Kronik Hastalıklarda Belirsizlik Algısıyla Baş Edebilme

0 343

Yaşamın herhangi bir döneminde, insanlar bazen belirsizlik yaşayabilir. Yaşanılan olay, durum ya da süreçleri değerlendirmede, anlamlandırmada ya da yorumlamada insan kendini kimi zaman yetersiz ve çaresiz hissedebilir.

Belirsizlik; bir olay ya da durumla ilgili bilgi eksikliğidir. Belirsizlik; şüphe ve endişe ile bilmek ve bilmemek arasında bir durumdur. Ayrıca belirsizlik, geleceği öngörememek ve geleceğin net olmaması demektir.

Crigger (1996) ise belirsizliği, herhangi bir durumun kontrolünü sağlamadaki ya da anlamını açıklamadaki yetersizlikten kaynaklanan bilişsel bir durum olarak tanımlar. Sonuçta belirsizlik bireyin algısında gelişen bir durumdur.

Hastalıklar, bireylerin yaşadığı durum ve bu durumun sonuçlarıyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmaması ya da bilgilendirilmemesi nedeniyle belirsizlik algısı oluşturan özel durumlardır. Diyabet gibi kronik hastalıklar da bireyin hayatına girdiğinde, belirsizlik ve yetersizlik algısı yaşatabilir.

Kronik hastalıklarda belirsizlik algısıyla baş edebilmek için, hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmak ve öz yeterlilik algısını güçlendirmek en etkili çözümdür.

Hastalıklar Belirsizlik Algısını Nasıl Etkiler?

Algılar kimi zaman kişiye belirsizlik yaşatabilir. Yaşanılan durum ya da karşılaşılan olaylara bakış açısı, durumu anlamlandırma şekli kişinin algılarını oluşturur. Algıların bilişsel ve ruhsal duruma olan olumsuz etkileriyse, bazen belirsizlik olarak anlamlandırılır.

Öyle bir algıdır ki belirsizlik; iyilik halini olumsuz etkiler, stres yaratır ve bireyin gücünü zayıflatır. Bu yaşanılan durum ise, sağlık açısından tehdit ve hastalıklar için risk oluşturur.

Hastalık sürecinde yaşanılan belirsizlik ise, hastalığa bağlı gelişen olayları anlamaya bağlı yetersizlik hissetme durumudur. Yaşanılan durumla ilgili, bireylerin bilgi eksikliği olabilir. O an yaşanılan durumla ilgili, yeterli açıklama yapılmamış ya da hasta birey tarafından anlaşılmamış olabilir. Bireyin yaşamında değişiklikler yapması durumu karşısına çıkabilir ya da birey yaşamında kontrolü kaybetme endişesini de yaşıyor olabilir. Sonuçta, bu ve benzeri durumlar bireyi belirsizliğe sürükler ve iyilik halini olumsuz etkiler.

Hastalık deneyiminde belirsizliğin birkaç şekli karşımıza çıkar. Bunlar:

  • Hastalığın durumuyla ilgili belirsizlik
  • Hastalığın tedavi ve bakım sürecine ilişkin karmaşıklık
  • Hastalığın teşhisi ve ciddiyeti hakkında bilgi eksikliği
  • Hastalığın seyri ve ilerleyişinin tahmin edilemezliği şeklindedir.

Her koşul ve durumda belirsizlik algısı stres, kaygı, öfke ve ümitsizlik yaratır. Olumsuz duygu durum hali, kararsızlık ve uyum sorunu yaşatır. Beraberinde karşılaşılan durumla baş etme gücünde azalma ve yaşam kalitesinde düşüklük sorunu yaşanabilir.

Diyabet gibi kronik hastalıklarda belirsizlik, genellikle hastalıkla ilk tanışma anında başlar. Çoğu zaman, hastalık hakkında bilgi eksikliği ya da hastalığa bağlı gelişebilecek diğer sağlık sorunlarını bilmeme hali belirsizlik algısını güçlendirir. Bu durum; hastanın yaşanan belirsizliğin üstesinden gelmek amacıyla sağlık profesyonellerinden destek ve bilgi alma arayışında bulunmasına neden olur. Bu süreçte hastanın bilgilendirilme gereksinimi karşılanamaz ve yönetim desteği sağlanamazsa; durum belirsizlik yaşayan hastanın hem kendiyle hem de sağlık profesyonelleriyle çatışma yaşamasına neden olabilir.

Hastalıklarda Öz Yeterlilik Algısı

Belirsizliğin çözümü ise yeterlik/yeterlilik algısıdır. Bireyin içinde bulunduğu durumun olumsuz yönleriyle baş edebilme gücüne yeterlilik denir. Her koşulda, hastalıkta dahi kontrolü ele almak ve kendine güven duymaktır yeterlilik algısı.

Daha fazla içerik

Öz yeterlilik kavramı ise, bireylerin karşılaştığı durumlarla başa çıkabilmek için gerekli olan tutum/davranışları ne kadar başarıyla gösterebileceklerine dair inançları olarak tanımlanır. Öz yeterlilik algısı; bireyin farklı durumlarla baş etme, o durumun gerekliliklerini yerine getirme ve gereken sorumlulukları başarma kapasitesine ilişkin algısıdır.

Öz yeterlilik algısını neler güçlendirir:

  • Kişinin başarılı deneyimlerini kendi çabasına ve davranışlarına bağlaması
  • Başkalarının davranışlarını, başarılarını ve deneyimlerini gözlemlemesi
  • Kişinin beceri ve yeterliliğine yönelik, başkalarının sözel ifadeleri ve iknada bulunması
  • Kişinin olumlu düşünce ve duygular içinde olmayı başarması

Bireyin var olan tüm kaynaklarını ve koşullarını yeterlilik gösterebilmek amacıyla kullanmayı bilmesi gerekir. Düşünce biçimini yeniden değerlendirmek, olumlu düşünce becerisi geliştirmek önemlidir. Destekleyici sosyal çevre, sahip olunan maddi ve manevi kaynaklar, yaşama dair inançlar yeterlilik algısını güçlendirecek unsurlardır. Bireyin her koşulda öğrenme merakı, öğrendiklerini deneyimleme becerisi, kontrolü ele alma arzusu ve öz güven duygusu yeterlilik algısını güçlendiren diğer faktörlerdir.

Diyabet dahil kronik hastalıkların her biri, hastalık öz yönetim becerisi gerektirir. Hastalık öz yönetimi ise:

  • Hastalıkla ilgili yaşam kalitesini koruyacak gerekli bilgi ve davranışları hayata yansıtmak.
  • Hastalıkla sağlıklı yaşamayı öğrenmek ve hastalığın olumsuz etkilerinden korunmak.
  • Hastalığa rağmen hayatta güçlü olmak.
  • Hastalığın beraberinde getirdiği sorunlarla etkili baş etme becerisi kazanmak.
  • Hastalığın potansiyel etkileri, tedavi ve bakım gereklilikleriyle ilgili bilgi sahibi olmak.
  • Sağlık profesyonelleriyle sürekli iletişim ve iş birliği içinde olmak şeklindedir.

Hastalık öz yönetiminde bilgi ve beceri kazanmak, öz bakım sorumluluğu üstlenmek kişinin belirsizlikler karşısında daha yeterli ve güçlü olmasını sağlar.

Hayatta belirsizlikler karşısında umutsuz ve güçsüz hissetmek yerine yeterlilik algısını güçlendirerek sağlıklı, huzurlu, neşe ve esenlik dolu bir yaşam yaşamak mümkündür.

Hemşireler, Hastalarının Öz Yeterlilik Algısını Nasıl Güçlendirmeli?

Hemşirelerin; sağlığın geliştirilmesi ve korunmasında, kişinin kendi potansiyel gücünü kullanmasını sağlayarak sorumluluk bilinci kazandırmada destekleyici rolü bulunur. Sağlığı geliştirici davranışların kazanılması ve sürdürülmesinde, kişilerin öz yeterlilik algısının güçlendirilmesi ve öz sorumluluğun geliştirilmesine yönelik hemşirelere önemli sorumluluklar düşer.

Kronik hastalıklarda tedavi ve bakım sürecinde öz yeterlilik önemli rol oynar. Öz yeterlilik algı düzeyi, bireylerin hangi davranışları göstereceğini ve davranışlarının sonuçlarını etkiler.

Hemşireler, kronik hastalık durumunda bireylerin öz yeterlilik algısını güçlendirme amacıyla şu konularda destek sağlayabilirler:

  • Hastalık sürecinde bireyin belirsizlik algısının değerlendirilmesi
  • Hastalık yönetimi konusunda, bireyin eğitim gereksinimin karşılanması
  • Hastalık sürecinde beklenmedik durumlar karşısında bireye rehber olunması
  • Hastalık yönetimi sürecinde etkili problem çözme becerisinin bireye kazandırılması
  • Etkili stres yönetimi konusunda bireyin desteklenmesi
  • Kronik hastalık yönetiminde bireye öz yönetim desteği sağlanması
  • Hastalık yönetiminde bireyle sürekli iş birliği içinde olunması

Kronik hastalıklar, bireye belirsizlik algısı yaşatabilir durumlardır. Belirsizlik algısının yaşattığı olumsuz durumlarda; pozitif düşünmek, olumlu duygular hissetmek, sorumluluk üstlenmek ve öz yeterlilik algısını güçlendirmek etkili çözüm yollarıdır.

Sorumluluk Reddi Beyanı: Bu yazı sadece bilgilendirme amaçlıdır. Paylaşım tıbbi hizmet, tıbbi talimat veya tıbbi öneri olarak anlaşılmamalıdır. Bu yazıda yer alan bilgilerin hiçbiri, sağlık uzmanları ile yapılan görüşmelerin yerini almayı amaçlamamaktadır. Bu nedenle; sağlıkla ilgili her türlü gereksinimiz için mutlaka hekim, hemşire, diyetisyen, eczacı ya da ilgili diğer sağlık uzmanlarına danışmanız ve tavsiyelerine uymanız önemlidir.

Bandura, A. (1977). Self-efficacy: Toward a Unifying Theory of Behavioral Change.Psychogical Review. 84(2): 191-215.

Bar-Anan, Y., Wilson, T. D., Gilbert, D. T. (2009). The feeling of uncertainty intensifies affective reactions. Emotion, 9(1), 123.

Crigger, N.J. (1996). Testing an uncertainty model for women with multiple sclerosis. Adv Nurs Sci, 18(3): 37-47.

Gabe, J., Bury, M. ve Elston, M. A. (2005). Key Concepts in Medical Sociology. London: Sage.

Mishel, M. H., ve Braden, C. J. (1988). Finding meaning: Antecedents of uncertainty. Nursing Research. 37: 98-103.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.