Senkronize Kardiyoversiyon, Karotis Masajı ve Modifiye Valsalva Manevrası Nasıl Yapılır?

0 5.288

Merhabalar arkadaşlar,

Bu yazımda sizlere defibrilasyon ile sıkça karıştırılan senkronize kardiyoversiyon işleminden, carotis masajından, valsalva manevrasından ve bu işlemler sırasında nelere dikkat etmemiz gerektiğinden bahsedeceğim.

Senkronize kardiyoversiyon ‘elektiriksel kardiyoversiyon’ olarakta bilinir. Kardiyoversiyon işlemi süreklilik gösteren anormal bir ritmin normal ritme döndürülmesi işlemidir. Farmakolojik ve elektriksel yolla yapılabilir.

Hasta genellikle hemodinamik olarak unstabil değilse kardiyologlar tarafından farmakolojik kardiyoversiyon önerilir. Medikal kardiyoversiyon olarakta adlandırılan bu işlem hastaya intravenöz yolla cordarone (amiodaron), rythmonorm (propafenon) gibi antiaritmik ajanların özel prosedürler kullanılarak uygulanmasıdır.

Senkronize kardiyoversiyon hasta hemodinamik olarak unstabil hale geldiğinde veya devam eden nabızlı ventriküler taşikardi, supraventriküler taşikardi, atriyal fibrilasyon veya atriyal flutter’in tedavisinde farmakolojik müdahale başarısız olduğunda kullanılır. Senkronize kardiyoversiyonda enerji, QRS kompleksi ile eş zamanlanır ve nispi refrakter dönemde(hiperpolorizasyon), ventriküler fibrilasyona neden olabilecek şok verilmesinden kaçınılır.

Senkronize kardiyoversiyon, repolarizasyonun hassas döneminde yani elektrokardiyogram (EKG)’in T dalgası sırasında potansiyel enerji dağıtımını azaltır.

Senkronize kardiyoversiyon nabızsız şoklanabilir ritimlere (Nabızsız ventriküler taşikardi, Ventriküler Fibrilasyon) uygulanmaz. Bu ritimlere uygulanan işlemin adı defibrilasyondur.

Kardiyoversiyon prosedürü, üç önemli fark haricinde defibrilasyon ile aynıdır.

  1. Defibrilatör senkron modda ayarlanmalıdır.
  2. Zaman varsa bilinci açık hastaya sedasyon verilmelidir.
  3. Düğmesine basıldığında, makine R dalgasını algılamaya çalıştığından dolayı enerjiyi doğru iletebilmek için şoklamada bir gecikme olacaktır. Diazepam, midazolam veya fentanil gibi anksiyolitikler, enerji verilmeden önce küçük dozlar halinde intravenöz (IV) yoldan uygulanmalıdır. Prosedür hasta veya hasta yakınlarına açıklanmalı ve mümkün olduğunca bilgilendirilmiş onam alınmalıdır.
Daha fazla içerik

Mümkünse, kardiyoversiyon öncesinde ve sonrasında 12 derivasyonlu bir EKG çekilmelidir. İşlemin hemen ardından hasta hemodinamik olarak stabil olana ve normal ritmine dönene kadar hastanın kardiyak ritmi, vital bulguları ve bilinç seviyesi değerlendirilmeli ve yakından izlenmelidir. Kardiyoversiyonun komplikasyonları arasında asistol, kavşak (junction) ritmi, prematür ventriküler kasılmalar (PVC), ventriküler taşikardi, ventriküler fibrilasyon, embolizasyon ve orijinal ritim bozukluğuna geri dönmesi bulunmaktadır.

Bir hastanın ritmini değiştirmek için kullanılan bir diğer yöntem ise, eğer hastanın bilinci açık ise valsalva manevrası kullanılması veya elle vagus sinirinin uyarılmasıdır. Bu yöntemler stabil supraventriküler taşikardi’de uygulanması gereken ilk tedavi basamağı olarak kabul görmektedir.

Modifiye valsalva manevrası yapılırken hasta supine pozisyona alınır daha sonra normal bir soluk alması istenir ve kapalı glottise karşı veya bir enjektörün pistonunu itecek şekilde enjektöre üflemesi istenir burada amaç 40 mmHg basınç oluşturacak zorlu bir soluk verdirmektir. Bu işlem 10-15 sn kadar sürmelidir. Soluk verme işlemi biter bitmez hastanın bacakları hızlı bir şekilde 45 derece elevasyona alınır bu şekilde venöz dönüş ve vagal uyarının arttırımı sağlanır.

Vagus sinirinin uyarılması da kalp hızını yavaşlatır ve ritim bozukluğunu sona erdirebilir. Geçmişte, göze direk bası yaparak oküler basıncın uyarılması veya hastanın yüzüne buz konulması ile de vagal uyarı yapılmaktaydı ancak artık bu yöntemler önerilmemektedir. Doktor, ritmi düzeltmek için karotis sinüs masajı yapmayı deneyebilir. Bu, baroreseptör ve dolayısıyla otonom sinir sisteminin parasempatik dalını uyaran karotis cismine baskı uygulayarak yapılır. Bu uyarım kan basıncını ve kalp atım hızını azaltır. Bir seferde sadece bir taraf yapılmalıdır.

Bu işlemi denemeden önce, doktor karotis arter üzerinde üfürüm olup olmadığını steteskop ile kontrol etmelidir. Üfürüm, karotis arterler üzerinden türbülans akım sonucunda oluşur ve arterdeki aterosklerotik plağı düşündürür. İşlem sırasında plaklarda kopma olması hastada inmeye neden olabilir. Eğer üfürüm duyulursa, karotis masajı kontrendikedir. Eğer hiçbir şey duyulmaz ve prosedür denenirse, hasta nazal maske ile oksijen destekli düz bir şekilde uzanmalı ve en az bir damar yolu olmalıdır. İşlem süresince hasta yakından izlenmelidir.

Araştırmalar hastaların %75’inden fazlasında sağ karotis masajı SA düğümü etkilerken sol karotis vücut masajı AV düğümü etkilediğini ortaya koymuştur. SA düğüm tamamen durduğunda bile, AV düğüm pacemaker aktivitesi sağlayabilir. İlk önce sol tarafa masaj yapılırsa AV düğümde komple blok oluşabilir ve ventriküler hızın yavaşlamasına neden olabilir. Basınç, mandibulanın hemen altındaki karotis artere hafifçe ve parmakları geriye doğru ve mediale döndürerek küçük, dairesel hareketlere uygulanmalıdır. Karotis masajı 5-10 saniyeyi geçmemeli ve ritim değişirse bırakılmalıdır.

Karotis Masajı

Karotis masajı, düzgün yapıldığında dahi, 15 ila 30 saniye arasında asistoliye, ardından da yeni bir pacemaker bölgesinin aktif hale gelmesi için birkaç idioventriküler kompleks oluşturmasına neden olabilir.

Karotis masajı yapılırken acil canlandırma ekipmanı ve ilaçlar hazır bulunmalıdır.

Karotis masajı başarılı olursa, hastayı birkaç saat izlenmeye devam edilmelidir. Karotis masajının komplikasyonları, başka ritim bozuklukları (örn., ventriküler taşikardi, ventriküler fibrilasyon, asistol), inme, serebral anoksi ve nöbetleri içerebilir. Bu riskler bilinerek yakın glaskow skalası ve hemşirelik takibi yapılmalıdır.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.