Alerjiler Nasıl Oluşur ve Hangi Klinik Tablolar Görülür?

0 67

Alerji kavramı son yıllarda sürekli karşımıza çıkan bir durumdur. Bu yeni dünyanın olumlu etkilerinin yanında birçok olumsuz etkisi de vardır. Gün boyunca çeşitli şeylerle temas halinde oluruz. Gerek dokunarak gerekse hava ile temas ederek. Bu karşılaştığımız birçok şeyin vücudumuzda hastalık oluşturabilecek olması kaçınılmaz bir gerçektir.

Alerji, bağışıklık sisteminin bazı maddelere verdiği farklı tip reaksiyon ve tepkilerin genel adıdır. Dilimize Yunanca “Allos” kelimesinden geçmiştir. Ayrıca alerji terimi von Pirquet tarafından hipersansitive (aşırı duyarlılık) reaksiyonunu kapsayan, organizmayı etkileyen değişiklikler olarak tanımlamıştır. Anaflaksi, gıda alerjileri, astım, rinit, konjunktivit, anjiyo ödem, ürtiker, egzama, eozinofilik bozukluklar dahil kronik hastalıkların çoğunun nedeni alerjik hastalıklar olarak gösterilmektedir.

Besin alerjisine yol açan sekiz büyük yiyecek grubu vardır. Bunlar; süt, yumurta, soya, fıstık, fındık, buğday, balık ve deniz kabuklularıdır. Gerçek besin alerjileri çocuklarda %5-8 oranında, en sık ürtiker, atopik dermatit şeklinde görülür; ancak astım atağı, anaflaksi şeklinde de ortaya çıkabilmektedir.

Alerjenlerin artışı ve alerjenlere maruziyetin gitgide artış göstermesi ile alerjik hastalıkların prevelansı artış göstermekte olup DSÖ 2017 verilerine göre Dünya’da 1,9 milyar insanın diğer bir ifadeyle tüm insanlığın %22 sinin alerjik hastalıklara sahip olduğu bildirilmiştir.

Alerjiler İle İlgili Genel Klinik Tablolar

Sindirim sistemi; oral alerji sendromu, sindirim sistemi anaflaksisi, besin proteini kaynaklı proktokolit ve enterokolit, enteropati sendromu.

Deri; dermatit, ürtiker, egzama, anjiyo ödem

Solunum; burun akıntısı, burun tıkanıklığı, akut astım bulguları, laringospazm

Daha fazla içerik

Genel; anaflaksi, besin kaynaklı egzersiz sonucu oluşan anaflaksi, Heiner sendromu, şiddetli ve üçüncü aydan sonra devam eden kolik ve huzursuzluk.

Alerjenlerin Temel Etki Mekanizması

Alerjenlere karşı bağışıklık sistemi oldukça kompleks bir immmunoregülatör ağdan oluşmaktadır. Alerjik bağışıklık yanıtında alerjene karşı aşırı duyarlılık ve spesifik immün yanıtın gerçekleşmesi gerekmektedir.

Alerjene duyarlılık, alerjen türüne özgü olup alerjene göre IgE kompleksi oluşumu bile mast hücreleri ve bazofiller de granüle olarak, öncelikle histamin gibi vazoaktif aminler daha sonra ise prostoglandinler gibi lipit mediatörleri, sitokinler vb. savunma hücreleri alerjik reaksiyonlarda ilk olarak salınırlar.

Alerjik Hastalıkların Tedavisi Nasıl Yapılır?

Alerjik hastalıkları tedavisinde öncelikle alerjen maddeden kaçınma ve ilaç tedavisi gelir ancak bu tedavi süreçleri hastalık patogenezini düzeltmez. “alerjen immünoterapi” ise hastalığın patogenezini düzeltebilen en etkili tedavi şeklidir. Alerjik hastalıkları tedavisinde alerjen spesifik immünoterapi yaklaşık bir asırdır hekimlerce kullanılan bir tedavi yöntemidir.

Alerjik yanıtın bir parçası olarak bağışıklık sistemi baskılanmasını düzeltebilen en doğru tedavi şeklidir. Bu tedavi şekli ile amaç sadece alerjik enflamasyonu baskılamak değil hastalığın sebep olduğu alerjik enflamasyonun oluşması engellemektir.

Göney, G., Yalçın, A. D., & Ünitesi, A. Alerji ve Alerjenler. Alerji ve Astım Üzerine Bir Derleme

Sibel Akalın, A., & Gülfem, Ü. N. A. L. (2005). Probiyotikler ve Alerji. Gıda, 30(1), 43-48.

Sapan, N., Demir, E., Tamay, Z., Akçakaya, N., Güler, N., Yazıcıoğlu, M., Karaman, Ö., Akçay, A. & Öneş, Ü. (2013). “Çocuk Alerji ve Astım Akademisi” Besin Alerjisi Tanı ve Tedavi Yöntemi. Türk Pediatri Arşivi, 48 (4), 270-274.

Çetinkaya, P. G., Soyer, Ö. U., & Şahiner, Ü. M. (2015). Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar ve Alerji Arasındaki İlişki.

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.