Mastektomi Sonrası Hasta Eğitimleri Neden Önemli?

0 1.583

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Güzellik Algısı…

Kadınlarda kanser türleri içerisinde en sık görülen meme kanseri nedeniyle uygulanan mastektomi, meme dokusunun bir kısmının çıkarılması işlemidir. Çıkarılan bu parçanın büyüklüğü kanserin yayılımına göre değişiklik gösterir. Diğer ameliyatların yarattığı fiziksel acıların yanında, kanserle ilk karşılaşmadan itibaren, tedavinin uzunluğu, tekrarlayabilme ve organ kaybı ihtimali, ağır psikososyal değişimleri de beraberinde getirir. Bu değişimler her kadında değişiklik göstermekle beraber hastalığı kabullenmeyi ve başa çıkmayı güçleştirir.

Bu psikolojik sıkıntıların temelinde aslında ataerkil toplumların bizlere çocukluktan itibaren dayattığı cinsiyetlerin ‘kendine özgü’ sorumlulukları yatıyor olabilir. Kadınlara atfedilen bu sorumlulukların yükü, kendilerini yetersiz gördükleri her noktada artmaktadır.

Burada devreye toplumun güzelliğe bakışı da girdiğinde, kadına annelik ve eşlik sorumluluklarının yanı sıra ‘her daim güzel’ olmanın yükü de ekleniyor. Fakat Güzellik algısı filtreler ve gerekli cerrahi düzeltmelerle kusursuz bir forma ulaşan yüzler kadar yapaylaşmış durumdayken kendimizi beğenmemiz bir hayli zorlaşıyor.

Peki bedenen ve ruhen sağlıklı halimizle bile özgüvenimizi düşüren güzellik algısı bu seviyedeyken, bedenimizdeki eksiklerle kendimizi sevmemiz nasıl mümkün olabilir?

Mümkün olmalı, fakat zihinlerdeki bu engelden kurtulmak pek de kolay görünmüyor.

Toplumun güzellik görüşü bir yana; kadınlarda meme, annelik, çocuğunu besleme ve cinsellikle bağdaştığından memesi alınan kadında yetersizlik duygusu oluşması sık görülen bir durum. Bu duygu, kadının memesine ilişkin algısıyla yakından ilgili olmakla beraber toplumun ideal görüntüsüne onay vermek de yetersizlik duygusunun oluşmasında etkili olabilir.

Bunlara ek olarak ameliyat sonrası ağrılar ve bedenindeki değişiklikler, aldığı kemoterapi ve diğer tedaviler her hastada farklı etkiler göstermektedir. Hastalar bu sürece uyum sağlayamazsa inatçılık, huzursuzluk, saldırgan ve suçlayıcı olma gibi davranışlara sebep olabileceğinden iletişim çok önemlidir. Her konuda destekleyici bir yaklaşım hastayı rahatlatır ve tedaviyi güçleştirecek güvensizlik duygusundan uzaklaştırır. Böylelikle hastada yaşanabilecek geri dönüşü olmayan hasarların önüne geçilebilir.

Görülen üzere mastektomi, tedaviden psikolojide yarattığı değişime kadar epey zorlu bir süreç. Bu ve bunun gibi beden algısını değiştirmesi muhtemel ameliyatlarda eğitimin önemi ortada. Hatta bu eğitimler ameliyattan önce başlayıp hastanın taburculuğuna kadar sürmeli, ihtiyacı halinde eğitim devam etmelidir.

Egzersizler ve hastanın ameliyat sonrası yapacakları zihinsel ve fiziksel sağlığını olumlu yönde etkileyeceğinden, hasta taburcu olmadan önce verilen eğitimler büyük önem taşımaktadır. Eğitimleri daha kalıcı hale getirip, öğrenmeyi kolaylaştıran bir yöntem olduğundan hastalara broşür verilebilir. Örnek olarak hazırladığım broşürleri aşağıda görebilirsiniz.

Bunlara ek olarak hastalara kontrollerinin tedaviden sonraki 3 yıl 3-4 ayda bir, daha sonraki 2 yıl 6 ayda bir ve tanıdan 5 yıl sonra 2 yılda bir şeklinde yapılacağından ve mümkün olan rekonstrüktif cerrahi imkanlarından bahsedilmelidir. Bunları bilmesi kaygılarını azaltıp tedaviye uyum sürecini arttıracaktır.

Ameliyat öncesi ve sonrası dönemde hastanın ve ailesinin bilgilendirilip gerekli psikososyal desteğin verilmesi, tedaviye uyumu epeyce arttırmaktadır. Fakat eğitimleri öğrenip uygulayabilmek hastanın kendi görevi olsa da asıl görev; değişmesi zor algı ve değerlere sıkı sıkıya tutunan topluma düşüyor. Kadın olmak, kadınsı görünmek kendini sevmekle başlar. Kendimizi sevebildiğimiz ve dış görünüşleri ‘eksik görmediğimiz’ güzel günlere…

Arıkan Ruşen, N. (2000). Travmatik Bir Yaşantı: Meme Kanseri ve Mastektomi. Kriz Dergisi, 8 (1), 0-0. Doı: 10.1501/Kriz_0000000153

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.