Sağlık Bilgisine Erişmede İnternet: Bir Hazine Avı

0 128

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Bilgisayar ve akıllı telefon kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte İnternet, hayatımızın en önemli bilgi kaynaklarından biri haline geldi. Bilgiye erişim kaynakları incelendiğinde; 2007 yılında İnternet ikinci sırada iken (ilk sırada Aile üyesi, komşu, okul/iş arkadaşı bulunmaktaydı) 2012 yılında her iki kişiden biri bilgiye erişmede İnternet’i kullanır hale gelmiştir.

Bu ne demek?

Aklımıza bir soru geldiğinde ilk önce eşe dosta sormak yerine İnternet’e soruyoruz. İnternet’i sağlıkla ilgili bilgi arama amacıyla kullanma oranı ise son sekiz yılda yaklaşık %20 oranında artarak %70’lere kadar ulaşmıştır.

Günümüzde İnternet kullanımı, hekim-hasta iletişimine, hatta hastanın sağlığına kadar etki eder hale geldi.

İnternet’in sağlık bilgisine erişmede avantajları olduğu gibi dezavantajları da mevcut (bu başka bir yazı konusu olabilir)En önemli dezavantajı denetimsiz bilgi sağlayıcı olması. Çocuğu hastalandığında panik halinde bilgi arayan anne-babalardan tutun kanserden kurtulmaya çalışan hastalara kadar geniş bir hedef kitlesi olan İnternet’i bilgi kaynağı olarak kullanmak maalesef kütüphanede kitap seçmek kadar güvenilir değil.

Birçok kişinin sağlık bilgisine arama motorları aracılığıyla ulaştığı biliniyor. Artık bu konuda otomatikleştik çünkü başka alternatif bilmiyoruz. Hatta bu nedenle o meşhur arama motoru artık “Dr. Google” olarak anılıyor. Fakat arama yaparken bilginin doğruluğuna dair tek filtre kullanıcının kendisi olduğu için bu yaklaşım bazı tehlikeler barındırıyor.  Bilgi bombardımanı sunan İnternet’teki her bilgiye güvenilmeyeceğini bilen hastaların kafasında hep aynı soru oluşuyor. “Bu bilgiye güvenebilir miyim?”. Bu nedenle arama motorunda güvenilir bilgiye erişmeyi samanlıkta iğne aramaya benzetsek yanlış olmaz.

Gerek sağlığı sürdürme gerekse hastalıkla ilgili konularda doğru ve güvenilir sağlık bilgisine erişmek aslında çok da zor değil. Bunun için yalnızca bazı durumları sorgulamamız gerekli. İşte güvenilir web sitesini ayırt etmek için bazı ipucu niteliğinde sorular:

  • Web sitesinin sponsoru (destekleyicisi) veya sahibi Sağlık Bakanlığı, Tıp Fakültesi, geniş ölçekli profesyonel veya kar amacı gütmeyen bir kuruluş veya bunlarla ilgili bir oluşum mu? (Dernekler, hastaneler, hekimlere ait web siteleri)
  • Eğer web sitesi, ilk maddedeki listeden birine ait değilse, içerdiği sağlık bilgileri bu güvenilir kaynaklardan birini, veya bilimsel kaynakları referans gösteriyor mu?
  • Sponsorun misyonu veya amacı açık mı?
  • Kuruluşla, dernekte çalışan kişilerle veya yazarlarla ilgili bilgiler görülebiliyor mu? Web sitesinin sponsoruyla iletişim kurulabiliyor mu?
  • Bilgi ne zaman yazılmış veya web sayfası ne zaman güncellenmiş?
  • Kişisel gizlilik korunuyor mu?
  • Web sitesi sağlık sorunlarınıza akıl almaz çözümler öneriyor mu? Hızlı veya mucizevi tedaviler vaat ediyor mu?

Son maddeye ağırlık verme nedenim, eğer bir site size ütopik, çok hızlı çözüme götüren, duygu içerikli, akla yatkın olmayan iddialarda bulunuyorsa büyük ihtimalle insan sağlığı yerine başka öncelikleri vardır. Bu öncelikler; bir ürünün pazarlanması,  bir kişinin reklamı, sansasyonel iddialarla tıklanma sayısını artırmak bile olabilir… Bu durumda uyanık olmak bizlere düşüyor. Çünkü yazarın akademik unvanı bile, sunulan bilginin inandırıcılığını garanti etmeye maalesef yetmiyor.

Son olarak:

  • İyi sitelere bakmak sağlık konusunda geniş bir bakış açısı sağlar.
  • Kaliteli web kaynaklarına ulaşılabilir fakat bu da bilginin mükemmelliğini garanti etmez.
  • Diğer yüksek kaliteli web siteleri ile bilgi teyit edilebilir. Birçok yerde benzer bilgiye ulaşılmalı.
  • Çevrim içi bilgi, tıbbi önerinin yerini tutmaz.
  • Edindiğimiz bilgileri kendi süzgecimizden geçirmeli, kendi sağlık durumumuza uyarlamalıyız.
  • Hasta/sağlık profesyoneli işbirliği, en iyi tıbbi karardır.

Bu tüyoları her daim aklımızda bulundurmalı, aynı zamanda sağlık okuryazarlığı, bilim okuryazarlığı, medya okuryazarlığı ve hatta istatistik okuryazarlığı seviyemizi de artırmaya gayret etmeliyiz. Bu konularda kendimizi ne kadar güçlendirirsek İnternet, potansiyel bir düşman değil bize iyi gelen bir dost haline gelecektir.

TÜİK, Eğitim İstatistikleri, Bilgiye Erişim Kaynakları, Yetişkin Eğitim İstatistikleri, Eğitim Durumuna Göre Bilgiye Erişim Kaynakları (Güncellenme: 02/08/2013) http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1018

TÜİK, Bilim, Teknoloji ve Bilgi Toplumu İstatistikleri, Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanımı, Son Üç Ay İçinde İnternet Kullanan Bireylerin İnterneti Kişisel Kullanma Amaçları (Güncellenme: 08/08/2018) http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1028

MedlinePlus Guide to Healthy Web Surfing National Library of Medicine

Evaluating Internet Health Information: A Tutorial from the National Library of Medicine National Library of Medicine

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.