Hemşirelikte Akademi ve Klinik Arasındaki Uçurumun Nedeni Nedir?

2 1.242

Saha ve akademi arasındaki uçurumun sebebi nedir?

Yıllardır belki de bu konuyla ilgili çok fazla ortaya fikirler sunuldu. Görüyoruz ki günümüzde hala çözüme kavuşturulmamış ve hemşirelikteki en büyük sorunlarımız arasındadır.

Peki bu çözülmeyecek bir sorun mu?

Tabii ki de değil.

Bu sorunun çözülmesi için öncelikle sahadaki hemşirelerimizin akademiyi yakalamak için bir adım atması gerektiğini düşünüyorum.

Akademinin sahaya ayak uydurması demek bizim hiçbir zaman hemşirelik uygulamaları olarak gelişmemizi sağlamaz.

Neden mi?

Akademinin en büyük amacı uygulamalardaki en yenilikçi tedavilere en yenilikçi hemşirelik bakımını ülkemize getirip sahada bunların kullanılmasını sağlamaktır. Fakat kliniklerde şunu görüyorum ki hemşirelerimiz bunları tamamen reddedip elinde bulunan kıt kaynaklarla devam edip akademiyi suçlamaya devam ediyorlar.

Elimizdeki kaynakları geliştirmek veya artırmak bizim elimizde.

Sayın hemşire kardeşlerim; akademiyi suçlamayı bırakıp kendi içinize dönün ve o uygulamaları yapabilmek için mücadele verdiniz mi bunu sorgulayın.

Ya da o uygulamalardan haberiniz var mı?

Okudunuz mu?

Araştırdınız mı?

Daha fazla içerik

Düşündünüz mü?

Çabaladınız mı?

Konuştunuz mu?

Muhtemelen çoğunu yapmadınız.

Çünkü yapmış olsaydınız saha ve akademi arasında uçurum var asla demezdiniz.

Peki, suçlu kim?

Eğer suçlu ben kendimim diyorsanız doğru yoldasınız. Çünkü parçadan bütüne gitmezseniz çıkmaza girersiniz.

Peki ne yapılmalı?

  1. Siz sayın hemşirelik hizmetleri müdür ve müdür yardımcıları sadece hemşirelik yönetimi üzerine, hemşirelerin … Serviste veya … yoğun bakımda çalışmasını sağlamak dışında bu konuyla ilgili bir adım attınız mı? Potansiyeli olan hemşirelerinizi tespit ettiniz mi? Elinizdeki kaynaklara baktınız mı? Akademiye şu Tamamlayıcı Alternatif Tedavi yaklaşımı, yoga vs. nasıl kliniğe entegre ederiz diye sordunuz mu? Belki de bunların çok daha fazlasını yaptınız ya da hiçbirini yapmadınız.
  2. Siz sayın sorumlu hemşireler, sadece kliniklerde hemşirelerin çalışma listelerini ve sorunları en aza indirmekle mi uğraştınız? Yoksa okuyup, araştırıp kliniğinize katkı sağlamak adına çok daha fazlasını mı yaptınız? Belki de yaptınız ya da hiçbirini yapmadınız.
  3. Sayın eğitim hemşireleri siz neler yaptınız? Yoksa sadece oryantasyon eğitimleri mi? Çok daha fazlasını yapmışsınızdır, yapmış olmalısınız.
  4. Sayın hemşireler hemşireliği sizde vatandaşımızdaki algı gibi damar yolu açmak, tansiyon ölçmek gibi mi görüyorsunuz? Yok öyle görmüyorsunuz. Buna eminim ama ne biliyorsunuz, nasıl aktarıyorsunuz, ne kadar inovasyona açıksınız? Mesleğiniz sizin için ne ifade ediyor ve mesleğinizi nasıl geliştirirsiniz? Dünyada hemşirelik nerededir? Bunları ve çok daha fazlasını sorgulamalısınız.
  5. Ve siz sayın hemşirelik öğrencileri en büyük değişim ajanları, en büyük umutlarımız… Fakültelerden üst düzey faydalanmak adına naptınız? Verilen ödevleri yoksa arkadaşınızla ortak mı yaptınız? Bakım planlarında tanıların yerlerini değiştirerek hocalarınızı kandırabildiniz mi? Makale ödevi verince ne saçma şey bu hastanede bunlar yok mu dediniz? Kitaplarınız sadece vize finalden 2 hafta önce mi açtınız? Derste yoksa arka sıralarda uyudunuz mu? Ya da arkadaşınızın yerinize imza mı attınız? Çalışkan arkadaşlarınıza ne gerek var saçma işlerle uğraşıyorsun, yarın hepimiz hemşire olacağız mı dediniz? Bir kısmınız bunları yaptı bir kısmınız yapmadı. Keşke biraz şunun farkında olabilseydik başarılı ve çalışkan olmak güzel bir davranış. Ders dinlemek, derse gelmek, ödevlerini yapmak erdemli davranışlar.

Sonuç olarak kademe kademe hepimizin suçu var. Önce kendimiz suçluyuz.

Ömür boyu yapacağın mesleğin ile ilgili bilgi sahibi değilsen bu senin suçun.

Yeniliği takip edip uygulamak için uğraşmıyorsan bu senin suçun.

Mesleğin hangi kademesinde olursan ol başka bir yeri suçlarken önce kendine sor. Bunlar akademi ve klinik arasındaki uçurumun sebebinden birkaç tanesiydi.

Mirela Sula’nın da dediği gibi “İnsanlar çoğu zaman karşılaştıkları problemlerin, kendi çözme kabiliyetlerinden çok daha büyük olduğundan şikâyet ederler. Çözümün tamamen kendi elimizde olduğunu genelde bilmeyiz. Oysa sadece sımsıkı kapalı yumruğu açmak yeterlidir. Aslında çözüm, kapalı olan elimizdedir ama biz onu fark etmeden aramaya devam ederiz.”

2 Yorumlar
  1. Zeynep diyor

    Feyza hanım belli ki siz de sahadan uzaktasınız. Tıp Bilimleri arasında çalıştığı alandan her zaman en uzakta Hemşirelik bölümü olduğunu görüyoruz. Tecrübe olmadan, sahayı bilmeden Akademide hangi çalışmayı yapabilirsiniz? Veya yaptığınız hangi çalışma gerçekten sahadaki Hemşirelerin işlerini kolaylaştırır. Sonra bknz Hemşireliğin akademik çalışmalarına hep uygulamalardan uzak öğrenciler üzerinde yapılmış tezler olduğunu görüyoruz. Çünkü akademideki Hemşireler hasta ve hastaneyi sevmiyorlar uzak kalmak işlerine geliyor. Son zamanlarda öğrencilerinden de aynı istekleri duyuyorum, alanı sevmeyen öğrenci ben akademisyen olucam deyip Son süratle ales çalışıp yüksek puanlarla giriyorlar, ancak elde tutulur bir tane bile çalışma çıkmıyor. Çünkü akademideki eline enjektör almamış slayt aşığı sözde akademisyenler her zaman hayallerindeki Hemşireliği anlattı öğrencilere. Bunları doktora öğrencisi olarak yazıyorum.

  2. Sağlık Asistanı diyor

    Merhaba Zeynep hanım,
    Platformun editörü olarak yazıyorum.

    Feyza hanım şuan bir klinisyen hemşire. Büyük bir eğitim araştırma hastanesinde çalışıyor. Bu yazıda ise özünde bu sorunun tüm paydaşlardan kaynaklandığını ve bu paydaşların işbirliği ile sorunun çözebileceğine vurgu yapıyor. Bu arada bu genellemeler herkesi kapsamamakta. Çok iyi klinisyenlerimiz olduğu gibi çok iyi akademisyenlerimiz var. Çok iyi öğrencilerimiz olduğu gibi çok iyi yönetici hemşirelerimiz var. O kendi kliniğindeki gözlemlerinden ve paydaşların genel tutumundan bahsederek aslında klinikte bunu yaşarak gördüğünü aktarmak istemiş.
    Sevgilerimizle.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.