Kanser Hastalarına Covid-19 Aşısı Yapılmalı Mı?

0

“Covid-19 sürecinde kanser tanısı ertelenmemeli”

Tüm dünyayla birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 pandemisi, hayatın her alanında yaşanan zorunlu uygulamalarla birlikte sağlık süreçleri ve tedavi protokollerinde de değişikliklerle yol açtı. Bu süreçte kanser hastalarının tedavisinde de öncelik bakımından değişikliklere gidildi. Kanser hastalarında bağışıklık sistemi hücreleri, hastalıktan olumsuz etkilendiği için enfeksiyona daha yatkın hale gelirken, Covid-19 pandemisi bu yatkınlığı daha da riskli hale getirmiş durumda. Uzmanlar, risk grubunda olan veya olmayan tüm bireylerin; uzun süren halsizlik, açıklanamayan kilo kaybı, yüksek ateş, güçlü ağrılar, farklı tip kanamalar, ele gelen sert ve hareketsiz kitlelerin varlığında doktora gitmeleri gerektiği konusunda uyarıyorlar. Altınbaş Üniversitesi İlk ve Acil Yardım Program Başkanı Öğr. Gör. Özlem Demir, alınan belirtilerin her zaman kanser tanısı almadığını bilmekle birlikte erken teşhis, doğru değerlendirme ve düzenli kontrollerin Covid-19 sürecinde de aksatılmaması gerektiğini vurguladı.

Her yıl 150 bini aşkın kanser tanısı

Ülkemizde her yıl 150 bini aşkın kişiye kanser tanısı konduğunu belirten Özlem Demir, Türkiye’de kadınlarda meme, tiroid, bağırsak, rahim ve akciğer kanseri; erkeklerde ise akciğer, prostat, bağırsak, mide ve mesane kanserlerinin en sık görülen kanser tipleri olduğunu söyledi. Risk grubundaki bireylerin Covid-19 sürecinde daha dikkatli olmaları gerektiği uyarısını yapan Demir, “Covıd-19 hastalığına neden olan virüslerin birçok özelliği uzmanlar için de yeni keşfedilmekte, özellikle kanser vakalarının tanı ve tedavisinin nasıl etkilendiği hakkında araştırmalar halen sürüyor. Bu süreçte erken tanının konması ve hemen kanser tedavisine başlanması hayati önem taşımaktadır” şeklinde konuştu.

Genel olarak kanser tedavilerinin cerrahi girişimler, çeşitli ilaçlarla uygulanan kemoterapiler, radyoaktif ışınlardan yararlanılan radyoterapiler ve hastaların yaşam kalitesini arttırmak için kullanılan tamamlayıcı tıp yöntemleri olduğunu söyleyen Özlem Demir, “Pandemi sürecinde Covid-19 hastalığının kanser hastalarına bulaşmasını önlemek amacıyla cerrahi girişimlerin ertelenmesi, damar yolu ile verilen ilaç tedavilerinde tedavi protokollerinin hastaların hastaneye geliş sıklıklarını azaltacak şekilde düzenlenmesi ve hastanın evinde ağızdan hap şeklinde alabildiği kemoterapik ilaçların kullanılmasına izin verilmektedir” bilgilerini paylaştı.

Kanser hastalarına Covid-19 aşısı

Yapılan araştırmalarda kanser hastalarında tanının geç konulması, tedavinin planlanmasındaki aksaklıklar ve ertelemelerden dolayı Covid-19 virüsüne bağlı oluşan sağlık risklerinin arttığını ve kanser hastalarının %5’inin kaybedildiğini söyleyen Demir, “Bu durum kanser hastalarına Covid-19 aşısının yapılıp yapılmaması sorusunu da akıllara getiriyor. Uzmanlar tarafından enfeksiyon riskini azaltacağı düşüncesiyle kanser hastalarının genel durumlarının iyi olduğu dönemde Covid-19 aşısının yaptırılması öneriliyor. Kanser tedavisi türü, tümör bölgesi ve ek hastalıklar değerlendirilerek aşıya erişim konusunda da kanser hastaları öncelikli olmalı” şeklinde konuştu.

“Pandemi döneminde erken teşhis azaldı”
Kanser hastalıklarında erken teşhisin, tedavinin en başarılı şekilde sonlanması için çok önemli olduğunu vurgulayan Özlem Demir, “Covid-19 nedeniyle hastanelere gitmekten çekinen, belirtisi olan veya risk grubunda bulunan bireylerin rutin kontrollerinin ertelenmesi sonucu, erken teşhis kanser vakaları azaldı. Özellikle belirtileri artarak devam eden bireylerin en uygun şekilde tetkiklerinin yapılması ve tanılarının en kısa sürede konması gerekiyor. Bu nedenle sağlığında olağan dışı bir değişiklik fark eden bireyler, erken teşhis için Covid-19 dolayısıyla hastanelerden ve uzmanlardan kaçmamalılar. Çünkü erken teşhis, tedavinin başarılı olması adına atılan ilk ve en önemli adımdır” ifadelerini kullandı.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.