Kemoterapi Sonrası Bulantı ve Kusma Nasıl Giderilir?

0 3.985

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Kanser başlı başına bizleri korkutan, adını bile anmaya tedirgin olduğumuz kötü bir hastalıktır. Toplumda kanser öldürür algısı çok yüksektir. Çünkü toplumda ancak şuna da değinmek istiyorum. Erken tanı ve tedavi ile bireylerin yaşama oranı %99dur. Yani kanserde erken tanı çok önemlidir. Düzenli taramalarımızı yaptırdığımızda erken tanı ile yaşam oranı çok yüksektir. Yani kanser öldürmez, tedbirsizlik öldürür. Bu yüzden bizlerde diyoruz ki kendinizin doktoru sizlersiniz. Kendinizde olup biteni en iyi anlayacak kişilerde sizlersiniz. Vücudunuzu tanıyın ve mutlaka düzenli kanser taramalarınızı yaptırın.

Kanser Nedir?

Kanser, organizmada yer alan herhangi bir hücrenin farklılaşarak, aşırı ve kontrolsüz şekilde çoğalması sonucu meydana gelmektedir.

Metastaz Nedir?

Metastaz, Malign hücrelerin kan damarları aracılığıyla diğer doku veya organlara yayılımı olarak tanımlanır.

Kanser hücreleri belirli bir evreden sonra anjiogenez yoluyla yani kan damarları ile farklı hücrelere ve organlara yayılabilmektedir. Biz buna metastaz adını veririz. Bu aşamada evrelendirme başlar. Çok uzak yayılım ya da yakın yayılıma göre 3. veya 1. evrede diyebiliriz.

Hastalığın şiddetine, tümörün büyüklüğüne göre de tedavi başlanır. Radyoterapi ve Kemoterapi dediğimiz iki tedavi yöntemi vardır.

Radyoterapi X ışınları göndererek tümörün yayılımı azaltmaya yönelik bir tedavidir.

Kemoterapi ise ilaç tedavisidir.

Şimdi bugün sizlere kemoterapi alan hastalarda evde bulantı-kusma yönetiminden bahsedeceğiz.

Kemoterapi; tümörün hücresel fonksiyonlarını ve çoğalmasını engellemeyi hedefleyen, antineoplastik ilaçların kullanıldığı sistemik tedavi yaklaşımıdır. Amacı; kanser hücrelerinin tümüyle yok edilmesi, semptomların azaltılması, yaşam süresinin uzatılması ve yaşam süresinin arttırılmasıdır.

Şimdi gelelim kemoterapi alan bir hastada bulantı-kusma yönetimine;

Neden Bulantı – Kusma Olur?

Çünkü kemoterapik ajanlar oldukça ağır ilaçlardır. Görevi kanser hücrelerini yok etmek olan bu ilaçlar aslında tüm hücreleri etkiler. Bu nedenle hastalarda ematojenite tedavi düzeyine bağlı olarak gelişen birkaç gün devam eden bulantı-kusma tablosu meydana gelir.

Bulantının şiddeti, hastalığın yayılımına, ilacın miktarına bağlı olarak değişmektedir.

Herkeste aynı oranda olması beklenemez ancak sık olan bir komplikasyondur.

Kusma ve bulantı tablosu oluştuğunda neler yapabiliriz?

Bu durumu normal kabul etmeli, hastaya yüklenmemeli, o kişinin zaten zor bir tedavi süreci geçirdiğini bilmeli ve olabildiğinde destek olmalıyız.

Antiemetik ilaçlara başvurulmamalı, çünkü zaten ağır bir ilaç tedavisi alınmış olup bu daha çok hastayı şok tablosuna kadar götürebilir.

  • Hastanın bulunduğu yerde yemek hazırlanmamalı,
  • Öğün sayısı günde 3 öğün yerine 5-6 ya çıkartılarak az ve sık miktarda besin alınmalı,
  • Sıcak yiyeceklerden daha iyi tolere edebileceğinden sandviç, peynir, yağsız tost gibi soğuk servis yapılan gıdalar tercih edilmeli,
  • Tedavi sırasında ağızdan nahoş metalik tadı uzaklaştırmak için nane veya ekşi şekerlemeler ağızda emilmeli,
  • Tatlı, yağlı, çok tuzlu, baharatlı ve çok ağır kokulu besinlerin alımı engellenmeli,
  • Bulantıyı başlatacak uyaranlarda, görüntü, ses veya kokulardan kaçınılır,
  • Tedavi sonrasında dikkati dağıtmak amacıyla hoş ir müzik, sevilen bir dizi, kitap okuması için teşvik edilir,
  • Tedavi sürecinde 3 kez/hafta aerobik egzersizler yapması önerilir,
  • Progresif relaksasyon teknikleri öğretilir ve bunları yapması için cesaretlendirilir,
  • Aşırı bulantı dönemlerinde de uyuması önerilir.

Oğuz (G).2018. Antineoplastik Hastalıklar ve Hemşirelik Bakımı. Demiroğlu Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Hemşirelik Yüksekokulu.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.