Panik Atağa Karşı Bakışınızı Değiştirerek, Panik Ataklarınızı Kontrol Edebilirsiniz

7

Dünya genelinde anksiyete bozuklukları yaygın görülmektedir. Bu yaygınlık durumun normal olduğu anlamına gelmemektedir. Belirli düzeyde bir anksiyete hayatın bir parçası iken kişisel tolerans sınırını geçmesi kişisel ve sosyal sorunlara neden olmaktadır.

Bu yazımı da anksiyete bozukluklarından biri olan panik atak üzerine yazıyorum. Çünkü panik atak çok fazla kişide görülmektedir. Bu yazım ile panik atağı daha farklı nasıl anlamlandırabileceğimizi tartışacağım.

Hemen hemen herkes hayatının bazı dönemlerin de endişe ve huzursuzluk hissi yaşayabilir. Bu his stresli veya tehlikeli olay ve durumlar içindeyken verilen doğal bir tepkidir. Ancak panik bozukluğunda kişi anksiyete, endişe, huzursuzluk, panik ve stres duygularını düzenli olarak ve genellikle belli bir sebep olmaksızın yaşar.

Panik bozukluğunun en temel özelliği yineleyici ve ne zaman başlayacağı önceden kestirilemeyen “beklenmedik” atakların görülmesidir.

Sebeplerine baktığımızda ise hastalarda görülen yaşam olaylarının panik bozukluğunda etkili olduğunu görürüz. Bu yaşam olayları arasında en çok üzerinde durulanı ebeveynden ayrılmadır. Yapılan araştırmalarda, panik bozukluğu hastalarının yüzde 25-50’sinde çocukluk çağında uzun süreli ebeveynden ayrılma saptanmıştır.

Erken dönemde cinsel ya da fiziksel kötü davranışa maruz kalma panik bozukluğuna sebep olabilecek bir diğer husustur.

Panik bozukluğunun gelişiminin öncesinde stresli yaşam olayları görülebilmektedir. Bu konuda yapılan bir çalışmada, olguların yaklaşık 2/3’ünde, hastalığın başlamasından önceki 6 ay içinde stresli yaşam olaylarının mevcut olduğu saptanmıştır.

Bu olaylar görülme sıklığı göz önünde bulundurularak şu şekilde sıralanmıştır;

  • Sevilen bir kişiden ayrılma ya da ayrılma tehdidi yaşama,
  • İş değişimi,
  • Gebelik,
  • Göç,
  • Evlilik,
  • Okuldan mezun olma,
  • Yakın bir kişinin ölümü,
  • Fiziksel hastalık.

Çeşitli epidemiyolojik çalışmaların ortak bulgusu panik bozukluğunun kadınlarda daha sık görüldüğü şeklindedir.

Panik atak esnasında kişi anksiyetenin yanı sıra çeşitli bedensel ve bilişsel belirtiler ile karşılaşır. Bunlar;

  • Soluk alma güçlüğü,
  • Boğulma hissi,
  • Baş dönmesi,
  • Baygınlık hissi,
  • Çarpıntı,
  • Kalp atım sayısında artma,
  • Titreme,
  • Bulantı,
  • Karında rahatsızlık hissi,
  • Uyuşma,
  • Karıncalanma hissi,
  • Sıcak basması,
  • Ürperme,
  • Göğüs ağrısı bedensel belirtilerdir.

Bedensel belirtiler ile tabloya sıklıkla ölüm korkusu, delirme ya da kontrolü kaybetme korkusu gibi bilişsel belirtiler eklenir. Kişiler kalp atım sayısında artma, çarpıntı, göğüs ağrısı gibi şikayetleri sebebiyle sıklıkla kalp krizi geçireceklerini, ölebileceklerini düşünürler.

David Burns, Panik Atakta kitabında “Nasıl düşündüğünüzü değiştirirseniz, nasıl hissettiğinizi de değiştirebilirsiniz.” diyerek panik atağın öğrenilebilen becerilerle kontrol edilebileceğini söyler. Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten size panik atak ile ilgili farklı bir bakış açısı sunabilir.

Panik bozukluğu tedavisinde atak sayısının azaltılması hedeflenirken,  panik atak tedavisinde belirtilerin hafifletilmesi amaçlanır. Psikolojik tedavi ile doğrudan bir terapist danışmana başvurarak bilişsel davranışçı terapiden faydalanılabilir. Bu tedavi sırasında terapist danışmana atak anında nasıl tepki verdiği ve ne düşündüğünü değerlendirir ve terapist tarafından bir atak anında sakin kalmaya yardımcı olacak nefes alma ve gevşeme teknikleri önerilebilir. Panik atağı genellikle 10 – 15 dakika içinde yatışmakla birlikte, daha uzun da sürebilir. Hastalığın gidişi sırasında panik ataklarının şiddet ve sıklığı değişkenlik gösterir.

Atak ile savaşmayın…

Herkesin kendini huzurlu ve güven içinde hissettiği bir yer imgelemi mevcuttur. Kimisi yeşil bir ormanın içinde huzurlu ve güvende hissederken, kimisi bir deniz kenarında kendini böyle hisseder. Panik atak geçiren kişi, zihninde kendine güvenli bir yer belirlemelidir. Atağın geleceğini hissettiği vakitte bu yerde kendini hayal etmelidir.

Aynı zamanda bahsettiğim belirtilerin başka herhangi bir sağlık nedeni olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir muayene yapılması gerektiği unutulmamalıdır.

Tükel, R., Panik Bozukluğu, Klinik Psikiyatri 2002; Ek 3:5-13

Uğuz, Ş., Altıntaş, E.Y., Levent, B,A., Panik Bozukluk: Etiyoloji, Klinik Gidiş, Komorbidite Ve Tedavisi, Türkiye Klinikleri Dahili Tıp Bilimi Dergisi, 2006; 2 (12), 21-5

7 Yorum Yapıldı
  1. Meral diyor

    Çok faydalı bir yazı , teşekkürler.

  2. Ahmet diyor

    Çok iyi bir yazı olmuş çok beğendim. Çoğu insanın işine yarıyacak bir metin olmuş elinize sağlık ❤🥰

  3. Sevcan diyor

    Eline sağlık. Yaygın görülen bir sorun hakkında gayet faydalı bir yazı olmuş🙏

  4. Aylin diyor

    Yazılarınızı merakla okuyorum. Ellerinize sağlık🙂

  5. Aslı Yüksekol diyor

    İlginiz beni sevindirdi , ben teşekkür ederim

  6. Yonca diyor

    Bütün yazılarınızı takipteyim ellerinize sağlık

  7. Veysel diyor

    Panik Atak’ı okuyunca gözlerim Delikanlı Sadi’yi aramadı değil😅😅

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.