Ruhsal Hastalığa Sahip Bireylere Yapılan Damgalamalar Kişiyi Nasıl Etkiler?

0 166

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

’Normal İnsanlar Gibi…’’

Yazımı, yazmış olduğum başlığın nasıl bir anlam ifade ettiğini düşünerek okumanızı isterim. Bunun için de kendinizi ruhsal hastalığa sahip bir birey gibi hayal etmenizi istiyorum.

Normal insan nedir?

Nasıl normal olunur?

Ayrıca başlamadan önce yukarıdaki iki soru üzerine düşünmenizi de bekliyorum.

‘’Normal insanlar gibi mutluyum.’’

Bu sözcükler ruhsal hastalık sürecini atlatmış ve idame aşamasında ki bir hastama aitti. Uzun süren görüşmenin ardından aklımdan silinmeyen tek şey bu cümledir.

Ruhsal hastalığa sahip insanların yaşamış olduğu belki başkaları tarafından hissettirilen belki de kendi kendilerine atfettikleri dışlanmışlık duygusu, kendilerine farklı bir birey gibi görmeleri nedenini sorguladığım ve üzülerek düşündüğüm başlıca sorunlardan birisidir. Bu nedenden dolayı ufak bir araştırma ile başlamak ve paylaşmak istedim.

Ön Yargı ve Damgalanma Hissi

Damgalama, toplumlarda insan özellikleriyle ilişkili, olumsuz olağan düşüncelerin tetiklediği, sosyal statü kaybı ve ayırım olarak ifade edilmektedir ve bireye, içsel algıları, inanışları ve duyguları aracılığıyla etkileyerek kişiye zarar verebilir.

Kişiler ise ruhsal hastalık tanısı aldıkları zaman, toplumun ruhsal hastalığa sahip insanları damgalayarak dışlayacağı ve değersizleştireceğine inanırlar. Buna bağlı olarak moral bozukluğu, benlik saygısında azalma, sosyal uyumsuzluk, işsizlik, gelir kaybı ve psikiyatrik tedaviye uyum sağlamada azalma gibi çok sayıda olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kalırlar.

Peki, Damgalama Nedir?

Damgalama, kişi ya da grubun, ruhsal hastalık, etnik grup, ilaçları kötüye kullanım veya fiziksel yetersizlikler gibi özelliklerine bakarak kusurlu veya gözden düşmüş olarak olumsuz niteliklerle değerlendirilmesidir. Damgalama ile kişi ya da grubun farklı, aykırı olduğu düşüncesi üstünde durulur ve bu farklılık nedeniyle de kişilere bazı olumsuz özellikler yüklenir.

Damgalama çok farklı durumlar için uygulansa da eski çağlardan bu yana en fazla ayrımcılığa uğrayan damgalama uygulanan kesim ruhsal hastalığı olan kişilerdir.

Ruhsal Hastalığa Sahip İnsanlar Neden Bu Tutuma Maruz Kalıyor?

Toplumun ruhsal hastalıklara karşı duruşunu belirleyen en önemli etkenler hastaların tehlike ve davranışları öngörülemeyen kişiler olarak algılanmasıdır. Hastaların normalin dışında davranışları, düzene karşı, aykırı olmaları, toplumda endişe uyandırmaktadır. İnsanlar kendisini rahatsız eden bir durumla karşı karşıya geldiğinde sıklıkla onu dışarıda bırakma yoluna gider. Bu da ayrımcılığın başlangıcıdır.

Damgalamadaki Etkenler

  • Birincisi korku ve dışlama; ruhsal hastalığa sahip bireylerden korkulmalı ve bu nedenle toplumdan dışlanmalıdırlar.
  • İkincisi otoriterlik; ruhsal hastalığa sahip kişiler sorumluluk alamazlar, bu nedenle kararlar başka kişiler tarafından verilmelidir.
  • Üçüncüsü, yardımseverlik; şiddetli ruhsal hastalığı olan bireyler çocuk gibidir ve bakıma ihtiyaçları vardır.

Kabaca belirtilen bu üç etken ruhsal hastalığa sahip insanların hangi düşünceler ile toplumdan soyutlandığını gösteren düşüncelerdir.

İçselleştirilmiş Damgalama

Ruhsal hastalığa sahip kişilerin uzmana başvurduktan ve tanı aldıktan sonra, ayrımcılığa maruz kalmasalar bile kendilerini damgalanmış ve farklı olarak hissettikleri görülmüştür. Bu hastalarda,  utanma, yetersizlik hissi, olumsuz düşüncelerde artma, insanlarla ilişkilerden uzak durma, öz değerinde düşme meydana gelmektedir. Alınan psikiyatrik hastalık tanısının damgalayıcı olarak algılanan içeriği ne kadar çok ise belirtilerin şiddeti, etkisi de o kadar fazla olmaktadır.

İçselleştirilmiş Damgalamanın Hastalar Üzerindeki Etkisi

Hastalardan kaynaklanan ve öznel bir damgalamayı ifade eden bu süreç nedeni ile;

  • Öncelikle hastalar psikiyatrik yardım almaktan kaçınmaktadır.
  • Hastalık belirtilerini ilerleterek ve iyileşmeyi geciktirerek hastalara zarar vermektedir.
  • Damgalanma duygusu yaşayan hastaların kendilik saygısı azalmaktadır.

İçselleştirilmiş Damgalamanın Üstesinden Gelmek

Hastaların kendilerini damgalama süreçleri, üzerinde dikkatle durulması gereken en önemli konulardandır ve iyileştirme çalışmaları sırasında mutlaka ele alınmalıdır. Damgalama ile edilen mücadelede, içselleştirilmiş damgalamayı önlemek ve toplumun uyguladığı dışlamaya karşı gelmek veya yapıcı bir biçimde uzak durmaya yardım etmek için ruhsal hastalığa sahip bireylerin eğitimine odaklanmalıdır.

Damgalama ile başa çıkmak için farklı yaklaşımlar vardır.

  1. Damgalama gerçeği inkâr edilmemelidir. Problem çözme yaklaşımı uygulanmalıdır. Damgalamanın etkilerini azaltmak için adımlar atılabilir.
  2. Ruhsal hastalıklar bütüncül olarak ele alınmalı psikososyal ve biyolojik yaklaşım modelleri içermeli, hastayla paylaşılmalıdır.
  3. Hastalık ve sağlık arasında kesin bir ayrım yapmaktan kaçınılmalıdır. Burada vurgu, tanı etiketini uygulama değil, var olan bir problemin yönetimine yapılmalıdır.
  4. Ruh sağlığı tedavi yöntemlerinin yeni gelişen modelleri çizgisinde, bireye öz yeterlilik ve kontrol duygusu oluşturulmaya çalışılmalıdır.

Çam O.,Çuhadar D. Ruhsal Hastalığa Sahip Bireylerde Damgalama Süreci ve İçselleştirilmiş Damgalama. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi – Journal of Psychiatric Nursing 2011;2(3):136-140

Çam O.,Bilge A. Türkiye’de Ruhsal Hastalığa / Hastaya Yönelik İnanç, Tutum ve Damgalama Süreci: Sistematik Derleme. Psikiyatri Hemşireliği Dergisi – Journal of Psychiatric Nursing 2013;4(2):91-101

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.