Bir Hemşire İçin Ayrılmaz Üçlü: Ahlak, Etik Ve Erdem

0 236

Hemşirelik etiği; hemşirelerin görevlerini yaparken uymak zorunda oldukları kuralları, ahlaklı çalışmanın temellerini “doğru” ve yanlış”ı ayırt etmeye, doğru davranış biçimlerini bulma ve uygulamaya yarayabilecek kuramsal ve toplumsal araçları geliştirmek için bir düşün alanıdır.

Hemşirelik etiği hemşireliğin profesyonel ahlaki davranışları için yaşamın dinamik standartlardır.

Erdem: ahlakın övdüğü ve ahlaklı olmanın gerektirdiği doğruluk, yardımseverlik, yiğitlik, bilgelik, alçakgönüllülük, iyi yüreklilik, ölçülülük gibi niteliklerin ortak adıdır. Erdem kelimesi aslında hemşirelik mesleğiyle bütünleşmiş bir kelimedir. Çünkü erdem kişi yardımsever, olur yiğit olur, özveri olur, alçakgönüllü olur iyi yürekli olur, ölçülü olur, aynı zamanda bilge olur yani bir hemşirede olması gereken tüm davranışlar erdem kelimesinin içinde bulunur.

Etik, Ahlak ve Erdem üçününde kelime anlamı farklı olsa da aslında üçüde iyiyi doğruyu anlatıyor neyin yapılması gerektiğini, neyin yapılmamasını gerektiğini anlatıyor. Yani şöyle diyebiliriz ki üçüde aynı amaç için hizmet ediyor.

Hemşirelik etiği, iyi hemşirelik hizmeti sunumunda hemşireliği belli biçimde davranmaya zorlar. Onların amaçlarını gerçekleştirmek için her türlü yöntem ve aracı kullanmalarına izin vermez. Hemşireler kişisel eğilimlerini sınırlar ve hizmet ideallerini korunmalarını sağlar.

Hemşirelikte erdem ise; alçak gönüllüktür yani alt kademesindeki kişiye hoşgörülü anlayışlı olmayı gerektirir. Örneğin bir hemşire, öğrenci hemşireye fırsat tanımalıdır onun öğrenmesi için yardımcı olmalıdır ki öğrencide ilerde hemşire olduğunda diğer öğrencilere erdemli davranabilsin.

Hastaya verilen bakımın kalitesi ile ilgili uyuşmazlık etik çatışmanın en önemli nedenidir. Bu etik çatışmalar hemşireler arasında çok net görülür. Bu stresli yaşamın getirdiği korku çalışanların farklı bakış açıları ile olayları analiz etmelerine izin vermez. Bu nedenle sağlık bakım hizmeti verenler bu sorunlar ve onların sebeplerine çözüm bulamadıkları için yoğun stres yaşarlar. Bu yoğun stres doktorlar ve hemşirelerin hastaları fiziksel ve psikolojik olarak hatalı tedavi etmelerine neden olur.

Bu sorunlar çözümlenmedikçe toplumun sağlığa ilişkin güvenliği tehlikeye girer.

Sonuç olarak hemşirelik etiği, ahlakı ve erdemi; Hemşirelerin, hastalara saygılı olmalarını, hastaları bilgilendirmelerini ve rızalarını korumalarını, zarar vermemelerini, hastanın yaşam kalitesinin korumalarını, zarar önlemelerini ve zararlı durumları çıkarmalarını, hastaları için iyi yapmalarını, hizmetlerinde riskleri en aza indirmelerini söyler.

Hemşirelik İlkelerinden bahsedelim şimdi; insan hakları kavramıyla, sağlık hizmet etiğinin yerleşmiş ilkeleri arasında bağlantılar vardır. Dünya Tabipler Birliği, uluslararası Hemşireler Konseyi gibi sağlık çalışanlarını temsil eden kuruluşların açıklamalarında da şu ilkelere yer verilir.

Sağlık hizmeti etik kurallarının ana ilkesi; sağlık hizmeti veren kişinin daima hastanın iyiliğini gözeterek ve yararını düşünerek davranmakla yükümlü olduğudur. Bütün sağlık çalışanları ahlaki olarak profesyonel meslek kuruluşlarının koyduğu standart ilkelere uymakla yükümlüdür. Geçerli bir mazeretleri olmadan, mesleki ilkelere uymaz, bu ilkelerden saparlarsa yetkilerini kötüye kullanmaktan suçlu bulunurlar.

Daha fazla içerik

Hemşire her olayı kendi koşulları içinde değerlendirip herkes için en uygun olan çözümü bulup uygulamak durumundadır. Hemşirenin kendi etik kurallarına sahip çıkması gerekir. Hastanın temel insani değerlerini bilerek insanlık onurunu, gizliliğini ve kendi kararlarını koruyacak biçimde hareket etmelidir.

Hekimlerin uymakla yükümlü olduğu etik ilke ve ahlaki kurallar ve erdemli olma özellikleri Hipokrat tarafından çeşitli yazıları aracılığı ile günümüze kadar ulaşmıştır. Hipokrat andında ana ilke; kişisel özelliklerine bakmaksızın, sağlıkçının her koşulda hastasına yararlı olması ve onun iyiliği için çalışmasıdır.

Türkiye’de mesleki etik ilkelerinin denetlenmesini sağlamak amacıyla yapılan ilk düzenlemeler, 1928 yılında çıkarılan 1219 sayılı “Tababet ve Şua batı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun” ile olmuştur.

  1. Özerkliği Saygı İlkesi(Otonomi): Hastaların haklarına saygı göstermek ve tıbbi bakım ile ilgili kararlara onların katılımını sağlamaktır. Bireyin özerk seçim yapabilme becerisinde bir sorun olabilir. Yani hasta, küçük bir çocuksa, koma halindeyse, zihinsel engelliyse, psikolojik sorunları varsa özerklik ilkesini gözetme zorunluluğu olmayacaktır.
  2. Yararlılık ilkesi: Hemşire, bu etik ilkeyle hastanın yaşamına destek verir, onu tedavi ederek ağrı ve acısını dindirir. Örneğin, sağlık için ayrılan paranın nasıl kullanılacağına karar verilmesinde de bu ilkeden yararlanılır. Çok sayıda insanı etkileyen bir hastalığın araştırılması için para ayrılması, az sayıda kişiyi etkileyen bir hastalığın araştırılması için para ayrılmasından daha önelidir.
  3. Adalet İlkesi: Bu ahlaki ile tedavi ve bakımda, kullanılan araç gereç ve teknik donanım kaynakları, eşitlik ilkesine uygun olarak dağılımı sağlanır.
  4. Dürüstlük ve Doğruluk İlkesi
  5. Sadakat/Sözünde Durma İlkesi
  6. Sır Saklama İlkesi. Yani bu ilkeler biz hemşirelere yol göstericidir aynı zamanda.

Bazen Etik Sorunlar ortaya çıkabilir, davranışın iyi olmasıyla ilgili tereddütlerin veya itirazların ortaya çıktığı durumdur. Bu durumlar, ikilem ve ihlal gibi iki kategoridir.

Etik İkilem: İki veya daha fazla seçeneğin bulunması durumudur. Bu durumda bir ilkeye uygun davranmak bir diğerine aykırı olmayı zorunlu kılmaktadır.

Etik ihlal: Hemşirelik mesleğinin kurallarının çiğnenmesi olarak ifade edilir.

Örneğin: Kansere yakalanmış bir hastadan hastalığın gizlenmesi hatta onun kanser olmadığının söylenmesi; gerçeği söyleme, aydınlatılmış onam ilkelerinin; dolayısıyla bu ilkeleri içinde bulunduran özerkliğe saygı ilkesinin çiğnenmiş olması demektir. Diğer taraftan gerçeğin hastaya zarar vereceği düşüncesiyle gösterilen bu tutum, yararlılık ilkesini ön plana çıkarır.

Bir de bu etik, ahlak, erdem kurallarını belirlemek için toplanmış bir kurul vardır. Etik kurul, tıbbi etik veya yasal konularda görüş bildirmek üzere, ülkemizde ilk kez 1990’ların başında, tıp fakülteleri bünyesinde oluşturulmuş kurullardır. Hemşirelerin yaşadığı etik ikilemlere yol gösterir, zor kararlara manevi destek verme, hasta hakları ve tıp etiği konusunda bilgi ve duyarlılıklarını arttırma yönünde çalışmalar yapar.

Bu kurul, Tıp fakültesi dekanı, hastane tıbbi hizmetlerinden sorumlu bir hekim, hastane idaresini temsil eden bir üye, hemşirelik hizmetlerinden sorumlu bir hemşire, adli tıp uzmanı, cerrahi-dahili bilimlerden ikişer klinisyen hekim ve deontoloji uzmanlarından oluşur.

Kurulda hemşirenin de olması bizlerin bazı durumlarda etik ikilem ve ihlale düştüğümüzü gösterir. Bu sıkıntıları çözmek bir hemşirenin yapabileceği en iyi şeydir. Çünkü bir hemşire her zor durumda çözüm yolu üretebilen, etik ilkeleri, ahlaki ilkeleri çok iyi bilir ve ona göre bakımını yapar. Hemşire aynı zamanda vicdanıyla hareket eden bir meslek grubudur yani erdem, ahlak ve etik hemşirelik mesleğinde vazgeçilmez üçlüdür.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.