Ötenazi: Ölüm Bir Hak Mıdır?

0 1.657

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba sevgili okuyucularım,

Evrensel sağlık programımızın 2. Bölümünde büyük bir beyin fırtınası esti ve konumuz Ötenaziydi!

Birçok farklı fikrin savunulduğu yayınımızı izlemek için aşağıdaki linke tıklayabilirsin. 🙂

Ötenazi Yunancada iyi ve ölüm kelimelerinden meydana gelmiştir. İyi ölüm, rahat ölüm, acısız ölüm anlamlarında kullanılmaktadır. Tıbben tedavisi olmayan hastalıklarda, eğer hastalık hastaya büyük bir acı veriyorsa- artık yaşamak için bir amacı kalmadığını düşündürüyorsa- ötenazi yapılmalı mı sorusu ortaya çıkıyor. Antik Yunan döneminden başlayarak günümüze gelen ötenazi fikri halen büyük bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

Antik yunanda ötenazinin anlamı günümüzden biraz daha farklı kullanılırdı. İntihar veya yardımlı intihar anlamında kullanılan ötenazi özellikle Platon ve Aristoteles’i fikir ayrılığına düşürmüştür. Platona göre insanlar sağlıklı ve sağlıksız olarak ikiye ayrılırlar. Sağlıklı insanlar yaşamaya devam etmelidir, sağlıksız insanların ölmelerinde bir sakınca yoktur. Platonun bu hiç de eşitlikçi olmayan bakış açısına Aristoteles tam zıttı bir yorum getirmiştir. Aristo’ya göre insan ne yaşarsa yaşasın ölme hakkı bulunmamaktadır. Hatta insanın kendisini öldürmesinin devlete yapılmış bir saygısızlık olduğunu savunmuştur.

Helenistik dönemde Yunan felsefe okulu olan Stoa’da ise büyük acılar içinde yaşayan insanların ıstıraplarına son vermek için ölmeye hakları olduğu düşünülmüştür.

Ötenazi çeşitlerini iki ana grupta ikiye ayırabiliriz. Bunlar aktif-pasif ötenaziler ve iradeye bağlı ve irade dışı ötenazilerdir.

Aktif ötenazide doktor öldürücü dozu kendi elleriyle hastaya uygular. Bir nevi hastanın ölümüne bizzat kendisi sebep olur. Aktif ötenaziye dünya çapında hiç sıcak bakılmamaktadır.

Pasif ötenazide ise hastaya uygulanan tedavinin kesilmesiyle birlikte hastanın yaşamsal fonksiyonlarını kaybetmesi ile ölüm sonuçlanır.

İradeye bağlı ötenazide hasta hiçbir baskı altında olmadan, hiçbir psikiyatrik sorun, kafa karışıklığı yaşamadan tamamen özgür iradesiyle ötenazi olmak istediğini bildirir.

İrade dışı ötenazide ise bilinci kapalı olan hastaya onun vekili olan hasta yakını/yakınları tarafından ötenazi kararı verilir. Aynı aktif ötenazide olduğu gibi irade dışı ötenaziye de sıcak bakılmamaktadır. Çünkü kendi yaşamını sonlandırmak sadece bireyin kendisinin vereceği bir karardır.

Günümüzde Hollanda başta olmak üzere birçok ülkede ötenazi yavaş yavaş yasal olmaya başlamıştır. 2002 senesinde Hollanda da ‘’dünyada ilk kez’’ ötenazi yasal konuma getirilmiştir. Elbette bazı koşulları bulunmaktadır.

  • Ötenaziyi doktorun kendisi gerçekleştirmeli
  • Hasta ötenaziye gönüllü olmalı
  • Hastanın tıbben tedavisi olmayan bir hastalığı olmalı
  • Hastanın acıları hiçbir tedavi yöntemiyle dindirilememeli
  • Doktor ötenaziden önce diğer doktorlardan fikir almalı

Yasal sayılan diğer ülkelerde aktif ötenazi kesinlikle yasaklanmış ve aktif ötenazi uygulayan kişiler cinayetten yargılanmaktadır. Türkiye’de ise ötenazi yasal değildir ve yaşama hakkı T.C. Anayasası tarafından güvence altına alınmıştır.

Ötenaziye birçok farklı boyuttan bakmak gerekir bu boyutların en önemlilerinden biri de dini boyuttur. Tek tanrılı dinlerin hâkim olduğu ülkelerde (İslam- Hristiyanlık- Yahudilik gibi) ötenazi reddedilir. Bunun sebeplerinden en önemlisi yaşamın kutsallığına büyük inanıştır. İnsana bu hayat tanrı tarafından verilmiştir ve sadece tanrı tarafından alınmalıdır. Aksi halde tanrıya şirk koşmak ve ona karşı gelmek olarak varsayılır. Ayrıca bu dünyada çekilen acıların ölümden sonra gelecek sonsuz huzur için ödenen bir bedel olduğunu ve bu acılardan kaçmak yerine bunu yaşamak gerektiği üzerine durulur.

Ötenaziyi bu yazıda sadece ‘’insan’’ tarafından yorumlamak istiyorum. Programda hayvan ötenazisi üzerinde de tartışıldı ve bu konuda hayvanların hiçbir şekilde ölümüne sebep olmanın bizim kararımıza kalmadığını ve buna haddimiz olmadığını düşünüyorum. İnsan hayatı kutsal ise tüm canlıların hayatı kutsaldır. Yaşama hakkı kadar ölme hakkımızın olması gerektiğini düşünenlerdenim. Ama başkasının ölmesine karar vermek konusunda değil sadece kişinin kendisi hakkında verdiği ötenazi kararının uygulanabilirliği üzerine düşünüyorum. Tabii ki de bu karar için hasta tamamen bilinçli ve ne kararı verdiğinin farkında olmalıdır. Ötenazi güzel bir şey değil, kişinin kendi ölümüne karar vermesi hiç kolay değil.

Fakat o şartlar bunu gerektiriyorsa, başka bir yol yoksa sadece ıstırap dolu bir bir hayatın pençesinde ise bu hak ondan alınmalı mıdır sizce?

Bir sonraki yazımda görüşmek dileğiyle! Sağlıkla ve bilimle kalın!

Çengeloğlu, E. (2020). Niteliği yitirilmiş olan bir yaşamda ötenazi bir hak mıdır? (Master’s thesis, Kocaeli Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü).

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.