İyi Bir Uyku İçin Neler Yapıyorum?

0 1.711

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Kimilerimizin uyurken daha güzel bir muhabbete sahip olmasına istinaden ayakta uyutulduğu tabii ki gerçek değil. Şu an tamamıyla benim hayal ürünüm ve saklayım da bozulmasın diye şuraya yazıp çizmek istedim.

Çocuklar neden uyumak istemez?

Yahut biz yetişkinler -ekseriyetle üzüldüğümüz zamanlarda- neden uyumak isteriz?

Çünkü çocuklar bizlerden ziyade umdukları dünyayı kendileri kuruyor. Esasında bize ihtiyaçları da bizim onlardan götürümüz kadar ki bu onların uyanıkken yeni yeni hayaller âleminde seyahatlere dalmaları için çok güzel bir vesile.

‘Bizde durum nasıl?’ dediğinizi duyar gibiyim.

Evet evet. Sorgulamada haklısınız bizdeki durum rüyadan daha çok kâbusa döndüğü an zaten uykularımız ziyan olmakla bir kıymetli oldu, anlatamayız ki tadına doyum olmuyor.

Tüm bunlara ilaveten benim bu soruya ‘nasıl daha az uyuyabilirim’ diye çözümler aramaktan vazgeçmem tahmini 48 saati bulmaz. Öyleyse neden 2 gün değil de 48 saat yazdım. Gelin o mevzudan başlayalım ve vazgeçme sebebime gelelim.

Halk arasında bir söz vardır ‘Saat 10 yatağa kon, saat 3 yataktan uç.’ bir iki gün dilime dolanmış geziyordum. Birden ‘Acaba bunu denesem ne kadar çok vaktim olur?’ düşüncesine kapıldım. Başta epey zorlanmakla birlikte bu uyku döngümü gün içinden şekerleme dozları ile sağlamaya karar verdim. Sonra o koskoca bir zaman dilimi olan 48 saat içinde ‘ne kadar şekersin sen uykucum, ara sıra gelince hele ki’ diyebildim.

Öyleyse çok fazla uykuya dalmadan uyanıklık yapıp hayatımızı şöyle bir gözden geçirelim.

  • Uykudan gözünü açar açmaz eline telefon alanlardan mısınız yoksa esneme egzersizleri ile güne dinç bir şekilde başlamayı tercih edenlerden mi?
  • Kahvaltıyı bir ara yapanlardan mısınız yoksa kahvaltı için özel bir ara ayıranlardan mı?
  • İmkânınız olduğunda gündüz kuşağı mı tercihiniz yoksa gökkuşağı mı?
  • Size göre kitap okumak için boş vakit mi ayrılır yoksa kitaplardan boş vakit kalınca…

Tamam, kabul ediyorum. Günümüz şartlarında hepimiz bir şekilde koşturmacaya sürükleniyoruz. O sebeple belli bir düzen içinde yaşamak için planlar yapmak daha makul bir çözüm.

Hamakta uzanıp saatlerce kitap okumayı kim istemez ya da zihnini dinlemeyi?

Lakin benim söz ettiğim de bu imkânsızlıklar içinde kendimize fırsatlar sunmak. Mesela toplu taşıma kullanan bir arkadaşımızın illa araç saatini mi beklemesi gerekir; yakın bir yere yürümesi, yürüyüş sırasında da bir müzik açıp tüm sorunlardan bir an olsun uzaklaşması ne denli zor olabilir?

En olmayacak şeyi şuraya bırakıp yapılacaklar listemi sizlerle paylaşmak istiyorum. Sahiden en olmadı kamp sandalyelerimizi sırtlanıp bir yol kenarında güneşe karşı geçen arabaları saymalı ki bir an olsun kendimizle baş başa kalalım.

  • En sevdiklerim listem olsun, kendimle tanışabilmek için ilk adımlardan biri bu.
  • Az olsun, öz olsun ve hayatımda her ne olursa olsun minimalist bir yaşam ile iç dünyama daha fazla yolculuk yapma imkânım olacağını hatırlamış olayım.
  • Hayallerime merdiven dayamak da sonraki adımım ki hiç kolay bir iş değil diyenler, merdiveni sağlama almak için tutuyor gibi gözüküp aksine sallantıda bırakanlar ve daha birçokları karşıma çıkacaktır, önemsemeyeceğim, korkularıma karşı dimdik ayakta duracağım.

Bunların hepsi pencere önü çiçeklerim gibi her an solabilecek kadar narin, sağlıklı oldukları zaman ise hiçbir fırtınadan etkilenmeyen… İşte tüm bunları kabul edip her gün onlarla yani kendimle ilgileneceğim.

Ne mi olacak?

Saksıdaki çiçekler belki çiçek vermeyecek ama yeni çiçekler almamı da gerektirmeyecek. Çünkü her başımı çevirdiğimde benim çiçeklerim solgun da olsa aynı özlemle bana bakıyor olacak.

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.