Koronavirüs Salgınında Çin Deneyimi

0 4.571

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba.

Çin’de ilk kez 27 Aralık 2019’da yerel hükümete bildirilen, 31 Aralık’ta ise yayınlanan vakalar ile başlayan salgın, 8 Ocak 2020’de yeni bir Coronavirüs’ün etken olarak tanımlanmasıyla tüm dünya için bir tehdit haline geldi. Salgının ilk haftalarına özellikle Hubei Eyaleti ve başkenti Wuhan’ın yetkilileri salgını gizlemek ve yayılmasına yol açmakla suçlandı. Gerçekten 11 milyon nüfuslu Wuhan’da gerekli önlemlerin alınamaması, yılbaşı nedeniyle bu kente gelen ve kentten ayrılan on binlerce kişi ile virüs Çin anakarasına ve diğer ülkelere yayıldı.

Wuhan’da 15 sağlık çalışanının hastalanmasını takiben 23 Ocak’ta bu şehir ve yakındaki 7 milyon nüfuslu Huanggang kapatıldı. 29 Ocak’ta hastalığın tüm Çin anakarasına yayıldığı açıklandı. Bu andan itibaren Çin çok katı önlemlerle salgının üzerine gitti. Şehirlerarası otobüs ve tren seferleri askıya alındı. Ülke hafif, orta ve yüksek risk bölgelerine ayrıldı. Bölge özellikleri dikkate alınarak tüm Çin’de maske zorunluluğundan, sokağa çıkma yasağına kadar pek çok önlem yürürlüğe girdi.

Bu önlemlerin etkisiyle yaklaşık bir ay sonra salgın kontrol altına alındı. 6 Mart’ta günlük vaka sayısı 100’ün altına indi. Yerel bölgelerde çıkan ani vaka artışları sert önlemler ve büyük kitlelere test uygulanmasıyla söndürüldü. Mart’tan itibaren bölgelere göre önlemler gevşetildi, kapanmalara son verildi. Salgının odağı Wuhan’da 8 Nisan’da, 2,5 ay sonra sokağa çıkma yasağı kaldırıldı. Salgına karşı diğer önlemler de giderek azaltılarak normal yaşantıya geçildi.

Dünyada başka hiçbir ülke ekonomik gerekçelerle kesintisiz 2,5 ay kapanmayı göze alamadı. 2020 Mart ayının ilk günü Çin’de 80,026 vaka kayıtlara geçmişti. Ölüm sayısı Nisan 18’de 4632 idi.

Bu tarihten itibaren Çin salgına karşı sıfır tolerans gösterdi. Sınırlarını açmasına, turizmin başlamasına karşın dışardan gelen her vakaya yoğun reaksiyon gösterdi. Okullar açıldı. Vaka saptanan bölgede gerekirse binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca kişiye test yaptı, bölgeye özel katı önlemler aldı ve hastalığın yayılmasına engel oldu. Bu sayede diğer ülkeleri kasıp kavuran Alfa, Beta, Gamma ve en önemlisi Delta varyantları Çin’e girmesine rağmen yayılma şansı bulamadı.

Diğer ülkeler ekonomik kaygılarla önlemlerini gevşetirken, Çin hiçbir zaman hastalık sürveyansından vazgeçmedi ve salgını yayılmaya çalıştığı her noktada ezdi.

Bugün Mart 2020’den itibaren geçen 1,5 yılı aşkın sürede Çin’de sadece, çoğu yabancılardan oluşan (importe vaka) sadece 16,814 vaka görüldü. Aynı süre içinde sadece 4 kişi Covid-19 nedeniyle öldü. Hazirandan bu yana ölüm yok. Bugünlerde vaka sayısında günlük 50 gibi bir artış var, ancak kısa sürede bu da kontrol altına alınacak gibi görünüyor. 2021 ağustos sonu itibariyle Çin’de 2 milyar kişi hastalığa karşı aşılandı.

Vaka sayısı açısından uzun süre ilk sırada yer alan Çin dünyada 113. sıraya geriledi. Bu sürede nüfusunun yüz binde 6,8’i hastalandı, milyonda 3,3’ünü Covid 19 nedeniyle kaybetti. Bu oranlar hastalanma için ABD’de yüz binde 14,111 (Çin’in 2075 katı), Türkiye’de yüz binde 9377 (Çin’in 1379 katı), ölümler için ABD’de milyonda 2306 (Çin’in 699 katı), Türkiye’de milyonda 825 (Çin’in 250 katı) idi.

Bu arada Çin salgın nedeniyle zarar gören ekonomisini 2020 Nisan’ından itibaren hızla toparladı. Parası Yuan tüm para birimlerine karşı değer kazandı. İstihdam oranları hızla yükseldi. Uluslararası ticaret rekor düzeyde büyüdü. IMF Çin’in 2020’de dünyada büyüyecek tek ekonomi olduğunu açıkladı. Bu büyüme 2021’de de sürdü.

Dünya ülkeleri topluca salgına Çin kadar kararlı ve katı yaklaşıp, mücadele edebilselerdi, bu salgın çoktan sönmüş, salgının ikincil etkileri ortadan kalkmıştı.

Sağlıkla kalın.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.