacılar bile deneklerin deney sonrasına kadar hangi grupta olduğunu bilmez. Ancak körlemenin her zaman uygulanabilir veya etik olmadığını unutmayın.

10. Veri toplarken seçmece yapılmış mı?

“Kiraz toplama” olarak da bilinen bu durumda veriler, araştırmanın sonucunu destekleyen sonuçlardan seçilirken, desteklemeyenleri göz ardı edilir. Bir araştırma makalesi, tüm örneklemden değil de seçilen bir bölümünden sonuç çıkarırsa bu durum yanlılık yaratır.

11. Sonuçların tekrar edilebilirliği ne kadar?

Sonuçların bağımsız araştırmalarla tekrarlanabilir ve tutarlı olduklarından emin olmak için çok çeşitli koşullarda (mümkünse) test edilmelidir. Olağanüstü iddialar olağanüstü kanıt gerektirir (yani birden fazla bağımsız çalışma).

12. Çalışma birimi insan mı yoksa deney hayvanı mı?

Çalışma, farelerle mi, insanlarla mı yapılmış? Birçok tıbbi deneme, ilk olarak kemirgenler üzerinde yapılır. Bu, insan çalışmalarının temelini oluşturur, ancak hayvanlarda görülen belirli bir etki insanlarda görülmeyebilir.

13. Korelasyon ve nedensellik karıştırılmış mı?

Bildirilen bulgular nedensellik mi yoksa sadece korelasyon (ilişki) mu gösteriyor? Bu konuyu iyi ayırt etmeliyiz. Çünkü değişkenler arasında ilişki olması, her zaman birinin diğerine neden olduğu anlamına gelmez. 1800’lerden beri küresel ısınma arttı ve korsan sayısı azaldı, ancak korsanların olmaması küresel ısınmaya neden olmadı. Korelasyon, nedenselliğin birkaç kriterinden yalnızca bir tanesidir. Bir ilişkinin nedensel olması için; neden olarak düşünülen olayın, sonuç olarak düşünülen olaydan daha önce var olması, ilişkinin sürekliliği, ilişkinin mantıklılığı, ilişkinin tutarlılığı, nedenin dozu arttıkça sonucun nicelik olarak artması, ilişkinin spesifik olması ve ilişkinin güçlü olması gibi birçok kriter mevcuttur. Sizce A durumunun B’ye neden olduğunu söylemek bu kadar kolay mı?

14. Maliyet ve bulunabilirlik konu edilmiş mi?

Hikâye tıbbi bir tedaviyle ilgiliyse, maliyet ve bulunabilirlik hakkında açıklama yapılmış mı? Bir tedavi çoğu insanın kullanması için çok pahalıysa, pek bir fark yaratmayabilir.

15. Hikâye hastalık çığırtkanlığı yapıyor mu?

Bazen bir hikâye, bir durumun ciddiyetini abartır veya aslında normal olan bir sağlık durumunu tıbbileştirir ve panik/kaygı yaratabilir. Her durum kişiye özel değerlendirilmeli, hekime danışmadan kesinlikle tanı ve tedaviye geçilmemelidir.

Kaynaklar

“Fighting Misinformation: Digital Media Literacy”, Tara Susman-Peña, Mehri Druckman ve Nina Oduro. The Teaching Company, LLC, 2020.

Niles, Robert. “A Journalist’s Guide to the Scientific Method— and Why It’s Important.” Online Journalism Review. August 23, 2011. http://www.ojr.org/a-journalists-guide-to-the-scientific-method-and-why-its-important/ Son Erişim:29.09.2020. Gazetecilik, bilimsel keşif ve doğrulamanın nasıl benzer olduğuna dair tartışma kaynağı.

A Rough Guide to Spotting Bad Science (Compound interest): İngiltere’deki bir kimya öğretmeni, bilimle ilgili haberlerin güvenilirliğini hızla değerlendirmek için bu yararlı infografiği (bilgi grafiği) oluşturmuştur.

İleri Öğrenme

Making Sense of the News: News Literacy Lessons for Digital Citizens: Coursera’da ücretsiz versiyonu olan bu kursta, gazeteciliğin temel unsurları haber izleyicileri açısından tartışılıyor. Eleştirel düşünme becerilerini geliştirmede ve güvenilir haberleri ayırt etmede oldukça faydalı.

“Science communication skills for journalists”, “Media skills for scientists” ve “Science Communication Skills for Press Officers” adlı üç adet ücretsiz çevrimiçi kursa erişebilirsiniz.

Bad Science (Ben Goldacre): “Sorunlu” tıp bilimi hakkında daha fazla bilgi edinmek için harika bir sunum. Goldacre’ın “Battling Bad Science” başlıklı TED konuşması mutlaka izlenmeli.

Statistical terms used in research studies: A primer for media (Shorenstein Center, Harvard Kennedy School): Haberciler ve haber izleyicileri için temel istatistik kılavuzu.

A Cambridge professor on how to stop being so easily manipulated by misleading statistics (Quartz): İstatistikler kulağa zor gelebilir, ancak “manipüle edilmemek” için temelleri bilmeliyiz.

Polling fundamentals and concepts: An overview for journalists (Shorenstein Center, Harvard Kennedy School): Gazeteciler için yazılmış olsa da haber izleyicisi için de anketlerin bilimselliğine dair kritik bilgiler bulunuyor.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.