Lohusalık Depresyonu Bebeği De Etkiliyor!

0 40

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Medikal istatistikçi olmanın benim için en güzel yanı, pek çok çalışmanın verisine ve çıkan sonuçlara birinci elden ulaşabilmek. Tabir-i caizse bilgi ayağıma geliyor ve bu durum sağlık okuryazarlığımı gayriihtiyari besliyor. Size 2017 yılında istatistiksel analizine destek olduğum bir çalışmanın sonuçlarını, sizin de ilginizi çekebileceğini düşünerek aktarmak istiyorum. Benim, o dönemde lohusa bir anne olarak ilgimi çekmişti. Çalışmanın amacı, annelerin depresyon belirtilerinin bebek bakım sonuçlarına etkisini araştırmaktı. Edinburgh Doğum Sonrası Depresyon Ölçeği ile depresif belirtiler gösteren ve göstermeyen annelerin bazı sonuçları karşılaştırıldı. Sonuç olarak depresif belirtiler gösteren annelerin:

  • Bebek boy ve kilo persentilleri daha düşük,
  • Emzirme süresi daha kısa, hiç emzirmeme oranı daha yüksek,
  • En önemlisi de bebek bakım ve tarama becerisi daha düşük bulundu. Ayrıca depresyon puanı arttıkça bakım ve tarama becerisi düşmekteydi.

Görülen o ki depresyon sadece anneyi değil bebeği de etkiliyor. Ve tabii ki tüm aileyi de…

Peki ne öneriliyor?

  • Öncelikle bebek bakımı ile ilgili özellikle eşten veya yakın çevreden destek alınmalı.
  • Bebek bakımıyla ilgili eş ile iş bölümü yaparak annenin kendine vakit ayırması sağlanmalı.
  • Annenin uyku düzenini sağlaması ve yeterince uyuması için destek alınmalı.
  • Sürekli eve kapanılmamalı, zaman zaman dışarıda hoşlanılan sosyal aktivitede bulunulmalı.
  • Psikolojik olarak umutsuzluğa düşmeden bebekle geçirilen vakit eğlenceli hale getirilmeli.
  • Yani bebeğin eninde sonunda büyüyeceği ve büyüdüğünde sizi yaptığınız fedakarlıktan dolayı çok seveceği ve minnet duyacağı gibi motive edici düşüncelerle karamsar olunmamalı.
  • Yapılan çalışmalarda emzirmeyen kadınlarda depresyon daha sık görülüyor, yani emzirme depresyonu azaltıyor, depresyon emzirmeyi engelliyor gibi bir ilişkiden bahsedilebilir. Sütüm gelmiyor, yetmiyor diye karamsar olunmamalı sık sık emzirmeli.
  • Fiziksel aktivitenin, egzersizin psikolojik olarak kişilerin kendisini daha mutlu hissetmesini sağlayarak depresyondan koruduğu söyleniyor.
  • Meyve, balık, fındık, ceviz gibi kuru yemişlerden zengin yani dengeli ve yeterli beslenmenin de depresyondan korunmada çok önemli olduğu saptanmış.
  • En önemlisi de bebekte oluşan herhangi bir rahatsızlığın sorumlusu ya da suçlusu olarak kendini görmemek, bu rahatsızlıkların bebeklerde gelişebilecek durumlar olduğunu kabullenmek gerekiyor.

Yani depresyonun lohusalığa özgü doğal bir durum olduğunu farkına varmak, geçeceğini bilmek ve bunun sonucunun yalnızca bizi değil çocuğumuzun gelişimini de etkilediğini bilerek, bu merete yakalanmama veya kurtulmanın yollarını aramak da anneliğin sayısız sorumluluklarından bir tanesi.

Bununla beraber, doğum sonrası depresyon açısından risk taşıyan annelerin, yapılan taramalarla erken tanısı, tedavisi ve kontrolünün sağlanması çok önemli. Bu noktada Sağlık Bakanlığı’nın Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinde bebeğin rutin muayenelerinin yanında annenin de ruhsal açıdan izlenmesi ve desteklenmesi faydalı olacaktır. Böylelikle yetersiz bakım nedeniyle bebeğin büyüme-gelişme durumunun olumsuz olarak etkilenmesinin önüne geçilebilir.

Tüm annelere depresyonsuz bir lohusalık dilerim.

Salih Güler, “Annelerin Depresyon Belirtilerinin Bebek Bakım Sonuçlarına Etkisi”, Yüksek Lisans Tezi, Akdeniz Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Hemşirelik Anabilim Dalı, Temmuz, 2017.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.