Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB): Nedenleri, Belirtileri, Tanı Ve Tedavisi

2 53

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Pandemi sürecinde virüsten korunmak amacıyla yapılan temizlik kimisi için daha büyük boyutlara ulaşmış ve takıntı halini almıştır. Peki bu takıntılı olma hali hangi durumlarda obsesif kompulsif bozukluk haline gelir? Bu yazımda bu sorunun cevaplarını bulabilirsiniz.

Obsesyon ve Kompulsiyon Kelimelerinin Anlamları Nelerdir?

Obsesyon; bireyin aklından bir türlü çıkaramadığı ve kontrol edemediği bireyde strese sebep olan düşünceler olarak tanımlanabilir.

Kompulsiyon; meydana gelen obsesyonları ortadan kaldırmak ve stresi azaltmak amaçlı yapılan, tekrarlayan zihinsel ve fiziksel eylemlerdir.

OKB’si olan kişi çoğunlukla zihinde dolaşan düşüncelerin anlamsızlığının farkındadır ve hem düşüncelerini, hem de düşüncelerine karşı gerçekleştirdiği davranışlarını kendisi ile zıtlaşarak yaşar. Obsesyonlar zaman alıcı olabilir, kişinin günlük aktivitelerine, mesleki görevlerine, sosyal yaşantısına, arkadaş ve aile ilişkilerine önemli ölçüde engel olabilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluğunun (OKB) Ortaya Çıkmasında Etkili Olan Faktörler

Genetik faktörlerin OKB oluşumuna katkıda bulunduğuna dair sonuçlar giderek artmaktadır.  OKB hastalarının birinci derece akrabalarının % 35’inde bu psikiyatrik hastalığın olduğu bulunmuştur.

Birçok araştırma OKB oluşumunda serotonin düzeninin bozuk olmasının rolü olduğunu göstermiştir. Ayrıca bazı araştırmacılar sinir uyarım ve davranış kontrolü sistemlerinin de OKB’nin ortaya çıkış sebeplerinde rol oynadığını belirtmişlerdir.

Beyin görüntüleme uygulamalarında ise bazı bölgelerde normalin dışında kan akışı, beyin hücrelerinin birbiri ile bağlantılarında aktivite değişiklikleri ve öğrenme, eylemlerin kontrolünden sorumlu çekirdeğin çaplarının azaldığı tespit edilmiştir.

Psikodinamik kurama göre ise OKB belirtileri, bastırılmış duyguların, bilinçdışının dürtüleri sonucu ortaya çıkarlar.

Obsesif Kompulsif Bozukluğunun (OKB) Tanı Kriterleri

OKB tanısı kişinin obsesyon(düşünce) ve kompulsiyonları(tekrarlayan davranışları)  beraber mevcut veya obsesyonları ya da kompulsiyonları tek başına bulunuyorsa ve bu semptomlar kişinin aşırı zamanını alıyor ve işlevselliğini önemli ölçüde engelliyorsa konmalıdır.

Obsesyon ve Kompulsiyonların Yaygın Olarak Ortaya Çıkan Bazı Özellikleri

  • Bir düşünce veya dürtü bireyin bilincine tekrarlayıcı bir şekilde zorla girer.
  • Bu duruma endişe ya da korku duyguları eşlik eder ve kişiyi düşünceye karşı önlem almaya iter.
  • Obsesyon ya da kompulsiyonları kişi ilginç ve mantık dışı olarak algılar.
  • Obsesyon ve kompulsiyonlardan şikâyet eden kişi genellikle onlara karşı gelmek için güçlü bir arzu duyar.

En sık görülenler ise temizlik ve şüphe obsesyonlarıdır. Örneğin; ‘Kapıyı kilitledim mi?’, ‘Ocağın altı kapalı mı?’ düşünceleri(obsesyonları) ile kontrol etme kompulsiyonları oluşur.

Obsesif Kompulsif Bozukluğu (OKB) Tedavi Yöntemleri

Fiziksel hastalıklar kadar psikiyatrik hastalıklarda bizi rahatsız eder, günlük rutinimizi etkiler ve sosyal yaşantımızın da değişmesine neden olur. Nasıl ki ağrılarımızı geçirmek için tedavi arıyorsak ruhumuzun ağrısını geçirmek içinde uzman kişilerden yardımlar almalıyız.

OKB’nin tedavi yöntemleri; Farmakoterapi(ilaç tedavisi) ve psikoterapidir.

Farmakolojik tedavi, doktor kontrolü altında ve reçetesiyle uygulanır.

Psikoterapi, psikologlar ya da psikiyatristler tarafından hastayı obsesyonel düşüncelere maruz bırakma ve hastanın korkulan uyaranla ilişkili olarak ortaya çıkan anksiyetesini azaltmak için uyguladığı davranışları önlemedir. Davranışçı tedavi yatan hastalarda ve ayaktan takip edilen hastalarda uygulanabilir.

Doğru Yardım İçin Ailelerde Yardım Almalı

Hastanın iyileşme sürecinde hastanın, ailenin ve tedavi ekibinin işbirliği içinde ve devamlı iletişimde olmasının hayati bir rolü vardır.

Genellikle aileye uygulanan terapötik müdahaleler bakım yükünün azaltılmasında, hastalıkla baş etme yeteneğinin oluşmasında, aile desteğinin gelişmesinde pozitif etki oluşturduğu ve girişimlerin ailelerin sorunlarını azalttığı bilinmektedir.

Psikoeğitim, beceri geliştirmenin yanı sıra hasta ve ailesine hastalık ve hastalığın nasıl idare edilebileceğini öğretmek için kullanılmaktadır. Bu yöntemle hasta ve aile ile iş birliği içinde hastalık hakkındaki ön yargıların önlenerek, ailenin tedaviye etkin katılımı sağlanmaktadır.

Bayar R., Yavuz M. Obsesif Kompulsif Bozukluk. İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri. Türkiye’de Sık Karşılaşılan Psikiyatrik Hastalıklar. Sempozyum Dizisi. 2008 (62) S:185-192

Konkan R., Şenormancı Ö., Güçlü O., Aydın E.,Sungur MZ. Obsesif kompulsif bozukluk ve obsesif inançlar. Anadolu Psikiyatri Dergisi 2012; 13:91-96

Özcan BE., Barlas GE. Obsesif Kompulsif Bozukluğu Olan Hasta Yakınlarında Bakım Yükü ve Psikoeğitim. JAREN 2017;3(Ek sayı):51-56

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

2 Yorum Yapıldı
  1. Hande diyor

    Ellerine sağlıkk çok güzeldi 🙂

  2. Fatma diyor

    Eline sağlık çok bilgilendirici olmuş👍🏿

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.