Postprandial Hipotansiyon (Yemek Yeme Sonrası Görülen Tansiyon Düşüklüğü) Hakkında Bilmeniz Gerekenler

0 208

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Tansiyon hastalığı toplumda çok fazla görülmektedir. Neredeyse tanıdığınız her bir kişide tansiyon sorunlarının başladığını veya tansiyon hastası olduğunu görebilirsiniz. Bu nedenle bu yazımızda sizlere postprandial hipotansiyon hakkında bilgi vermek istiyorum. İsmi size yabancı gelse de aslında çok fazla kişinin başına gelen bir tansiyon düşüklüğü olduğunu biliyoruz.

Öncelikle tansiyon hastalığını tanıyarak başlayalım.

Tansiyon nedir?

Tansiyon gün içinde neden dalgalanma gösterir?

Öncelikle tansiyon kanın damar duvarına yaptığı basınç olarak ifade edilir. Gün içinde tansiyon sorununuzun çeşitli sebepleri olabilir.

Ben sizlere bu yazımda yemek yeme sonrası görülen tansiyon düşüklüğü hakkında bilgi vereceğim.

Postprandial hipotansiyon, yemek yeme sonrası görülen tansiyon düşüklüğü anlamına gelmektedir.

Normal zamanlarda tansiyonu düşen insanlar hemen yemek yer ve ortaya çıkan düşüklüğü yemek ve tuzla düzeltmeye çalışır.

Peki yemek yediği zaman tansiyon düşüklüğü yaşayan bireyler ne yapmalı?

Haydi gelin beraber öğrenelim.

Öncelikle postprandial terimi yemekten sonra ani düşüşü ifade etmektedir.

Gün içinde tansiyonunuz değişkenlik gösterebilir. Mesela egzersiz kan basıncını arttırırken uyku azaltır. Daha çok yetişkinlerde görülen bu tansiyon ciddi sorunlara yol açabilir. Bu sorun basit şekilde teşhis edilerek belli kurallarla sorun yönetilebilir.

Postprandial Hipotansiyon Belirtileri

Yemekten hemen sonra ortaya çıkan bu tansiyon düşüklüğünde;

  • Sersemlik
  • Baş dönmesi
  • Bayılma meydana gelir.

Yemekten önce ve sonra kan basıncınıza baktığında sindirimle değişiyorsa postprandial hipotansiyondan şüphelenebilirsiniz. Ancak yemek yemeyle ilgili bir tansiyon düşüklüğü yoksa ama siz düşük tansiyon problemi yaşıyorsanız bunun başka sebepleri olabilir. Bu sebepler arasında gebelik, kalp kapak hastalığı, b12 eksikliği, dehidratasyon gibi durumlar yer alabilir. Bu yüzden yakın bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız.

Postprandial Hipotansiyonun Nedeni Nedir?

Yemekten sonra sindirim olayında bağırsak ve kalp eş güdümlü çalışır. Yani ortada kan basınç farkı çıkmasını engeller. Ancak postprandial hipotansiyonda bağırsak ek kan akımı ve basıncına ihtiyaç duyduğu için ortaya farklılık çıkar. Bu da hipotansiyona sebep olur. Tabi ki bu basınç farkı tek başına yeterli değildir. Ek olarak diyabet ve emilim bozukluğu da etkilidir.

Ancak yemek sonrası ortaya çıkan bu sorunda farklı sebepler olabileceği için mutlaka araştırılmalıdır.

Postprandial Hipotansiyon İçin Risk Faktörleri

Yetişkinlerde görülen bu sorunda farklı risk faktörleri yer almaktadır. Bunlar;

  • Stres
  • Diyabet
  • Parkinson
  • Beslenme
  • Genetik

Postprandial Hipotansiyon Komplikasyonları Nelerdir?

Bu hipotansiyonun en ciddi komplikasyonu şok, bilinç kaybı ve bununla beraber gelen yaralanmalardır. Bu yaralanmalarla fraktür (kırık), kanama, travma ortaya çıkar. İleri derecede bilinç kaybı beyne giden kan akımını azaltarak felce sebep olabilir.

Postprandial Hipotansiyon Teşhisi Nasıl Konur?

Bu sorunu yaşayan bireyler yemekten 15 dk önce başlayarak yemek sonrası 2 saate kadar tansiyonlarını ölçmeliler. Daha sonra bu kayıtları tutarak her yemek durumunda tekrarlaması sonucu yakın sağlık kuruluşuna başvurmalılar. Tabi ki bu sorunu yaşayan herkese aynı teşhis konulmuyor. Bu yüzden çeşitli testlerin yapılması gerekiyor. Bu testler;

  • Kan testi
  • Kalp ritim bozukluğu nedeniyle elektrokardiyogram

Postprandial Hipotansiyon Nasıl Tedavi Edilir?

İlk olarak birey bu sorunu fark ettiğinde yaşamını yönetmeyi öğrenmelisiniz.

Peki bunu nasıl yapabilirsiniz?

  • Birey gün içinde yediklerini not alarak karbonhidrat tüketimini takip etmeli.
  • Gün içinde yürüyüş yapmalı.
  • Akşamları kafein tüketimini sınırlandırmalı.
  • Günlük su tüketimini takip etmeli.
  • Yüksek yağ içerikli besinleri tüketmemeli.

Jansen, R. W., & Lipsitz, L. A. (1995). Postprandial hypotension: epidemiology, pathophysiology, and clinical management. Annals of internal medicine, 122(4), 286-295.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.