Patoloji Laboratuvarı Eğitim Programında Kimyanın Yeri ve Önemi Nedir?

1 374

Kimyanın Tıbbi Patoloji Laboratuvarı İçindeki Yeri ve Önemine ilişkin önceki yazımda  genel tanımlamasına ve üç bölümden oluşan değerlendirmenin olacağına değinmiştim. Şimdi bunun daha derinine inmeye çalışacağım bir değerlendirmenin ilki olan, patoloji laboratuvar teknikleri eğitim programında patoloji kavramı, histokimya ve immünhistokimya yöntem ve yaklaşımları ve kimya kavramını inceleyeceğimiz; Kimya’nın kısaca varoluşumuzdan günümüze ve patolojide tanı koymada önemi üzerine durduğum bir yazıyı kaleme aldım.

Patoloji Kavramı

Hastalıkların nedenleri ve mekanizmalarını açıklama çabalarından ortaya çıkan patoloji, insanlık tarihi ve tıbbın kendisi kadar eskidir. Patoloji sözcüğü, Grek dilinde pathos (hastalık) ve logos (bilim) sözcüklerinin birleştirilmesi ile meydana gelen hastalık bilimidir.

Patoloji, organ ve sistemlerde hastalık olarak ortaya çıkan yapısal değişiklikleri (morfoloji), fonksiyonel bozuklukları, bunların nedenlerini (etiyoloji) ve oluşum mekanizmalarını (patogenezis) inceleyen bir bilimdir.

Genel ve özel patoloji olarak ikiye ayrılır. Klinik patoloji, doku, organları makroskopik, mikroskobik, kimyasal ve moleküler yöntemlerle inceler; kan, idrar gibi vücut sıvılarını ve dokuları kimyasal, mikrobiyolojik, hematolojik ve moleküler yöntemlerle inceler.

Patolojik Yöntem ve Yaklaşımlar

Sübjektif morfolojik değerlendirme, patoloğun tanıya ulaşmada kullandığı yollardan yalnızca birisidir. Patolog, yeri geldiğinde biyokimyasal, farmakolojik, mikrobiyolojik, genetik, moleküler biyolojik verileri kullanılabilir; özel yöntem ve düzeneklerin yardımıyla dokular üzerinde nitel veya nicel incelemeler yapılabilir.

Bunlar arasında histokimya, immünhistokimya, in situ hibridizasyon1, DNA sitometrisi, digital görüntü analizi gibi yöntemler sayılabilir. Laboratuvar bulguları olarak tümöre yönelik kan kimyası incelemeleri, bakteri kültürleri, idrar muayeneleri sayılabilir.

Histokimya ve İmmünhistokimya

Daha fazla içerik

Histokimyasal reaksiyon dokuda ve hücrede bulunması beklenen yerde varlığı araştırılan çeşitli organik/inorganik maddelerin, bir seri kimyasal olaylar sonucunda renkli bir bileşik olarak çöktürülmesi ile hücre içindeki enzimlerin görünür hale getirilmesidir. Böylece inorganik oluşumlar ve çeşitli kimyasal bileşikler histolojik kesitlerde gösterilebilir.

İmmünohistokimyasal yöntem ise dokulardaki ve hücrelerdeki antijenlerin ortaya çıkartılması veya görülür hale getirilmesi amacıyla, antijenik epitoplara özgül antikorla işaretlenmesi ile karakterizedir. Bu yöntemde, antijen-antikor reaksiyonu temel alınır. İmmünohistokimyasal teknik, bir dokunun belli bir antijeni eksprese edip etmediğini, yanı sıra o dokudaki belli hücrelerin antijenik durumunu ve mikro-anatomik yerleşimini de gösterir.

Ayrıca yapılan immünohistokimyasal boyamalarla da tümörün cinsinin tespiti günümüzde çok yaygın olarak kullanılmaktadır. Kas, sinir dokusu, kan kanserinin tiplendirilmesi, kaynağı bilinmeyen ve ilk kez metastazıyla karşımıza çıkmış bir tümörün ilk odağını bulmada da önemlidir.

Kimya Kavramı

Kimya maddenin yapısını, özelliklerini, bileşimini, etkileşimini, tepkimelerini araştıran ve uğradıkları dönüşümleri, bu dönüşümler sırasında açığa çıkardıkları ya da soğurdukları enerji ve entropiyi inceleyen bilim dalıdır.

Kimya’nın Varoluşumuzdan Günümüze ve Patolojide Tanı Koymada Önemi

Bizler, düşünebilen atom yığınlarıyız. Kimya, vücudumuzu oluşturan elementlerden, canlı-cansız her varlığın, yıldızlarda üretilen atomların çeşitli şekillerde bir araya gelmesiyle oluşması, Dünya üzerindeki canlılık, Evren’in başlangıcından sonraki milyarlarca yıllık kozmolojik ve fiziksel evrimin sonucunda oluşabilen Güneş ve Dünya’nın var oluşu sonrası, kimyasal evrim sonucu var olabilmiştir.

Kimya, yiyecek ve içeceklerin üretiminde ve sofralarda önemli bir role sahiptir. Tıpta, tanı ve tespit etmede, adli tıpta işlenen suçları aydınlatmada, çiftçi, inşaat ve boya gibi her materyalin oluşumunda kimyaya başvurulmaktadır.

Patoloji, mikroskop altında saptananlardan genetik sonuçlara kadar her türlü veriyi birleştirip doğru tanı koymada kimyasal yöntemler en önemli faktördür. Kimyasal yöntemlerle, akciğer, bronş veya deride görülebilen çeşitli enfeksiyon hastalıklarına neden olan bakteri ve mantar gibi mikroorganizmalar; karaciğer, kas veya beyin gibi organlarda metabolik hastalıklara neden olan hücre ürünlerinin anormal birikimleri; böbrek, damar, deri veya bağırsakta birikerek farklı hastalık tabloları oluşturan amiloid, kolajen gibi proteinöz maddeler görünür, özellikle deri ve böbrekten alınan biyopsilerin dondurularak yapılan kesitlerine floresanla işaretli bazı antikorlar uygulanması işlemi; özellikle bağışıklık sistemini ilgilendiren bazı hastalıklarda dokularda ortaya çıkan birikimler görünür. Patoloji tanı ve konsültasyonun da kimyanın varlığı ve önemi göz ardı edilemez.

Bazı özel hastalıkların teşhisinde kullanılan bir tekniktir. Düzce Üniversitesi Bilim ve Teknoloji Dergisi,  Cilt 3, Sayı 2, 2015,  K.Özdemir, F.G.Muranlı ve M.Kanev’in In situ Hibridizasyon Yöntemleri çalışmalarında “In situ melezleme belirli bir nükleik asit dizisinin doku veya hücre içerisinde bulunduğu yeri tespit etmeye yönelik bir tekniktir. In situ melezleme özel DNA veya RNA dizilerine bağlanabilen, işaretli ve tamamlayıcı DNA/RNA nükleik asit ipliklerinin kullanıldığı hibridizasyon yöntemidir.” Şeklinde tanıma yer verilmiştir.

1 yorum
  1. Güler diyor

    Mükemmel anlaşılır bir yazı olmuş, tebrikler ilknur hocam👏👌

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.