Pandeminin Üzerinden Geçen Bir Yılın Genel Analizi

0

1 yıl önce DSÖ hastalığın artık Covıd-19 olarak adlandırılacağını duyurdu

Koronavirüs , ilk olarak 2019 yılının aralık sonunda Çin’in Wuhan Eyaleti’nde ateş, öksürük ve nefes darlığı gibi solunum yolu hastalığı belirtileri görülen bir grup hasta da yapılan araştırmalar sonucunda ortaya çıkmış ve Dünya Sağlık Örgütü(WHO) tarafından daha önce insanlarda tanımlanmamış yeni bir tür olarak dünyaya duyurulmuştu. 11 Şubat 2020’ de tam 1 yıl önce Dünya Sağlık Örgütü(WHO)  yayımladığı durum raporunda yeni hastalığın resmi ismini, “COVID-19” olarak duyurmuştu. Aynı gün Çin’de ölü sayısı ise 1000’di.

Kovid-19’ın 2020 yılının şubat ayında tüm dünyaya yayılışı akabinde mart ayında da Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi yani küresel salgın olarak ilan edilmiş, pandemi ilanını yapan Dünya Sağlık Örgütü(WHO)  Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus, “Önümüzdeki günler ve haftalarda vaka ve ölüm sayılarının artmasını bekliyoruz . Virüsün yayılma hızı, ciddiyeti ve yetkililerin gerekli önlemleri almaması bizi alarm seviyesine getirdi” şeklinde açıklama yapmıştı. Aynı gün ülkemizden de ilk vaka açıklaması gelmişti.

Bugün itibariyle dünya genelinde koronavirüs güncel verilerini paylaşan Altınbaş Üniversitesi İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Özlem Demir, toplam vaka-hasta sayısı 108 milyon kişiye yükselmişken dünyada ölüm sayısı 2 milyonu aştığını; ülkemizde ise bir günde testi pozitif çıkan ortalama vaka-hasta sayısı ise 8 bin olarak kaydedildiğini belirtti. “Uygulamaların, çalışmaların ve istatistiklerin ışığında Kovit-19 pandemisi ile mücadele sürecinde toplumsal bağışıklığın kazanılması için gerçekleştirilen aşılama kapsamında, aşının ilk dozunun uygulandığı sağlık çalışanlarına ikinci dozların yapılmasına bugün itibariyle başlanması bekleniyor.” diyen Demir, “ Aşı takviminde sırada Milli Savunma, İçişleri ve Adalet Bakanlığında kritik yerlerde çalışan kişiler, öğretmenler ve öğretim üyeleri, gıda sektörü ve taşımacılık sektöründe çalışanlar bulunuyor. Toplumsal bağışıklığın kazanılması için planlanan diğer bir uygulama olan sokağa çıkma kısıtlamalarının devam edildiği ülkemizde büyük oranda uyum sağlandığı ve karara uymayanlar hakkında ise adli/idari işlem yapıldığı bilgisi veriliyor.“ diye belirtti.

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de hem aşı uygulamaları hem de kısıtlamalarla birlikte bireysel ve toplumsal bağışıklık hatta sürü bağışıklığı kazandırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Öğr. Gör. Özlem Demir,” İlk adım olarak ülkemizde 2 milyon 500 bini aşkın kişiye dünyada ise 125 milyon kişiye aşı uygulanması yapıldı. İki doz aşıya göre yapılan hesaplamada, Türkiye’nin 2,6 yıl sonra sürü bağışıklığı kazanması öngörülüyor. Bu süre ile Almanya, Brüksel ve Hollanda gibi ülkelerin önünde yer alıyoruz. Araştırmalarda tüm dünya da sürü bağışıklığının oluşması yani nüfusun yüzde 75’inin aşılanması için ise 7 yıla ihtiyaç olduğu tespit ediliyor.” ifadelerini kullandı.

Öğr. Gör. Özlem Demir, aynı zamanda aşının bulunması ile dünyamızda oluşan olumlu hava, mutasyon haberleri ile yerini yeniden tedirginliğe bıraktı. Genç ve sağlıklı nüfusta semptomların artması ile bu durumun mutasyona bağlı olabileceğinin fakat değerlendirme için en az 2 aya ihtiyaç olduğunu vurgulayan uzmanlar ülkemizde kullanılan Çin’den alınan inaktif aşının canlı aşıdan sonra en kapsamlı bağışıklık sağlayıcı olduğunu dile getiriyor,  koronavirüsün etkinliğinin kaybolmamasının yeni mutasyonların ve dalgaların oluşacağının bir işareti olarak sayıldığını bildirdiklerini hatırlattı.

https://www.who.int/emergencies/diseases/novel-coronavirus-2019/events-as-they-happen Erişim tarihi 09.02.2021

https://covid19.saglik.gov.tr/ Erişim tarihi 09.02.2021

https://tr.euronews.com/2021/02/06/hangi-ulkede-kac-kisiye-covid-19-as-s-yap-ld Erişim tarihi 09.02.2021

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.