Hemşireler Zor Hasta İle Nasıl İletişim Kurmalı?

1 457

Hemşireler iş hayatında farklı kişilik yapısında bireylerle farklı düzeylerde iletişim kuran meslek gruplarındandır. Hemşirelerin hastalarına sundukları bakım hizmetinde iletişimin kalitesi, memnuniyet düzeyini önemli oranda etkiler. Yaşanan iletişim sorunlarında ise bazen hemşirelerin karşısına zor hasta faktörü çıkar.

Hemşirelerin kişisel gelişimlerinde iletişim yeteneklerini geliştirmeleri, empati becerilerini geliştirmeleri, iyi bir dinleyici olabilmeleri, kişileri iyi gözlemleyebilmeleri, yargılamadan kaçınmaları ve zor hastalarla iletişim kurmanın inceliklerini bilmeleri önemlidir.

Zor Hasta Kavramını Tanıyalım

Çeşitli nedenlerle iletişimi engelleyen ya da zorlaştıran hastalar için “zor hasta” tanımlaması yapılır. Hastane klinik ortamında, tıbbi tedavi ve bakım sürecinde sağlık çalışanını zorlayan, sağlık çalışanlarının stresli olmasına ve olumsuz duygular hissetmesine neden olan hastalara zor hasta denir.

Zor hasta genel özellikleriyle; kolay iletişim kurulamayan, etkileşimde stres ya da kriz yaratan, anlaşılması güç, kolay anlamayan, dinlemeyen, saldırganlaşabilen, kolay sinirlenen, kabalaşabilen, uyumsuz, kendisine sunulan sağlık hizmetinin her aşamasını eleştiren, kendisi için planlanan tedaviyi reddeden ve memnuniyet düzeyi düşük olan hasta grubudur. Genellikle bu kişiler huysuz ya da problem yaratan kişiler olarak nitelendirilir.

Hemşireler ve diğer sağlık profesyonelleri için zor hastanın varlığı stres yaratan bir durumdur. Çünkü bu hastalarla iletişim kurmak daha zor olur. İkna edilmeleri zordur. Nasıl tepki gösterecekleri kestirilemez. Tavırlarında kabalaşabilirler ya da saldırganlaşabilirler. Daha inatçı olabilirler. İletişimde ya da etkileşimde çatışma yaşatabilirler. Bu nedenle zor hastalarla iletişim kurmanın inceliklerini bilmek ve doğru tutum sergilemek önemlidir. Hemşireler etkili iletişim becerileriyle zor hastalarla sorunsuz süreci yönetebilir.

Zor Hasta Türleri ve Özellikleri Nelerdir?

Hemşirelerin zor hastaları tanımaları ve temel özelliklerine göre yaklaşım göstermeleri, sundukları bakım hizmeti sürecinde sorun yaşamamaları adına önemlidir.

Daha fazla içerik

Gerrard ve Riddell (1988) zor hastaları şu şekilde sınıflandırmıştır:

  • Aile içi sıkıntısı olanlar; kişinin ailevi sorunlarının olması zor hasta olmasına neden olur.
  • İtiraz içeren tutum içinde olanlar; kendisine sunulan bakım ve hizmeti eleştiren, uyum sağlamayan ya da var olmayan şikâyetlerde bulunanlardır.
  • Umutsuz olanlar; ısrarla tıbbi destek almak isteyen ama verilen desteği de kabul etmeyenlerdir.
  • Kültür ve inanç farklılıkları olanlar; ortak bir dilde iletişim kurulamadığı için sorun yaşananlardır.
  • Hekiminin karakterine göre tutum sergileyenler; hekiminin karakterine bağlı olarak farklı algı içinde hareket edenlerdir.
  • Mağduriyet, yoksunluk ve zaruret tutumu gösterenler; günlük yaşamında var olan mağduriyet, yoksunluk ve zaruretlerini hastalıklarına yansıtanlardır.
  • Kötü ve manipülatif oyun oynayanlar; kötü niyetli tutumlarla sağlık çalışanları arasındaki ilişkiyi bozanlardır.
  • Tıbbi karmaşıklık içinde olanlar; hastalığına ilişkin semptomları çeşitli ve karmaşık olup, teşhis süresinin uzamasıyla hekimini çaresizliğe sürükleyenlerdir.
  • Tıbbi ilişkide ayrıcalık bekleyenler; hastane çalışanlarının yakınları olup, hizmette ayrıcalık bekleyenlerdir.
  • Sırları olanlar; sağlık profesyonellerine açık ve net ifade etmedikleri için alacakları sağlık hizmetini olumsuz etkileyen gizlilik içinde hareket edenlerdir.

Potter ve arkadaşlarının 2003 yılında yürüttükleri bir çalışmada zor hastalarda gözlemlenen davranış problemleri; pasif ya da agresif davranış, bağımlı davranış, uyumsuz davranış, manipülatif davranış, talepkâr davranış, güvensiz ya da güvenilmez davranış ve bilgili hasta davranışı şeklindedir.

Hemşireler Zor Hastalarla Etkileşimde Nelere Dikkat Etmelidir?

Bir hemşire olarak meslek hayatımda sıkça karşılaştığım zor hastalarla, nasıl sağlıklı baş edilebileceği ile ilgili bazı önerilerimi sizlerle paylaşmak isterim:

  • İletişim yeteneğinizi geliştirmeniz farklı yapıda kişilerle daha sorunsuz iletişim kurmanızı sağlar.
  • İletişim kurarken gülümsemeli, ses tonunuzun yumuşak ve sakin olmasına önem göstermelisiniz.
  • Etkileşim halinde olduğunuz hastanın duygularını anlamalı, empati kurmalı, yapıcı ve uyum içinde tutum sergilemelisiniz.
  • Karşınızdaki hastayı özgünlüğüyle kabul edip, onu önemsediğinizi hissettirmelisiniz.
  • Hastanın hastanede yaşadığı sorunlarını dinleyip, samimiyetle çözüm önerisinde bulunmalısınız.
  • Hastayla tedavi ve bakım sürecinde iş birliği içinde hareket etmeli ve onu cesaretlendirmelisiniz.
  • Hastaya her koşulda hoşgörülü davranmalı ve kendi duygularınızı daima kontrol etmelisiniz.
  • Zor hastayla çatışmadan kaçınmak için çatışma yönetimi becerinizi geliştirmelisiniz.
  • Zor hastanın sizde yarattığı stresle baş edebilmek için, stresle etkili baş etme yöntemleri kazanmalısınız.

Yazımı bitirirken son söz olarak, değerli meslektaşlarıma ya da diğer sağlık profesyonellerine şunu belirtmek isterim ki; öncelikle mesleğinizi ve insanları sevmeniz şarttır.

İnsan ilişkilerinde zor hastalar ya da zor insanlar her zaman karşınıza çıkabilir. Önemli olan zor bulduğunuz insanlarla da iletişim yeteneğinizle etkili iletişim kurabilmenizdir. İletişim öğrenilebilir bir sanattır. İletişimde kazandığınız ustalık sizi hayatta bir adım öne taşır. Sonrasında sizin için zor hasta yoktur. Her hastayla sağlıklı iletişim kurmak mümkündür. Bütün mesele ustalığınızı konuşturma beceriniz ve kendinize olan güveninizdir.

Koekkoek B., Van Meijel B., Hutschemaekers G. (2006), ‟Difficult patients‟ in Mental Health Care: A Review, Psychiatr Services 57:795-802.

Özcan A. (2006), Hemşire Hasta İlişkisi ve İletişim. 2.Basım, Sistem Ofset Yayıncılık, Ankara, 164-198.

Gerrard T.J. ve Riddell J.D. (1988), Difficult Patients: Black Holes and Secrets. British Medical Journal (Clinical Research), 297 (6647): 530-532.

Potter M., Gordon S. ve Hamer, P. (2003), The Difficult Patient in Private Physiotherapy: A Qualitative Study, Australian Journal of Physiotherapy, Volume 49, p. 53-61.

1 yorum
  1. Tuğba diyor

    Güzel bir yazı olmuş elinize sağlık teşekkürler önemli bir konu aslında haberlerde hemen her gün karşılaştığımız iletişim problemleri. elinize sağlık tekrar sadece ekleme yapmak isterim kaynakça daha yeni tarihli kaynaklardan uygulanabilecek bilgiler eklerseniz sizin sayenizde daha güncel bilgilere sahip oluruz, sahada da uygulayabiliriz, bizim için çok iyi olur, teşekkürler

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.