Hastanelerde Hastalara Verilen En Yaygın 5 Diyet Rejimi

0 7.100

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhaba,

Bugün sizlerle hastanelerde hastalar için planlanan rejim listelerinin neye göre kategorilendirildiğini ele almak istiyorum.

Sıklıkla hangi rejimlerle karşılaşıyoruz?

Nedir bu R1-R2-R3?

Birlikte inceleyelim.

1. Sulu Gıda (R1) Diyeti

Postop Sürecin İlk Adımı: Rejim 1

Ameliyat sonrası beslenmeye başlamada ilk basamaktır. Hastanın gaz çıkışı olana kadar R1’e devam edilir. Bu diyette tercih edilen besinlerin temel özellikleri; bağırsakları az yorması, sindirim ve gaz problemi yaratmaması, sıvı ve yumuşak besinler olmasıdır.  R1 diyet iki türden oluşur:

Açık sıvı diyet

Posasız, tanesiz sıvı içecekleri içerir. Şekerli çay, meyve suyu, komposto suyu, limonata, et ve tavuk suyu gibi sıvı içeceklerden oluşmaktadır. Kalorisi düşük olması sebebiyle kısa süreli uygulanır. Bağırsak ameliyatlarında preop dönemde kullanılan rejim biçimdendir.

Koyu sıvı diyet

Hasta tolere ettikçe açık sıvı diyete süt, yoğurt ve un çorbası vb. besinler eklenir. Böylece hastanın kalori ihtiyacını karşılanır. Sıklıkla ağız veya burun ameliyatı geçirmiş hastalarda açık sıvı diyetten sonra kullanılır.

2. Sulu Yumuşak (R2) Diyet

Hasta R1 diyeti tolere edebiliyorsa R2 diyete geçilir. Bu diyetteki besinler yumuşak kıvamlı, kolay çiğnenebilen ve sindirilebilen besin gruplarından seçilmiştir. Hafif çorbalar, patates püresi ve haşlaması, muhallebi ve sıvı içecekler gibi. Sulu yumuşak diyette hastalara et, tavuk ve balık verilmez. Süt, yoğurt, çiğ meyve ve sebze de gaz yapacağı için tercih edilmez.

Gastrointestinal hastalıklarda (reflü, gastrit, mide ülseri, mide kanamaları, hazımsızlık, ishaller, kolitler [ülseratif kolit, crohn], kabızlık, basur [hemoroit], karaciğer hastalıkları) sıklıkla R2 tercih edilir.

3. Normal (R3) Diyet

R3 yani katı diyete geçiş; herhangi bir kısıtlama olmaksızın, sağlıklı ve dengeli bir diyet ile hastaları besleyebilmeyi amaçlayan bir rejim biçimidir. Sağlıklı ve dengeli beslenen bireylerde bağışıklık sisteminin güçlenmesini ve böylece iyileşme sürecinin de kısalmasını sağlamak temel hedeflerindendir.

Hastanın gün içerisinde alması gereken enerji miktarı, bireyin kişisel özellikleri göz önünde bulundurularak diyetisyence karar verilir. 3 ana öğünün yanında, hastaya hastalığının seyri veya kişisel özelliklerine göz önünde bulundurularak ara öğünler de planlanır.

4. Kardiyak Diyet

Kalp koruma diyeti olarak bilinir. Bu diyet yemeklerinde zeytinyağı, ayçiçek veya mısırözü yağı gibi bitkisel yağlar kullanılır. Fırında, buğulama, ızgara ve haşlama yöntemleri tercih edilirken kızartma veya bol yağda kavurarak hazırlanacak yemekler tercih edilmez. Günlük sodyum tüketimini (Yetişkinler için minimum sodyum gereksinmesi günde 500 mg) aşmamak için yemekler az tuzlu hazırlanır. Yemeklerinin yanında ek olarak tuz, salamura veya tuz içeriği yüksek besinler hastaya verilmez.

Haftada en fazla 2 gün kırmızı et tüketimi sağlanırken diğer günlerde protein kaynağı olarak tavuk, balık, hindi veya kurubaklagiller tercih edilir. Haftada 2 ya da 3 gün yumurta tüketimine önem verilir. Süt ve süt ürünleriyse yarım yağlı olarak tüketime sunulur.

Posa tüketimi arttırılır.

Hastalarda posa tüketimini arttırabilmek adına yemek listelerinde meyveye de yer verilmeye çalışılır. Günde toplamda 3 ana 3 ara öğün planlanır. Ara öğünlerde meyve, muhallebi, peynir tarzında besinlere yer verilir. Kardiyak R1 ve Kardiyak R2 diyetlerinde de aynı kurallar geçerlidir. Yemekleri az yağlı ve de az tuzludur.

5. Diyabetik Diyet

Diyabetik hastalara diyetlerinde 3 ana 3 ara öğün planlanır. Öğün sayısı hastanın kilosuna, tedavisine ve kişisel özelliklerine göre azaltılıp arttırılabilir. Kan şekerini yavaş yükseltecek, glisemik indeksi düşük bir menü planlanır. Yemekleri az yağlı yapılmaya özen gösterilir.

Saf şeker ve saf şeker kullanılan gıdalar verilmez.

Diyabetik şeker ile hazırlanmış tatlı veya reçeller tercih edilebilir. Alkollü içecekler, taze veya kutu meyve suları, içeriği bilinmeyen besinler tüketime sunulmaz.

Meyveler tek başına sunulmaz. Çünkü:

Meyve tek başına tüketildiğinde kan şekerini hızlı yükselteceği için ara öğünlerde tek başına verilmez. Mutlaka yanında süt, yoğurt, ayran gibi glisemik indeksi düşük bir besin olmalıdır.

Diyabetik hastalar genellikle kilolu bireylerdir.

Bu sebeple, diyetin enerjisine hastanın fiziksel özelliklerine göre karar verilmelidir. Karbonhidrat kaynağı olarak tam buğday veya kepek ekmek tercih edilir. Pirinç kan şekerini hızlı ir şekilde yükseltebileceği için pirinç yerine bulgur pilavı veya makarna tercih edilebilir.

Posa tüketimi diyabetik hastalarda oldukça önemlidir. Neden?

Posa, karbonhidrat emilimini yavaşlatarak bağırsaklardan geçiş süresini uzatır. Gastrit boşalmanın gecikmesi kan şekerini düşürür. Posalı besinlerin glisemik indekslerinin düşük olması kan şekerinin denetimini sağlar. Hastane diyetlerinde de posalı besinlere yer verilmesi bu nedenle önemlidir.

Diyabetik R1 diyetinde 3 ana ve 3 ara öğün vardır. Aynı düzen diyabetik R2 diyetinde de olup farklı olarak diyabetik R2 diyetlerinde patates püresi yerine iyi pişmiş patates veya havucun haricinde bir sebze yemeği veya püresi tercih edilir. Ara öğünlerdeyse diyabetik şekerle hazırlanmış komposto veya muhallebi tercih edilir.

Bugün bu yazımda kliniklerde sıklıkla karşılaşma ihtimalinizin olduğu en yaygın 5 rejim sistemini size sunmuş olsam da bir kulak doygunluğu kazanmanızda fayda olduğunu düşünerek diğer rejim sistemlerini de yalnızca başlıkları şeklinde aşağıda size sunuyor olacağım.

  • İshal Diyeti
  • Kabızlık Diyeti
  • Mide Koruma Diyeti
  • Gut Diyeti
  • Böbrek Koruma Diyeti
  • Karaciğer Koruma Diyeti
  • Nötropenik Diyet
  • Safra Kesesi Koruma Diyeti
  • Gebe ve Emzikli Diyetleri
  • Yaşa Uyumlu Diyetler

Sağlıklı günler diliyorum.

T.C. Meb, Hastanın Beslenmesi, Ankara, 2012. Erişim: 21.01.2022 00.13

Şahin Gözde, Medistate Kavacık Hastanesi, Beslenme ve Diyet Bölümü, İstanbul, Hastane Yemekhanesinde Hazırlanan Diyet Çeşitleri, Klinik Gelişim, 2011; 24: 15-19. Erişim: 21.01.2022 02.24

Uzm. Dyt. Bilgin Duygu, Diyabet ve Posa İlişkisi, Şubat 2015. Erişim: 21.01.2022 22.20

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.