Masala İnanmayan Gerçeğe İnanır Mı?

0 505

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

“Masala inanmazlar, masalı yalnızca dinlerler,
Sanki hakikati bilirmiş gibi, sanki hakikatin sırrına ermiş gibi.”

Murathan Mungan

Yukarıdaki dizelerde olduğu gibi hakikatin sırrına ermek istediğimiz anlarda bize ışık tutan, rehber olan metinlerdir masallar.

Yüzyıllar öncesinden günümüze gelmiş bize ait sözlü kültür mirası olan bu metinler sıradan olabilir mi?

İçindeki her bir sembolün açtığı kapılar var. Sembol ve hayali ayıkladığımız da hayatın gerçeği ile karşılaşırız.

Böyle bir sihir dünyasından etkilenmemek mümkün mü?

Çocuklar da bu sihrin içerisinde kendilerine yolculuk yaparlar.

Çünkü, “çocukluğun uzun hikayesidir masal”. İçindeki olağanüstülük, mümkün olmayanın mümkün olması çocuk ruhunu besleyen, zenginleştiren ve gerçeği dolaylı yoldan anlatan bir türdür.

Masal dünyası çocuğun gerçek dünyasıdır. Sihirbazlar, periler, cadılar bütün bunlar onun etrafında yaşamaktadır. Anası, bir tek kelimesi ile ona yiyecekler ve oyuncaklar sunan bir peri değil midir?

Alain der ki;

Bu sözleri düşünelim.

Çocuğumuzun bir “Anne” sözüyle ona istediklerini sunmaz mıyız?

Peki ya “Lütfen” sözcüğü sihirli değil midir?

Birçok kapıyı açmaz mı?

Bunun “açıl susam açıl” sözünden  bir farkı var mıdır?

Çocuk da bunları gerçek yaşamla bağ kurmada kullanır. Konuşmayı öğrenmeden önce taklit etmeye başlayan çocuk hayalinde yarattığı karakterleri masalın içerisinde duydukça kendi hayal ülkesine yolculuğa çıkar. Bitmeyen, her defasında yenilenen mekân ve zaman kavramı, değişen olaylar zincirinin kahramanı olan çocuk kendi hikayesini kurar, yaşar ve onu sürdürmeyi başarır.

Sınırlarının olmadığı sihirli bir ülkede seyahat eder. Yapmak istediğini, görmek istediğini bazen de görmek istemediğini hatta ruhunu iyileştirebileceği alana girer. Terapi gibi gelen bu alanı ona açmış oluruz. Böylelikle çocuk kendi hikayesini masaldan yola çıkarak kurar. Hayalinde tasvir ettikleriyle kendini bulmaya ve tanımaya çalışır. Bu durum, gerçek dünyaya uyum sağlamasını, problem çözme yetilerini, yaratıcılıklarını ve hayata anlam verebilmesini kolaylaştırır.

Bir çocuğa masal okuduğunuzda veya anlattığınızda onunla birlikte hayal ülkesine doğru yol alırsınız. Sizden gelen güçle bu ülkede kendine yeni yollar bulur.

Goethe “masal bilgeliktir” der.

Öyleyse çocuk dünyası bu bilgelikle sulansın, sihirli sözlerle tohumlar serpilsin, büyüsün, büyüsün. Dünyası  renkli, coşkulu ve mümkünlü olsun.

Haydi o zaman ne duruyorsun, kap bir masal ister aklından ister bir kitaptan başla anlatmaya..

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.