Sağlık Okuryazarlığının Önemi Ve Ülkemizde Sağlık Okuryazarlığı Araştırmaları

0 91

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Sağlıklı olmak her bireyin en temel haklarından birisidir. Bunun için devletlere, sağlık kurumlarına ve bireylere önemli sorumluluklar düşmektedir. Bireylere düşen sorumluluk sağlık ve hastalıklarla ilgili bilgi sahibi olmak, sağlık sorunları ile karşılaşmalarını azaltacak bir yaşam tarzı benimsemektir.

Gelişen teknoloji sonucunda yeni bir boyuta taşınan modern sağlık sistemi; sağlık hizmeti sunanlar, sağlık hizmetinden yararlananlar ve sağlık hizmetinden yararlanacak olanlar için geçen yüzyıla göre son derece karmaşık bir yapıdadır.

Artık kişilerin hem bireysel hem bölgesel hem de küresel boyutta sağlık sorunları ve sağlık hizmetleri ile ilgili bilgi sahibi olmaları, sorumluluklarını bilmeleri gibi yeni rolleri vardır. Sağlıkla ilgili bilgi sahibi olmanın önemi ve sağlık bilgisinin bu öznel niteliğinden dolayı ‘‘sağlık okuryazarlığı’’ kavramı ortaya çıkmıştır.

Sağlık okuryazarlığı kavramı ilk kez Simonds tarafından 1974 yılında ‘‘tüm okullardaki sınıf düzeyleri için asgari standartları karşılayan sağlık eğitimi’’ olarak tanımlanmıştır.

Sağlık Okuryazarlığı Nedir?

Daha sonra kapsamının genişlemesi ile Amerikan Tıp Kurumu tarafındansağlık okuryazarlığı; reçeteler, randevu fişleri ve diğer sağlıkla ilgili malzemeleri okuma ve kavrama becerisi gibi sağlık ortamında işlev görebilmek için gerekli olan temel okuma ve görevleri yerine getirme becerisi olarak tanımlanmıştır. Ratzan ve Parker, sağlık okuryazarlığını bireylerin uygun sağlık kararını vermek için gereken temel sağlık bilgilerini elde etme, anlama ve kullanma kapasitesine sahip olma derecesi olarak tanımlamıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Sözlüğü’nde sağlık okuryazarlığı; bireylerin, iyi sağlığı teşvik edecek ve sürdürecek şekilde bilgiye erişme, bilgiyi anlama ve kullanma becerisi ve motivasyonunu belirleyen bilişsel ve sosyal becerileri temsil eder, kişisel yaşam tarzını ve yaşam koşullarını değiştirerek kişisel sağlığı ve toplum sağlığını iyileştirmek amacıyla harekete geçmek için bir bilgi, kişisel beceri ve güven düzeyine ulaşılması anlamına gelir şeklinde tanımlanmaktadır.

Ülkemiz için yeni bir kavram olan sağlık okuryazarlığı ile ilgili bilgiler oldukça sınırlı olmakla birlikte yapılan çalışmalarda sağlık okuryazarlığı düzeyleri düşük bulunmuştur.

2014 yılında yapılan Sağlık Okuryazarlığı Araştırmasında Türkiye’nin genel sağlık okuryazarlık indeksi 30,4 olarak bulunmuştur. Kategorik değerlendirmede toplumun %64,6’sının “yetersiz” (%24,5) veya “sorunlu” (%40,1) sağlık okuryazarlığı kategorilerinde olduğu saptanmıştır. Bu bulgu, yaklaşık 53 milyonluk Türkiye erişkin nüfusu göz önüne alındığında, yaklaşık 35 milyon kişinin “yetersiz” ve “sorunlu” sağlık okuryazarlığına sahip olduğuna işaret etmektedir.

Ülkemizde Sağlık Okuryazarlığı İle İlgili Diğer Çalışmalar

Sağlık yüksekokulu öğrencilerinde sağlık okuryazarlığının incelendiği bir araştırmada, öğrencilerin sağlık okuryazarlık düzeyi “sorunlu – sınırlı sağlık okuryazarlığı” olarak belirlendi.

21-64 Yaş grubundaki bireylerin sağlık okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesine ilişkin bir çalışmada, katılımcıların %55,4’ünün sağlık okuryazarlık düzeyi yetersiz, %22,4’ünün sorunlu-sınırlı olarak bulunmuştur.

Yapılan araştırmalar sağlık okuryazarlığı ile sağlıklı yaşam biçimi davranışları arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Sağlık okuryazarlığının gebelik ve sağlık algısı ile ilgisinin incelendiği bir araştırmada kansızlığı olmayanlarda, d vitamini ve folik asit vitaminini düzenli kullananlarda, tetanoz aşısını zamanında yaptıranlarda sağlık okuryazarlığı düzeyi yüksek bulunmuştur.

Annelerin sağlık okuryazarlığı ile emzirme öz yeterliliklerinin arasındaki ilişkinin incelendiği bir araştırmada annelerin sağlık okuryazarlığı düzeyi arttıkça emzirme öz yeterliliklerinin arttığı bulunmuştur.

Bir diğer çalışmada ise düşük sağlık okuryazarlığı ile ilaç uyumsuzluğu (ilacı vaktinde almama, kullanılması gereken sürede kullanmama ve benzeri) arasında ilişki bulunmuştur.

Sağlık okuryazarlığının yetersiz olması, hastaların bir sonraki randevu tarihini, tetkik sonuçlarını anlamaması, ilacı aç karnına alması gerektiğini bilmemesi gibi durumları beraberinde getirmektedir. Kronik hastalıklar ile ilgili bilgi eksikliği, tedaviye uyma, eğitimleri anlamama ve tedavinin unutulması bakım kalitesini ve sürekliliğini olumsuz etkilemektedir.

Son yıllarda sağlık konusunda bilgi kaynağı olarak internet kullanımı yaygınlaşmıştır. İnternette arama yapmak veya bilgi kirliliği içinde kaybolmuş sağlık bilgileri arasından doğru olanına ulaşabilmek için de bireyin sağlık okuryazarlık düzeyinin yüksek olması gereklidir. Aksi takdirde, internetten alınan sağlık bilgilerinin yoğunluğu ve karmaşıklığı, hastanın yanlış bilgi edinmesine, tedaviden kaçınmasına veya tedaviyi bırakmasına neden olabilmektedir.

Türkiye’de başkalarına verilen ilaçların kullanımı, viral enfeksiyonlarda antibiyotik kullanımı, başlanan antibiyotiğin yarım bırakılması, hekime antibiyotik reçete etmesi konusunda ısrar edilmesi gibi davranışlar ilaç kullanımı konusunda yetersiz sağlık okuryazarlığına örnek davranışlardır.

Bireyin sağlık okuryazarlık düzeyinin yüksek olması sağlıkla ilgili kararlara katılımını artırır, sağlık sunucuları ile etkili iletişim kurmasını sağlar, bireyin sağlık durumunu olumsuz yönde etkileyecek davranışlardan kaçınmasını sağlar. Bireysel anlamda artan sağlık okuryazarlığı toplumsal düzeyde artan iyi sağlık sonuçlarına neden olacaktır.

Berkman, N. D., Davis, T. C., & McCormack, L. (2010). Health literacy: what is it? Journal of health communication, 15(S2), 9-19.

Sağlık Okuryazarlığı. Medical Journal of Suleyman Demirel University, 27(1).

Zaralı F, Dede Z. T.C. Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Sözlüğü. 1. Baskı, Ankara: Anıl Matbaacılık; 2011. p.10

Sezgin, D. (2013). Sağlık okuryazarlığını anlamak. İLETİ-Ş-İM, 73-92.

TANRIÖVER, M. D., YILDIRIM, H. H., READY, F. N. D., ÇAKIR, B., & AKALIN, H. E. (2014). Sağlik Okuryazarliği Araştırması.

Ergün, S. (2017). Sağlık yüksekokulu öğrencilerinde sağlık okuryazarlığı

Bakan, A. B., & Yıldız, M. (2019). 21-64 Yaş grubundaki bireylerin sağlık okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesine ilişkin bir çalışma. Sağlık ve Toplum, 29(3), 33-40.

Weiss, B. D. (2003). Health literacy. American Medical Association, 253.

Sezer, A. (2012). Sağlık okuryazarlığının sağlıklı yaşam biçimi davranışları ile ilişkisi.

Filiz, E. (2015). Sağlık okuryazarlığının gebelik ve sağlık algısı ile ilişkisi (Doctoral dissertation, Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü).

Öztaş, Ö., & Korkmaz Aslan, G. (2019). Yaşlı Bireylerin İlaç Uyumsuzluğu İle İlişkili İlaç Kullanım Davranışları ve Sağlık Okuryazarlığı Düzeyi ile İlişkisi. Journal of Hacettepe University Faculty of Nursing, 6(3).

Aydın, D., & Aba, Y. A. (2019). Annelerin Sağlık Okuryazarlığı Düzeyleri ile Emzirme Öz-Yeterlilik Algıları Arasındaki İlişki. Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Fakültesi Elektronik Dergisi, 12(1), 31-39

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.