Pediyatrik Palyatif Bakım Ve Hemşireler Pediyatrik Palyatif Bakım Ünitelerinde Neler Yapabilirler?

0 247

2004 yılında DSÖ; çocuklarda palyatif bakım desteğini, yaşamı tehdit eden bir hastalığı olan çocuğun vücudunun, aklının ve ruhunun bütün olarak aktif bakımıdır ve ailesinin de beraberinde desteklenmesi şeklinde tanımlamıştır.

Pediyatrik Palyatif Bakımın felsefesi; hasta çocuk ve ailenin dahil edildiği, çocuğun yaşamına yıllar katmaktan çok yıllarına yaşam katmanın önemli olduğudur.

Günümüzde palyatif bakım yetişkinler için düşünülüp onlara göre geliştirilmiş, bu nedenle çocukların gereksinimlerini karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Burada önceliğin çocuklardan yana olması gerekirken yetişkinlerin düşündürücüdür. Ayrıca çocuklar küçük yetişkin değildir. Pediatrik palyatif bakım çocuklarla ilgili özel bir bilgi ve özgün bir bakım ve her çocuk ve ailesi için onların anlayabileceği dil kullanılarak bireysel bir bakım gerektirir.

Pediyatrik palyatif bakım çocuğun gelişimsel süreci nedeniyle yetişkin palyatif bakımdan ayrı bir yaklaşım gerektirir. Yaşamı tehdit eden hastalıkların nedenleri farklı, semptomlar farklı olduğu için yetişkin palyatiften ayrılır. Ekipte yetişkinden farklı olarak çocuk doktoru, çocuk hemşiresi, çocuk psikoloğu ve çocuk dil terapisti olmalıdır.

Duygu, düşünce ve isteklerini daha çok sembolik olarak dile getiren, sözel dilin az kullanıldığı çocukluk döneminde, çocuklarla iletişim konusunda eğitilmiş hemşireler ile yürütülmelidir.

Çocuklarda prognozun bilinmemesi ve hangi hastanın palyatif bakıma ihtiyacı olacağı belirlenmesindeki zorluklar nedeniyle pediatrik palyatif bakıma başlama zamanı çok açık ve kesin değildir. Bu nedenle yetişkinlerde de olduğu gibi palyatif bakıma tanı konulduğu andan itibaren başlanmalıdır.

Çocuklarda yetişkinlerden farklı olarak özerklik ve etik yasal durumlar farklıdır. Bu durumda ebeveynler hem bakım verici hem yasal karar verici olmaktadır. Bu nedenle ebeveynlere büyük görev düşmektedir. Bu süreçte biz sağlık çalışanı olarak ebeveynlere uygun bir dille onlara danışmanlık yapmalıyız.

Çocukları bazen yeterli bilgilendirmiyoruz ve bu durumda da çocuğun kaygı seviyesi artıyor. Bu nedenle çocuğa hastalığı ve tedavisi hakkında onun da katılımını sağlayabileceğimiz yazılı, sesli ve ağırlıklı olarak görsel materyaller kullanarak eğitim vermeliyiz.

Bakım sürecine çocuğu ve ebeveyni her zaman dahil etmeliyiz ki onların korkularını ve soru işaretlerini giderebilelim. Bu nedenle yetişkin palyatif bakımdan farklı olarak ekibe çocuk terapisti dahil edilmelidir.

Çocuklar ağrı eşiği daha düşük olduğu için ağrıya karşı direnişleri daha zordur ve bazen ağrılarını korkularından dolayı ya da daha önceki travmalarından dolayı dile getirmek istemezler. Bu durumda biz hemşireler çocuğun ağrısını anlamak için ona yüz ifadesi bulunan ağrı ölçeği kullanabiliriz ve bu süreci onun için eğlenceli hale getirebiliriz.

Hemşire olarak çocukların ölümlerinden yetişkine oranla daha çok etkileniriz ve kendimizi yetersiz hissedebiliriz bu nedenle bizlerinde uygun eğitim ve psikolojik desteğe ihtiyacımız olabilir.

Çocuk, hastalığı ve durumunu anlaması konusunda hassas bir şekilde desteklenmeli, ölüm ve yasla ilgili soruları yaşına ve anlayabileceği düzeyde verilecek cevaplarla karşılanmalıdır.

Daha fazla içerik

Çocuklar duygularını dile getiremezler, bu nedenle duygularını; oyun ve müzik gibi etkinlikler çocuğun duygularını ve korkularını ifade etmesinde etkili yöntemler olduğundan bu süreçte yaygın olarak kullanılmalıdır.

Ebeveynler çocuğunun yanında kalmak istediği için işten ayrılmak zorunda kalabilir ya da uzun süre çalışamayabilir. Bu durum, aile ve ülke ekonomisine yükler getirir. Hemşire, aileye ekonomik destek kaynaklarına nasıl ulaşabilecekleri konusunda bilgi vermeli ve çeşitli kurum ve kuruluşlardan destek alabilmeleri konusunda yardımcı olmalıdır

Çocuğun fiziksel, duygusal ve bilişsel gelişimi sürdüğü için eğitim, okul ve oyun gibi yaşa göre değişen beklentileri ve hedefleri ve ölüm algısı yaşa göre değişmektedir. Bu nedenle ekipte çocuklar için palyatif bakım eğitim alan hemşireler çalışmalıdır ki çocuğun dönemine uygun yorumlamalar yapabilmelidir ve hemşire her zaman kendini güncel bilgilerle donatmalıdır.

Çocuklarda ölüm ve yas süreci yetişkinlerden çok daha farklıdır. Ölüm ve yasla ilgili soruları yaşına ve anlayabileceği düzeyde verilecek cevaplarla karşılanmalıdır.

Çocukların ölümü yetişkinlere göre; daha uzun süreli ve daha yoğun ve karmaşık bir yas sürecine neden olabilir. Ebeveynler başta olmak üzere, çocuğun kardeşlerini, arkadaşlarını ve sağlık personelini yoğun bir şekilde etkilemektedir. Bu yas sürecinde hem aileye hem kardeşlere destek olmak uygun yerlere yönlendirmek önemlidir.

Ölüm duygusunu deney imleyen insanların bir araya gelmesiyle oluşabilecek gruplar, duyguların paylaşılmasına ve ailelerin yalnız olmadıkları duygusuyla rahatlamalarına olanak verecektir.

Pediatri Palyatif Bakım Merkezleri olmayan hastanelerde çocuklar yoğun bakımlarda tedavi görüyor bu nedenle aileleri onlarla sık görüşemiyor ancak PPB merkezlerinin açılmasıyla çocuğun annesinin yanında olması ona daha güven verir ve çocuğun duygusal gelişimine katkı sağlar.

Türkiye’de çocuk palyatif bakım merkezi bulunan hastaneler;

  1. 2015 yılında ilk olarak Bursa Ali Osman Sönmez Onkoloji Hastanesi ile Dörtçelik Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesinde Pediyatrik Palyatif Bakım Merkezi çocuk hastaların aileleri ile kalabileceği şekilde dizayn edilerek hizmete sunulmuştur. Merkez, aile merkezli bakım uygulamalarının verilebilmesi amacıyla çocuk hastaların aileleri ile kalabileceği şekilde tasarlanmıştır.
  2. 2018 yılında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde yönetmeliğe uygun olarak, Avrupa standartları referans alınarak hizmet veren Pediyatrik Palyatif Bakım Merkezi açılmıştır. Evde “Palyatif Bakım Mobil Hizmetler” bu merkeze entegre edilerek hizmete geçirilmiştir.
  3. Aydın Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi. 10 yetişkin 6 da çocuk palyatif yatağı varken artan talep doğrultusunda servise 5 yatak daha ilave edilmiştir.
  4. Mersin’ Şehir hastanesi 70 yataklı Bakım Ünitesi bulunmaktadır. 24 yatağı çocuk, 46 yatağı erişkin palyatif bakım olarak hizmet vermektedir.
  5. Bolu’da Abant İzzet Baysal Üniversitesi (AİBÜ) İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 6 yatak kapasiteli Çocuk Nöroloji ve Palyatif Servisi .
  6. Ankara Dr. Sami Ulus Kadın Doğum, Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Çocuk Palyatif Bakım Merkezi
  7. Ankara Şehir Hastanesi
  8. Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi (BEAH) Çocuk Palyatif Merkezi
  9. Diyarbakır’da Çocuk Hastalıkları Hastanesibünyesinde kurulan “Çocuk Palyatif Bakım Merkezi” hizmete açıldı.

Son olarak bir vaka ile bitirmek istiyorum.

Bursa Dörtçelik Kadın ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde SMA Tip1 hastası Tuğçe 14 ay boyunca, hastanede pediyatrik palyatif bakım merkezi olmadığı için yoğun bakımda tedavi gördü ve annesi, Tuğçe’yi sadece haftada 1 kez görebiliyordu. Hastanede 2015 yılında PPB Merkezinin açılmasıyla annesi Tuğçe’nin her daim yanında bulunması sağlandı. Bu sayede Tuğçe’nin hem de annenin duygusal gelişimi ve güvenleri daha da arttı.

Algıer, L. (2005). Çocuklarda palyatif bakım. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Mecmuası, 58(03), 132-135.

Harputluoğlu, N., Çelik, T. (2020). Pediatrik Palyatif Bakım, Behcet Uz Cocuk Hast Derg. 2020; 10(1): 1-7 | DOI: 10.5222/buchd.2020.30922

Sarman, A. Palyatif/Pediatrik Palyatif Bakımın Tarihsel Gelişim Süreci, İlkeleri ve Hemşirelik Bakımı. Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi, 8(3), 153-160.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.