Tıbbi Hatalı Uygulamalarda (Malpraktis) Hemşirenin Sorumluluğu Nedir?

0 667

Tıbbi hatalı uygulamaların temel tedavi ve bakım sürecinde iş birliği çerçevesinde çalışan ekibin içinde yer alan hemşire açısından sağlık hizmetinin sunumundaki engeli büyük ölçüdedir. Karşılaşılması ihtimali olan söz konusu hatalı uygulamaların etki alanı sadece sağlık profesyonellerini kapsamayıp bakımında azımsanmayacak derecede rol aldığımız, iletişimde bulunduğumuz hastaları, hukuki, cezai ve mesleki sorumluluklar ile bizi ve mesleğimizi icra ettiğimiz kurumları da birçok yönden olumsuz etkilemektedir. Öyleyse tıbbi hatalı uygulamalar ile ilgili kafamızdaki soru işaretlerini giderip profesyonellik kapsamında mesleğimizi hakkıyla uygulamaya bilgilerimizi tazeleyerek ve yanına yenilerini de ekleyerek devam etmemizin önemine gelmiş oluyoruz.

Tıbbi hatalı uygulamalar konusunun gerektirdiği bazı kavramlara değinmekle başlıyoruz.

Hasta Güvenliği

Sağlık hizmeti sunumu sırasında veya sonrasında ortaya çıkabilecek hataların engellenmesi veya azaltılmasıdır. The Institute of Medicine(IOM) hasta güvenliğini “hastalara olan zararın önletilmesi” olarak tanımlamıştır. (Aspden ve Corrigan, 2004).Hasta güvenliği kültüründe; hasta güvenliği ve hataların azaltılması başta gelen hususlardır. Hasta güvenliğinin sağlanmaması tıbbi hatalara davetiye çıkartır. Bu sadece o hastaya değil sağlık sistemine de zarar verir. Çünkü oluşan hatalar sebebiyle sağlık harcamaları daha da artmakta ve sağlık hizmeti konusunda gerilemelere yol açmaktadır.

Tıbbi Hata (Malpraktis)

Tıbbi hata, sağlık profesyoneli tarafından planlanan bir eylemin/standart bir prosedürün istenilen şekilde tamamlanamaması, yanlış planın kullanılması, kasıtlı olarak ya da ihmal sonucunda ortaya çıkan sonuç; ölüm, ciddi fiziksel/psikolojik hasar veya hasar riskini içeren ters/beklenmeyen eylem ya da durumdur. Sağlık hizmeti sunan sağlık profesyonellerinin öneri veya uygulamaları sonucu hastaların iyileşme sürecinin gecikmesine neden olabilmekte ya da daha ciddi boyutta hastaların ölümüne yol açabilmektedir.

Komplikasyon

Kusur bulunmadığı ve sağlık personelince öngörülemeyen zararların standart uygulamaya rağmen ortaya çıkması halinde izin verilen risktir.

Tıbbi Hatalı Uygulamalara Zemin Hazırlayan Faktörler Nelerdir?

Vincent’e göre, hasta güvenliğini tehdit eden tıbbi hata nedenleri şu şekilde sıralanmaktadır (Vincent,2003:1051, 1056):

Daha fazla içerik
  • Hastaya ait faktörler(Hastanın içinde bulunduğu durum, iletişim sorunları, kişilik yapısı ve sosyal faktörler)
  • İşlemle ilgili faktörler(protokollerin olmaması, laboratuvar sonuçlarındaki yanlışlıklar ya da sonuçların geç çıkması, bu sonuçların güvenilirliği ve doğruluğu)
  • Hizmet sunana(sağlık çalışanı) bağlı faktörler(bilgi, beceri eksikliği, motivasyon eksikliği, fiziksel veya zihinsel sağlık)
  • Ekip ile ilgili faktörler(hasta devri sırasında yazılı veya sözlü iletişim eksikliği, hasta bakımı sırasında yazılı veya sözlü iletişim eksikliği, ekip yapısı ve liderlik)
  • İş çevresi ile ilgili faktörler(yönetimsel desteğin olmaması, ekipmanların yetersizliği ve tasarımının kullanışsız olması, iş yükü ve çalışma saatlerinde kalıplar)
  • Kurumsal çevre ile ilgili faktörler(kaynakların kısıtlılığı, güvenlik kültürü ve öncelikler)
  • Sağlık kanunları ile ilgili faktörler(kanunlar, tıbbi ve hukuki çevre)

Hafızalarımızda altı çizilmesi gereken husus: Hataların henüz reaksiyon göstermeden engellenmesi, zemin hazırlayan faktörlerin bilinip mümkün olan en kısa sürede önleminin alınması ile mümkündür.

Hemşire  Olarak Tıbbi Hatalarda Yasal Sorumluluklarımız Nelerdir?

Malpraktis olarak nitelendirilebilecek herhangi bir eylem, somut olaya göre akde aykırılık, haksız fiil, Türk Ceza Kanunu’na göre suç, ayrıca bir disiplin suçunu oluşturabilecektir.

Kuşkusuz aynı davranışın her üç aykırılığı (hukuki, cezai disiplin) birden oluşturması, yani aynı zamanda bir hukuk davasının, ceza davasının ve disiplin kovuşturmasının/soruşturmasının konusunu teşkil etmesi mümkündür. Yargıtay kararları ışığında yapılan bir çalışma da 1978-2006 yılları arasında karara bağlanan 30 olgunun 28’i (%93) tazminat, 2’si (%7) ceza davalarıyla ilgili olduğu tespit edilmiştir. Sağlık mesleği mensuplarının tıbbi hata uygulamalarından doğan sorumlulukları ceza, tazminat ve disiplin sorumluluğu olmak üzere üç çeşittir.

Türk Ceza Kanunu’na göre hatalı tıbbi uygulamalar, “taksirli suçlar” kapsamında değerlendirilmektedir(TCK 455, TCK 459). Ceza Hukuku “kusursuz suç” olmayacağını belirtmiştir. Genel kabul görmüş tanıma göre kusur, “hukuk düzenine kınanabilen davranıştır”. Kınamanın sebebi ise “başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken o şekilde davranmayıp, sorumluluğun söz konusu olan olaydaki gibi davranış olmaktan doğduğudur.”

Profesyonelliğimiz İle Özdeşleştirebileceğimiz Başarıya Ulaşmış Ve Ulaşma Yolunda Olan Uygulamalarımız İle Malpraktise Son Verebiliriz.

Tıbbi Hata Süreçlerinde Takip Edilmesi Gereken Adımlar Nelerdir?

  • Hasta ve çevre güvenliğini sağlayarak sorumlulukta olan hastanın zarar görmesi ihtimalini önceden değerlendirip riskin minimaliz edilmesini sağlanmalıyız.
  • Araştırmacı rolümüz gereğince güncel bilgilere açık olmalı, gelişmeleri düzenli olarak takip etmeliyiz.
  • Hasta ile iletişimimizi dönütler alarak güçlendirmeliyiz.
  • Biliyoruz ki yaptığımız uygulamaları kayıt altında tutmak uygulayan sağlık profesyoneli ve tedavi altında olan hasta açısından son derece önem arz eder.
  • Ameliyat öncesi hazırlanan malzeme ile ameliyat bitiminde kullanılan malzemelerin sayılarak karşılaştırılması, bu konuda dikkatli ve titiz bir tutumun sergilenmesi gerekmektedir.
  • İlaç uygulamalarında 10 doğru ilkesi(doğru ilaç, doğru hasta, doğru doz, doğru zaman, doğru uygulama yolu, doğru hasta eğitimi, doğru kayıt, reddi doğrulama, doğru ilaç hazırlığı, doğru yanıt) kapsamında kontrollerinin her uygulamada yeniden yapılması gerekmektedir.
  • Adli olguların kaydı ve bildirimi konusunda hassas davranılması gerekmektedir. Özellikle de hatalı ilaç uygulamalarında bildirim yapıldığı takdirde hatalar sorgulanıp değerlendirilir.
  • Hastane kaynaklı enfeksiyonlar ve hastadan hastaya bulaşılmasını engellemek adına asepsi-antisepsi tekniklerine dikkat edilmelidir.
  • Hasta savunucu rolümüzün olduğunu kendimize hatırlatarak ilerlemeliyiz.
  • Hemşire etik ilkelerinden biri olan zarar vermeme/yararlılık ilkesi doğrultusunda bireylerin birçok olumsuz faktörden dolayı zarar görmesini engellemeye çalışır. Bu çalışmada iletişim bağları gereken bireylerle sağlanmalı, topyekûn davranılıp birlikte hareket edilmelidir.

Metin, B (2018), Hemşirelik hizmetlerinde hasta güvenliği ve tıbbi hata(Malpraktis), Sağlık Akademisyenleri Dergisi, 5(1):76-78

Demir-Zencirci, A (2010), Hemşirelik ve Hatalı Tıbbi Uygulamalar, Hemşirelikte Araştırma Geliştirme Dergisi, 12(1):67-74

Caymaz, M; Demir, A (2014), Sağlık Personelinin Tıbbi Uygulama Hatalarından Doğan Cezai Sorumluluğu, Ekonomi ve Sosyal Araştırma Dergisi, 1(1):1-24

Özkaya, N; Elbuken, B (2018), Sağlık Profesyonellerinin Hatalı Tıbbi Uygulamalarından Doğan Yasal Sorumlulukları: Hekim haricindeki sağlık meslekleri özelinde, Sağlık ve Sosyal Politikalara Bakış Dergisi, 2(2):109-128

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.