Kitap Önerisi: Gavin Francis’ten İnsan Vücuduna Seyahat

0 1.668

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Merhabalar,

Bugün sizlere şaşırarak okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitaptan edindiğim bilgileri aktarmak istiyorum.

Kitabın yazarı İskoç bir doktor ve tıp fakültesinde öğrenciyken incelediği kadavralarla ilgili deneyimine kitabın bir bölümünde yer veriyor.

Kadavralar arasında bireysel farklılıklar gözlemliyor ve bunun kişinin yaşamına dair izler taşıdığına inanıyor.

Örneğin en çok farklılık gösterenler ağız köşelerini yana doğru çekerek gülümsememizi sağlayan zygomaticus major ve minor kasları. Kimi kadavralarda bu kaslar kahkahalarla geçmiş bir hayatın göstergesi olarak kalın ve belirginken kimilerinde acı dolu yılların habercisi olan kuruyup büzüşmüş ince tellere benziyor.

Bazen de geçirilmiş bir inmeye bağlı gelişen sinir hasarı nedeniyle bir tarafın kasları daha gelişmiş, diğer tarafınkilerse zayıf görünüyor.

Çok iyi gelişmiş bir corrugator supercilli kası, kişinin asabi ve çatık kaşlı biri olduğunu düşündürüyor.

Orbicularis oculi kası gözün yüzeyini koruyan göz kırpma hareketi için gereklidir ve daha güçlü biçimde kasıldığında güneş ışığına karşı gözlerimizi kısmamızı sağlar. Ayrıca göz kenarlarında “kaz ayağı” ismi verilen kırışıklıkların oluşmasında rol oynar. Normalde insanlar her iki gözünü de kırpabilirken kimilerinin sadece tek gözünü kırpabilmesi bu kasın işleyişindeki değişkenlikmiş.

Dehşete ve şaşkınlığa kapıldığımızda kaşlarımızı yukarıya kaldıran frontal kas lifleri aynı zamanda alnın kırışmasına ve derin çizgilerin oluşmasına neden oluyor. Yine bazı kadavralarda bu kas liflerinin diğerlerininkine göre daha gelişmiş olduğunu gözlemliyor Dr. Francis.

Ağzın her iki köşesinin altında bulunan depressor anguli oris kası surat asarken dudakları aşağıya çekmeye yarar. Depresyon hastalarında bu kasın anormal derecede gelişmiş olduğu görülür.

Leonardo da Vinci de iyi bir resim yapabilmek için çizimin hatasız olması gerektiğine inanan bir ressamdı. Bir portre ressamı olarak kasları yakından tanıması gerektiğine karar verdi. Çünkü kasların ruhla doğrudan iletişim halinde olduğunu ve ruhun hareketlerinin ancak vücudun değerlendirilmesiyle anlaşılabileceğini düşünüyordu. Erkek ve kadın anatomisi, normal ve erken doğum, gebelik, döllenme, çocuk gelişiminin yanısıra bütün damarları, sinirleri, kasları, kemikleri inceledi. Yüz ifadelerindeki değişimi insanın ruh halini anlamamızdaki anahtar olarak gördü.  Mona Lisa adlı eseri de Leonardo’nun yüz ifadesinin detayları üzerinde ne kadar hassas olduğunu gösterir.

Darwin, yüz ifadeleriyle ilgili çalışmalar yapan bir diğer isimdir ve şiddet içeren tavırlar sergilemenin bireyin öfkesini güçlendireceğini, korku belirtilerinin kontrolünü sağlayamayan kişininse korkusunun büyüyeceğini söylemiştir. Bu fikir psikolojik araştırmalar tarafından doğrulanmıştır. Öfke kasımızı ya da korku kasımızı kasarak daha fazla öfkelenebilir, daha da çok korkabiliriz.

O halde tam tersinin geçerli olduğunu söylemek de bence mümkün olacaktır. Korku ya da öfke kaslarını engellemek bu duygularımızı azaltacak, gülme kaslarımızı daha fazla kullanmak da mutluluk duygumuzu artıracaktır. Bu bilgileri benimle öğrendiniz, şimdi geriye hangi kaslarınızı kullanmaya öncelik vereceğiniz seçeneği kalıyor. Dilerim hep birlikte bize bol kahkahalar artıracak kasları ve dolayısıyla öyle bir hayatı seçeriz…

Merak edenler Gavin Francis’in İNSAN VÜCUDUNA SEYAHAT adlı kitabından sayfa 46-60 arası bölümleri okuyabilirler.

Francis Gavin, İnsan Vücuduna Seyahat, Domingo Yayınevi, İstanbul, 2017

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.