Kan Ürünü Transfüzyonunda Komplikasyon Yönetimi

0 280

Merhabalar!

Bu yazımda, çok önemli olduğunu düşündüğüm kan ürünleri transfüzyonu ile ilgili gerçekleşebilecek 3 farklı komplikasyonun örnek bir vaka üzerinden nasıl yönetilebileceğini açıkladım.  Faydalı olmasını umuyorum.

Örnek Vaka Yönetimi 1

A kliniğinde yatmakta olan 50 yaşındaki kadın hastaya bir ünite B kan ürünü transfüze edilecek olsun. Tüm protokol işlemleri ve kontroller sorunsuz, vitaller stabil, 2 hemşire ile işlem için odadasınız. Hastayı monitörize ettiniz. Stabil değerler görülmeye devam etti ve kan ürününü steriliteye uygun bir şekilde kan setiyle setleyip transfüzyona başladınız. Transfüzyona başladığınız 10 dakika içinde hastada; ürtikeryal döküntü, kaşıntı ve diğer yeni semptomlar (dil, boğaz veya gözde şişme) görülmeye başlandı.

Ne olabilir?

Alerjik reaksiyon gelişiyor olabilir.

Ne yapalım?

  1. Öncelikle transfüzyonu durduralım.
  2. Hastaya ikinci bir damar yolu açalım.
  3. Hasta ve kan ürününün kimlik uyumluluğuna tekrar bakalım, gözden kaçan bir durum olup olmadığını kontrol edelim.
  4. Zaman kaybetmeden hekimi bilgilendirelim, istemi doğrultusunda durum yönetimine uygun istenen antihistaminik tedavisini uygulayalım.
  5. Kan bankası ile görüşüp olay hakkında bilgi verelim.
  6. Kan ürününü ve kan seti hastadan alınan post-transfüzyon kan örneği ile birlikte kan bankasına gönderelim. Gönderirken ‘Beklenmeyen Olay Bildirim Formu’nu unutmayalım!
  7. Hastanın tüm bu işlemler boyunca monitörize kalmasına özen gösterelim.

Dipnot: Hafif cilt kaşıntısı, kızarıklık da ürtiker düşündürebilir. Bunlar hafif semptomlar olup, antihistaminik sonrası düzelmesi halinde transfüzyona devam edilebilir. Eğer semptomlar düzelmez veya kötüleşirse transfüzyona devam edilmez.

Transfüzyonda Vital Takip Her Şeydir!

Örnek Vaka Yönetimi 2

Benzer vaka üzerinden gidelim. A kliniğinde yatmakta olan 50 yaşındaki kadın hastaya bir ünite B kan ürünü transfüze edilecek olsun. Tüm protokol işlemleri ve kontroller sorunsuz, vitaller stabil, 2 hemşire ile işlem için odadasınız. Hastayı monitörize ettiniz. Stabil değerler görülmeye devam etti ve kan ürününü steriliteye uygun bir şekilde kan setiyle setleyip transfüzyona başladınız. Transfüzyona başladığınız 10 dakika içinde hastanızın vücut sıcaklığında artış başladı.

Ne olacak?

Daha fazla içerik

Ateş yükselmesi ılımlı yani 10C’den fazla değilse ve yeni semptom yoksa, ‘febril non-hemolitik reaksiyonu’ düşünebiliriz.

Peki, febril non-hemolitik reaksiyon nedir?

En sık görülen komplikasyondur. Görülme sıklığı açısından birden fazla kan transfüze edilmiş kişilerde ve/veya multipar yani çok doğum yapmış kadınlarda daha sıktır.

Biz ne yapalım?

  1. Yakın gözlem yapalım ve hastayı monitörize tutalım.
  2. Eğer hastamızın durumu stabilse ve gelişen yeni semptomlar yoksa transfüzyona devam edilebiliriz.
  3. Hâlihazırda altta devam eden, yandaş hastalık ve/veya #tedavi nedeni ile yüksek ateşi olan bir hastamız varsa;
  4. Hastamızın ateşi yükselme eğilimindeyken transfüzyona başlamamalıyız.
  5. Transfüzyon öncesi antipiretiklerle (parol vs) ateşi düşürmeye çalışılmalıyız. Özellikle parasetamol uygulaması sonrası hastanın ateşinde daha da artma görülebilir. Endişelenmeyin, ateş pick yaptıktan kısa bir süre sonra hastamızın istediğimiz vücut sıcaklığına ulaştığını göreceksiniz.

Örnek Vaka Yönetimi 3

Transfüzyon Komplikasyonlarında Potansiyel Solunum Sıkıntısı

Tekrar benzer vaka üzerinden gidelim. A kliniğinde yatmakta olan 50 yaşındaki kadın hastaya bir ünite B kan ürünü transfüze edilecek olsun. Tüm protokol işlemleri ve kontroller sorunsuz, vitaller stabil, 2 hemşire ile işlem için odadasınız. Hastayı monitörize ettiniz. Stabil değerler görülmeye devam etti ve kan ürününü steriliteye uygun bir şekilde kan #setiyle setleyip transfüzyona başladınız.

Transfüzyona başladığınız 10 dakika içinde şöyle bir tablo gelişti: Bronkospazm, dispne, takipne ve hipoksemi. (Ek olarak entübe hastalarda endotrakeal tüpten bol miktarda pembe köpüklü balgam gelebilir.)

Ne olabilir?

Anaflaksi, transfüzyon ilişkili sıvı yüklenmesi, septik transfüzyon reaksiyonu veya transfüzyon ilişkili akut akciğer hasarı gelişmeye başlamış olabilir.

Ne yapalım?

  1. Transfüzyonu durduralım.
  2. Hekimi bilgilendirelim.
  3. Hastaya ikinci bir damar yolu açalım.
  4. Hasta ve kan ürününü kimlik uyumluluğu açısından tekrar karşılaştıralım.
  5. Hekim, altta yatan tanıya göre semptomları tedavi edecek sözlü ya da yazılı bir order verecektir; adrenalin, antihistaminikler, steroidler, oksijen ve ventilasyon desteği, diüretikler, sıvı ve kan resüsitasyonu ve renal destek tedavisi gibi. Uygun tedaviyi hastaya uygulayalım.
  6. Akut akciğer hasarı (Bilateral interstisyel infiltrasyon) açısından akciğer grafisi çekimi istenebilir. (Hekim İstemi)
  7. Sepsis için yüksek ihtimalli bir klinik şüphe varsa hasta ve kan kültürlerinden kan kültürleri alınabilir. (Hekim İstemi)
  8. Kan bankası ile görüşüp bilgilendirelim.
  9. Kan ürününü ve seti hastadan alınan post-transfüzyon kan örneği ile birlikte kan bankasına gönderelim.
  10. Beklenmeyen Olay Bildirim Formu’nu da unutmayalım!
  11. Hastanın tüm bu işlemler boyunca monitörize kalmasına özen gösterelim.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.