Öz Şefkat: Kendinizi Sevmenin ve Kendinizle Barışık Olmanın Yöntemi

0 1.726

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Hayatta stresli, yoğun veya zor olduğunu düşündüğümüz anlar veya olaylar yaşamamız olağandır.

Bir arkadaşınızı, ailenizden birini, küçük kardeşinizi veya herhangi birinin gelip sizinle derdini/sıkıntısını paylaştığı o anı anımsayın.

Ona verdiğiniz tavsiyeleri veya yapabileceklerinizi düşündüğünüz o anı…

Belki yanında olduğunuzu, bu zamanların geçeceğini, nelerin olduğunu sakince düşünmesini / anlatmasını veya ne istediğini fark etmesini öğütlediniz… Belki sarıldınız, yanında olduğunu söylediniz, kucakladınız ve öptünüz…

Şimdi bir de sizin kafanıza takılan bir şeyler olduğu anı düşünün.

Kendinize de neler olduğunu sordunuz mu?

Neler hissettiğinizi?

Ne istediğinizi?

Bunların geçeceğini söylediniz mi?

Telkin ettiniz mi?

Belki kendinize de sarılmalısınız…

İşte kendimize sarılmak öz şefkattir…

Peki, Öz Şefkat Nasıl Doğdu?

Öz şefkat kavramı kaynağını Budist felsefeden almıştır. Budist felsefe, benliği olumsuz duygulardan arındırma temeline dayanmaktadır. Öz şefkat kavramını anlamak için öncelikle şekkat kavramından başlamak gerkir. Latince “compati” kökünden gelip İngilizced’de “compassion” olarak ifade edilen “şefkat, acı çeken biri için üzülmek ve onu anlamak, manasında kullanılagelmiştir. Genel olarak hissedilen kederi anlamayı ve gidermek veya hafifletmek için harekete geçmeyi içerir.

Şefkat aslında sadece başkalarına karşı gösterilen bir erdem olarak bilinse de Budist felsefesi insanın başkalarına karşı şefkatli olabilmesi için önce kendine karşı şefkat göstermesi gerektiğini savunur. Yani öz şefkat kişinin şefketli tutum ve eylemlerini yani keder karşısındaki o harekete geçişini kendisine yönlendirmesidir. Yaşadığımız ve kötü olarak nitelendirdiğimiz zamnlarda acımızın farkında olmak ve bu acının da yaşamımızın bir parçası olduğunu kabul etmek, bu acıyla başa çıkarken kendimize nazik ve sevecen olmayı unutmamak şeklinbde de tanımlanabilir.

Öz Şefkat’e Giriş 101

Öz şefkat basamaklarından biri öz sevecenliktir. Öz sevecenlik yaşadığımız ve bizi huzursuz eden olay veya düşünceleri kendimizi yargılamadan farketmeyi kapsar. Kendimizi acımasız bir şekilde eleştirmeden, anlayışla ve nezaketle karşılamayı gerektirir. Yaptığımız hatalar için duyduğumuz öfkeyi anlayış ve şefkate dönüştürmektir de diyebiliriz. Yani kendini yargılamanın tam tersidir.

Bir diğer boyut; ortak paydaşım. Ortak paydaşım, yaşadığımız olumsuzlukların sadece bizim için olmadığının farkındalığıdır. Mutsuz veya üzüntülü olduğumuz süreçte “neden ben?” sorusunun önüne geçer. Sadece kendimizin yaşadığını düşündüğümüz kötüdeneyim veya düşünceler bizleri daha derin etkileyebilir. İşte burada bu duyguyu sadece senin yaşamadığını anımsamak oldukça önemlidir. Bu şekilde kendimizi eksik veya yetersiz hissetmekten kurtulmuş oluruz.

Öz şefkatin sosyal psikolojik yakşlaşım kapsamında Neff’e göre üçüncü bileşeni bilinçli farkındalıktır. Bilinçli farkındalık; kendine yönelmiş bir dikkat halini açıklayan bu kavram, mevcut anın tüm gerçekliğine hazır olup yargılamadan, düşünce ve duygularla savaşmak yerineanlamaya çalışarak en doğru adımı seçmeye yönlendirir. Yaşadığımız acıyı fark etmek için en önemli adım bilinçli farkındalıktır.

Ne olduğunu anlamadan bir çözüm yolu bulmak veya doğruyu/gerçeği görmek mümkün müdür?

Bilinçli farkındalık aynı zamanda olayların yalnızca olumsuz yanlarını görmememizi, olumsuz yanlara takılı kalmaktansa yaşadığımız durumun dünyanın sonu olmadığını fark etmemizi yani aslında çözüme odaklanmamızı kolaylaştırır.

Öz şefkat birçok bağlamda ve açıda incelenebilse de kısaca anlamak ve giriş yapmak istedim. Umarım kendine sarılabilirsin…

Özpeynirci, R., & Kirmizi, C. (2020). Öz Şefkat Kavrami Ve Örgütsel Yansimalari. Business & Management Studies: An International Journal, 8(3), 2924-2952.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.