Kefernahum Filmi Üzerinden Halk Sağlığı Hemşireliği

0 250

Nadine Labaki’nin yönetmenliğini üstlendiği Kefernahum filminde başrolünü Zain Al Rafeea üstleniyor. Filmin senaryosunda ise yönetmenle birlikte Michelle Keserwany ve Jihad Hojeily’nin imzası var.

Prömiyerini Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren film, Toronto, Melbourne, Saraybosna, Zürih, Busan, Londra ve Stockholm gibi uluslararası festivalleri dolaştı. Cannes’dan 3 ödülle dönen film Altın Palmiye ödülü için de adaylık sahibiydi.

Filmde halk sağlığının bir konusu olan hassas grupların çoğunluğu yer almaktaydı. Yoksul ve fakir bir aile, eğitim hakkından mahrum kalmış bireyler, erken yaşta evlilik, işsizlik, kötü yaşam koşulları, plansız gebelikler, göçmenlik, insan kaçakçılığı ve kimliksiz olduğu için sağlık hizmetlerine erişimde sıkıntı yaşadığı için ölen bir çocuk. Bu tarz yaşama sahip aileler halk sağlığı hemşireliği için aslında çok da uzak bir durum sayılmaz.

Sağlık herkesin bir hakkıdır.

Özellikle şu günlerde gündemimizde oldukça sık yer alan savaşlar, plansız göçlere sebep olmaktadır. Bu tarz ani ve köklü nüfusla olan göçleri ülkeler tolere edemeyebilir ama doğru politikalarla doğru adımlar atılmalıdır. Bazı Avrupa ülkeleri ve ABD bu göçlerden ülkelerini korumak adına göçmenlerin sağlık hizmeti almasını sınırlamaktadır.

Sağlık hizmeti herkesin hakkıdır.

Evet her toplumun bir kimliği vardır. Aynı dili konuştuğu aynı kültürü oluşturduğu fakat sağlık hizmeti demek kişinin beden ve ruh sağlığını korumak demektir ve kişiler bu haktan mahrum kalmamalıdır.

Daha fazla içerik

Bir diğer konu ise evsizlik durumu…

Evsizlik için illaki kişinin sokakta yaşamasına gerek yoktur. Kötü ev koşulları da aslında bir evsizliktir. Kişi çatısız değildir ama o evin çerisinde belki de bir birey olarak hissedemiyordur. Ya da kötü hijyen koşullarında yaşıyordur.

Eğitimsizlik belli başlı her şeyi etkilemektedir.

Eğitimsizlik madde bağımlılığı, suça meyilli, durumlar karşısında çaresizliği, işsizliği ve yoksulluğu beraberinde getirmektedir. Ve aynı oranda yoksulluk bunlara sebep olmaktadır. Kısacası bir kısır döngü mevcuttur.

Bu tarz birey ve ailelerle karşılaştığımızda bu kişileri bu kısır döngüden kurtarmalıyız. Birinci önceli olarak ihtiyaç sıralamasını iyi belirlemeliyiz. Bu ailelerin öncelikle temel ihtiyaçlarını karışılmaya, çocukların daha sağlıklı ortamlarda büyüyüp eğitim almaya hakları vardır. Bunlar sağlandıktan sonra anne ve baba figürüne aile planlaması, iş vb. İhtiyaçlarını karşılayacak sağlık eğitimleri yapılmalıdır. Halk sağlığı hemşiresi bu gibi durumlarda multidisipliner çalışmalıdır. Farklı devletin hizmet grupları ile ortak hareket ederek ailenin sağlığını yükseltmelidir.

Aslında bakarsanız bu bir bakıma savunuculuktur. Ve savunuculuk yaparken adil ve eşit paylaşımları sağlamanın en etkili yolu politikadır. Bu bakımdan halk sağlığı hemşireleri politikalarda her daim yer aşmalı ve yönlendirmelidir.

Filmi izlemenizi tavsiye ederim.

Şimdiden iyi seyirler…

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.