Kadın Bedenine Darbe: Küretaj

0 1.867

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Haftalar belki de aylar sonra beni oldukça sinir eden bir gelişme sayesinde sizlerle etik sohbeti gerçekleştirecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Yanlış anlaşılmasın konumuz oldukça sinir bozucu bir gündem, beni mutlu eden şeyse yeniden bir tartışma konusunu sizlerle ele alacak olmak.

Tarihler 24.06.2022 gösterirken ABD’deki bir Yüksek Mahkeme, ülkede 1973’ten bu yana kürtajı yasal hale getiren Roe vs Wade (ABD Yüksek Mahkemesi’nin kadınlara kürtaj hakkı kararı verdiği davanın ismi) kararını iptal etti. Bu gelişme milyonlarca kadının kürtaj olma hakkını elinden aldı. BBC haberlerine göreyse 06.04.2022’de Oklahoma’da (Oklahoma ABD’de bir eyalet) ilk tasarı için zaten bir onay alınmıştı. Yani aslında bakarsak kademe kademe ilerleyen dev bir olay diye nitelendirebiliriz bu durumu.

Küretaj yasal sayılırken dahi etik bir tartışma için oldukça sağlam bir konuydu. Öncelikle, bir kadın evli olsun veya olmasın baba adayı tarafından onay verilmediği müddetçe –yasal mercilerde- gebeliğini sonlandıramaz. Lakin şayet ortada olan gebelik durumu anne adayı tarafından istenen ama baba adayı tarafından istenmeyen bir durumsa yasal mercilerle baba adayının talebi ile küretaj işlemi gerçekleştirilebilir.

Benim bedenim üzerinde ben hariç herkesin istek, arzu ve taleplerinin bulunması fazla can sıkıcı değil mi?

İlişkili Diğer İçerikler

Oklahoma tasarısına geri dönelim. Tasarı, ‘’Sadece tıbben acil bir durumda hamile kadının hayatını kurtarmak amacıyla kürtaj yapılabilir.’’ diyor. Ek olarak, kürtaj yaptığı suçlamasıyla hüküm giyen sağlık görevlilerine 100 bin dolar para cezası ve 10 yıla kadar hapis cezası uygulanabilecek.  (Buraya aklımda oluşan bir soru bırakmak istiyorum; tecavüz mağduru olan bir kadın bununla yaşamak zorunda mı kalacak?)

Kadınların kendi bedenleri üzerinde söz sahibi olması gerektiğini savunan kadın hakları koalisyonu temsilcisi Tamya Cox-Toure (kendisini fikirlerinden ötürü çok severim), tasarıyı, “Güvenli ve yasal kürtaj hakkına erişimin sona ereceği konusunda alarm verici bir hatırlatma” olarak değerlendirdi ve “Herkesin kürtaj dâhil temel sağlık hizmetlerine erişim hakkı için mücadeleye devam edeceklerini” söyledi.  Oh, neyse ki birileri kadın bedeni hakkında verilecek bir kararın kadınlar tarafından verilmesi gerektiğinin farkında!

Bu hususta aklıma ilk gelen şey, ‘’Yahu bu kadınlar istenmeyen gebeliklerinde sağlık kuruluşuna başvuramayacaksa ne yapacak?’’ oldu. Yıllar önce çeşitli politikalarla düşürülen anne ölümleri oranının tekrar yükselmesi muhtemel sonuçlardan yalnızca biri. Sağlıksız ve merdiven altı küretaj girişimleri ise bunun cabası. Çeşitli enfeksiyon ve kanamalar ile önünü alamayacağımız kadın ölümlerinin tekrar gündeme gelecek olmasıysa en muhtemel senaryolardan.

Siz ne düşünüyorsunuz, eski Türk filmlerinde ara ara yer bulan “şiş sokarak düşük yapmak” gerçek hayatta tekrar yerini alır mı dersiniz?

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.