Önemsiz Bir Eserimiz: Gaita

2 307

Sizce insanoğlu geçmişte ve bugün sahip olduğu ve gelecekte sahip olabileceği değerlerin ne kadar farkında?

Yüzyıllar boyu şifa amacıyla kullanılmış olan dışkının; 4. yüzyılda ‘’Sarı Çorba’’ adıyla -Çin’de- gıda zehirlenmesi ve ciddi ishal hastalarında, 16. yüzyıldaysa yüksek ateş, ağrı, kusma, kronik ishal ve kabızlık tedavisinde kullanıldığını biliyor muydunuz?

Peki ya, modern tıpta ilk kez 1958 yılında Eiseman B. tarafından kullanılarak gündelik hayatımızda yerini almaya başladığını?

Tam bu noktada ‘’Nasıl ya, modern tıpta da mı?’’ dediğinizi duyar gibiyim. Evet.

Dışkı nakli, diğer adıyla ‘’Fekal Transplantasyon’’, bağırsak mikroflorasının bozulduğu durumlarda günümüzde sıklıkla duymaya başladığımız yeni bir tedavi yöntemi. Bozulmuş olan kolon florasını yeniden doğal formasyonuna kavuşturmak amaçlı yapılan bir girişim ve bu girişimin sanıldığının aksine bok yemekle hiçbir ilgisi yok. İşlem, sağlıklı bireylerden elde edilen dışkının çeşitli yollarla hastaya verilmesi esasına dayanıyor.

Kolonoskopiyle, nazogastrik veya kapsül formunda oral yoldan bu uygulama yapılabiliyor. Fakat gaita nakli yüzyıllar önce -bu uygulamalar yokken- nasıl yapılıyordu inanın ben de çok merak ediyorum.

Dünyada onlarca hastalığın tedavisinde dışkı nakli deneniyor ve gaita bankaları dahi kurulu.

Tıbbın insanoğluna sunduğu tüm medikal ilaçları kullandıktan sonra, ölümü ya da kalın bağırsağının alınmasını bekleyen ve gaita nakli yapılan hastaların %40’ı normal bir insan gibi gaita yapabilir hale getiriliyor. Muhteşem değil mi?

1989’da kronik ishali olan 4 vakada kullanılmasıyla modern tıptaki yerini tamamen almış vaziyette.

Bu sayesinde dünyada diğer tüm tedavi yöntemleri ile durdurulamayan kronik ishal, ülseratif kolit, Crohn gibi iltihabi bağırsak hastalıklarında yavaş yavaş kullanılmaya başlanıyor. Günümüzdeyse artık birçok metabolik, immünolojik ve nörolojik hastalıkta kullanılıyor, hayret ve heyecan verici olumlu sonuçlar alınıyor.

Peki, bu uygulama kimlere yapılabiliyor?

Gaita nakli, bilinci yerinde olan herkese yapılabiliyor. Fakat alıcının gaitasında ve kanında enfeksiyon varsa tedavi edildikten sonra gaita nakli yapılmalı. Donör, çeşitli testler ile sağlıklı olduğu teyit edilmiş, hastanın yakını ya da herhangi 3. bir kişi olabilir, cinsiyet ise hiç fark etmez.

İşlemden önce alıcı ve donör nasıl hazırlanmalı?

İşlemden önce alıcının yeni bir hastalığa maruz bırakılmaması için donörlerin ayrıntılı incelenmesi gerekmekte. Donörlerin, ‘’Endemik ishal bölgesine seyahat hikâyesi, cinsel yaşantısı, daha önce geçirilmiş operasyon hikâyesi, kan transfüzyonu, donörün ailesinde otoimmün ve metabolik hastalık varlığı, birinci ve 2. derece akrabalarda malignite varlığı olup olmadığı’’ sorgulanmalı. Donör seçimi tamamlandıktan sonra taramada ortak olarak belirlenmiş olan Amsterdam protokolü uygulanmalı.

Sağlıklı bir insanın dışkısının alınıp bağırsak mikrobiyotası bozuk olan birine verilmesi ile bağırsak florasının güçlendirildiğini, bu yöntemle sadece bağırsak hastalıklarının değil, anksiyete ve depresyon gibi psikolojik hastalıkların da tedavi edilebileceğini söyleyen Doktor Metin Başaranoğlu, mekanizmayı bizlere şöyle anlatıyor:

‘’Beyin ve bağırsaklar arasında yerleşik olan ve 2 yönlü hareket eden sinir yolakları vardır. Bağırsaklardaki bağışıklık sistemi ve bu iki yönlü iletişimin, metabolik hastalıklar olan obezite ve diyabeti de kapsayacak şekilde psikolojik davranışlarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Bu işleyiş beyin gelişimi, otizm ve sinir gelişim hastalıklarını da içerisine alacak şekilde kapsamlıdır. Yani son yıllarda ortaya konan bir gelişme de bağırsak hastalıkları gibi nörolojik ve psikiyatrik hastalıkların da bozulmuş bağırsak florasının onarımı ile tedavi edilebilir olmasıdır.”

Tam 32 hastalığın tedavisinde!

Daha fazla içerik

Kronik ishal, ülseratif kolit, Crohn, MS, depresyon, Parkinson ve otizmde ciddi sayıda araştırma var ve son 3 yılda yapılan 6 uluslararası araştırmanın yayınlanmış sonuçlarının değerlendirildiği bir meta-analizde tüm dünyada gaita naklinde başarı oranı ortalaması %33,5.

Hastalıklar bozulmuş bağırsak florasının onarımı ile tedavi ediliyor!

Antalya’da yaşayan iş insanı Ali Bıdı’nın, bağırsak hastalarının tedavisinde kullanılmak üzere özel bir kliniğe düzenli olarak dışkı bağışladığı ve dışkı bağışı karşılığında özel klinik tarafından üniversite öğrencilerine burs verilmesini sağladığı şeklindeki haber, dışkı nakli ile ilgili merak edilen noktaları bir kez daha gündeme getirdi. NTV, 20.08.2019, 09.15

Dışkı naklinin Türkiye’deki maliyetinin 102 TL, Amerika’da ise 30 bin dolar.

Dünyada bu konuyla ilgili yapılan ilk araştırma hastaların özellikleri nedeniyle oldukça zor ilerlemiş. Sebebiyse; araştırmaya katılan fiziksel engelli olan hastaların, kolon temizliğinin oldukça çok zor olması. Şu ana kadar gaita nakli gerçekleştirilmiş olan 26 MS hastasından, 6’sında çok ciddi düzelme görülmüş ve hatta 2 hasta yürüteci bırakarak duvara tutunup yürüyecek hale gelmiş.

Bu işlemin herhangi bir yan etkisi var mı?

Gaita transferinden sonra 4-5 gün süren duyarlılık, şişkinlik, gaz, kramp, ateş gibi yan etkiler olabiliyor. Fakat uzun dönem sonuçlarına dair literatürde henüz yerini almış somut bir veri yok.

Sizce nakil sonrası biz hemşirelere hangi görevler düşüyor?

Tedavi sonrası süreçte hastalara uygulanan materyali mümkün olduğu kadar uzun süre tutmaları tavsiye ediliyor. Bağırsak motilitesinin azaltılması ve sedasyon uygulanmış ise etkisinin kaybolması için işlemden sonra en az 2 saatlik yatak istirahati gerekmekte. Sonrasında hastalar için herhangi bir fiziksel aktivite kısıtlaması bulunmuyor.

Hastanın diyetinde yeterince lif içeren gıda tüketmesi oldukça önemli, bu sayede faydalı yağ asitlerinin üretimi de uyarılmış oluyor. Hasta kısıtlama olmadan düzenli bir diyete devam edebiliyor. Bu süreçte biz hemşirelerin gözlem, bilgilendirme ve takip yapması son derece önemli.

İşlem sonrası ortaya çıkabilecek karın ağrısı, diyare, konstipasyon, hafif ateş gibi belirtilerin takibi, uygun bakım ve tedavisi sağlık profesyonellerince sağlanmalı. Bizler taburcu edilecek hastaları yan etkilerin bir süre daha devam edebileceği, daha ciddi yan etkiler hissettikleri takdirde mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği konusunda bilgilendirmeliyiz. Ayrıca telefon görüşmeleriyle hastanın takibinin yapılması ve tedaviye uyumunun değerlendirilmesi, hastanın iyileşme sürecini kontrol altında tutacak ve sağlık kontrollerini atlamamasına yardımcı olacaktır.

“Her insan, kendinde, boşaltılması gereken üç çeşit dışkı üretir. Bunlardan birincisi, normal beslenmenin sonucudur ve kendiliğinden boşaltılır. Her gün yapılması gereken bir şeydir bu. Aksi takdirde çeşitli hastalıklar baş gösterebilir. İnsan sindirilmiş besini boşaltmak için nasıl tuvalete gidiyorsa, ikinci çeşit dışkıyı boşaltmak için gene bir tuvalete gitmelidir. Bu ikinci çeşit dışkı cinsel ilişki yoluyla boşaltılır.

(…) bazı kimseler her gün, bazıları haftada bir, bazıları ayda bir, hatta altı ayda bir bu tür bir boşaltıma gerek duyarlar. Bu da sübjektif bir şeydir. Üçüncü tür dışkı ise, kafada üretilir. Bu dışkı, üçüncü tür besinin, yani, zihnimizi etkileyen şeylerin, izlenimlerin artığıdır. İşte bu dışkı, beyincikte toplanır, (ben bu aşamada üretilen enerjiye piandschoachary, yani hayal gücü enerjisi diyorum).

(…) üçüncü tür dışkı, nefesin doğru kullanılmasıyla vücuttan atılabilir.”

John Godolphin Bennett- Gizemciler ve Seks

Bir gün hastalıkların çaresinin gaitamızda gizli olduğuna ki hangimiz inanabilirdik ki?

Prof. Dr. Ahmet Uygun, GATA Gastroenteroloji Bilim Dalı, Ankara

Demirci H., Fekal Mikrobiyota Transplantasyonu, Tıp Fakültesi Klinikleri Cilt 2, Sayı 4, Ekim 2019 (127-129)

Yoldaş G., Türeyen A., Fekal Mikrobiyota Transplantasyonu ve Hemşirelik, Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 2020; 23(4): 534-539.

 Özden G., Çevik Aktura S., Çıtlık Sarıtaş S., Fekal Mikrobiyota Transplantasyonu ve Hemşirelik Bakımı, Huhemfad-Johufon 2020,7(2), 175-179.

2 Yorumlar
  1. Süleyman diyor

    Bilgilendirici bir içerik olmuş kendi adıma çok teşekkür ederim 🙏🏼

  2. Süleyman diyor

    Bilgilendirici bir içerik olmuş kendi adıma çok teşekkür ederim

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.