İş Yerinizde Mobbinge Maruz Kalıyor Musunuz?

0 3.478

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

İş Yerinizde Mobbinge Maruz Kalıyor Musunuz?

Gerçekten bu soruyu görünce insan bir düşünmek istiyor. Gerçekten bana mobbing uyguluyorlar mı? Uyguluyorlarsa ve ben farkında değilsem..

Bu yazımda iş yerinde mobbing ile ilgili tüm bilgileri bulabilirsiniz.

Mobbing Nedir?

“Mobbing” kavramı, iş yerinde yıldırma, bastırma, sindirme, yok sayma, psikolojik şiddet uygulama gibi anlamlara gelmektedir.

İngilizce “yıldırma” (Mobbing) kavramı, “mob” kökünden gelmektedir. “Mob” sözcüğü, İngilizce’de yasal olmayan biçimde şiddet uygulayan kalabalık veya “çete” anlamındadır. Bir eylem biçimi olarak mobbing sözcüğü ise, psikolojik şiddet, kuşatma, topluca saldırma, rahatsız etme veya sıkıntı verme anlamına gelmektedir.

Mobbing kavramı, ilk kez 1984’te İsveç’te “İş Hayatında Güvenlik ve Sağlık” konulu bir raporun kapsamında Heinz Leymann tarafından ortaya atılmış, 1993’te İsveç’te çıkarılan ‘İşyerinde Kişilerin Mağdur Edilmesi’ adlı kanunla da ilk kez yasal bir nitelik kazanmıştır.

Türkçe’de iş yerinde uygulanan “zorbalık, duygusal taciz ya da yıldırma” sözcükleriyle adlandırılan “mobbing”, özellikle hiyerarşik yapılanmış gruplarda ve kontrolün zayıf olduğu örgütlerde, gücü elinde bulunduran kişinin ya da grubun, diğerlerine ruhsal yollar kullanılarak, uzun süreli sistemli baskı uygulaması, duygusal saldırı ve yıpratma yaratması olarak tanımlanmaktadır.

Haksız yere suçlama, dedikodu yoluyla saygınlığını zedeleme, küçük düşürme ve doğrudan veya dolaylı şiddet uygulayarak, bir kişiyi işi bırakmaya zorlama amaçlı kötü niyetli bir girişimler olarak tanımlanmaktadır.

Mobbing son yıllarda sosyoloji ve hukuk başta olmak üzere birçok disiplinin üzerine çalıştığı bir konu haline gelmiştir

Dünyada giderek artan bir ilgiyle araştırılan mobbing kavramı ülkemizde henüz yeterince tanınan bir olgu değildir.

İş Yerinde Mobbingin Nedenleri Nelerdir?

Mobbingi bireysel bir sorun ya da işyerinde kişilere odaklı ya da sınırlı bir sorun olarak ele almak doğru değildir.

1970’lerden sonra yaşanan ekonomik değişimin, işyerlerindeki çalışma ortamının niteliğinde yarattığı değişikliklerinden kaynaklanıyor. Bu ekonomik ve politik zeminde yaşanan krizler, yarattığı işsizlik, aşırı çalışma, çalışanlar üzerinde mobbing davranışlarının ve baskının artmasına zemin hazırlamaktadır. Çalışmalar yüksek işsizlik oranlarının ve çalışanların değersiz görülmesinin mobbingin artmasına neden olduğunu göstermektedir. Özetle son yirmi yıla damgasını vuran ve başta sağlık olmak üzere tüm sektörlerde yaşama geçirilen politikaların doğal bir sonucu olarak mobbing ortaya çıkmakta ve artmaktadır.

Mobbingin en fazla, aşırı iş yükünden kaynaklanan doyumsuzluk, çalışma ortamının demokratik olmayan niteliği, var olan liderlik biçimi, özellikle çoğul roller ile ortaya çıkan rol belirsizliği ve rol çatışması ile bağlantılı olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu anlamda kapitalist kültürün egemen kıldığı toplumsal değerlerin mobbingi tetiklediğini ve giderek artan oranda fiziksel ve duygusal tahribat yarattığını öne sürmek abartı sayılmaz. Böyle bakıldığında mobbingin sınıfsal bir karakteri olduğu, ırksal, sınıfsal ve cinsiyete dayalı eşitsizlikleri içeren bir süreç olduğu görülmelidir.

Mobbingin Ortaya Çıkmasını Kolaylaştıran İş Ortamlarının Özellikleri

Dünya Sağlık Örgütü de mobbingin ortaya çıkmasını kolaylaştıran iş ortamlarının özelliklerini tanımlamıştır.

Özellikle rol tanımlarının iyi yapılmadığı, iş birliği ve dayanışmanın kurulamadığı ortamların yatkınlık yarattığı ifade edilmektedir.

Özellikle ortaya çıkan sorun ve çatışmaların uygun problem çözme beceriyle çözülmemesi, aksine gizlenmesi bunu artıran etkenler olarak görülmektedir. Bu yapı politikaların biçimlediği iş ortamının doğal bir ürünü olarak görülmemelidir.

İş Yerlerinde Mobbing Ne Kadar Yaygındır?

Bu alandaki sınırlı veriler hem AB’de hem de Avrupa’da mobbingin sıra dışı bir durum olmadığını göstermiştir.

ABD’de yaklaşık 6 çalışandan birinin (%16,8) iş yerinde mobbinge mağduru kaldığı belirtilmektedir. ABD’de kamu çalışanlarını kapsayan bir araştırmada, kadın çalışanların %42’sinin, erkek çalışanların ise %15’inin son iki yılda iş yerinde duygusal tacize ve zorbalığa maruz kaldığı, İsveç’te ise intiharların %15’inin mobbing kaynaklı olduğu belirtilmektedir.

Bazı meslek gruplarında mobbing daha sık görülmektedir.

Tayvan’da sağlık çalışanlarında yapılan bir çalışmada mobbing yaygınlığı son bir yıl için %50,9 bulunmuş, sözel ve fiziksel şiddetten daha yüksek oranda görüldüğü belirtilmiştir.

Bosna’da yine sağlık çalışanlarında yapılan bir çalışmada bireylerin %76 oranında mobbinge maruz kaldıkları bildirilirken, %26’sında bunun ısrarlı ve yineleyici olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu durumun ruhsal bozukluk gelişimi ile ilişkili olduğu da belirtilmiştir. Yine ülkemizde hemşirelerde yapılan bir çalışmada son bir yıl içinde mobbinge maruz kalma oranı %86,5 olduğu belirtilmiştir.

Kimler Mobbing Uygular?

Bu kişilerin antipatik özellikler taşıdığı, aşırı denetleyici, korkak ve sinirli, daima güçlü olma isteği içinde olan, kötü niyetli ve hileli eylemlere başvurmaktan çekinmeyen kişiler olduğu belirtilmektedir.

Aşırı özsever bir kişiliğe sahip oldukları, toplumsal ilişkileri zayıf, korktuğu kişileri denetim altında tutmak için güç kullanan, kendini diğer insanlardan sürekli üstün gören bir tutum ve davranış sergiledikleri belirtilmektedir. Tehdit altında iken yalnızca kendilerini düşündükleri, kendi kurallarını iş yerinin kurallar haline getirmeye çalıştıkları, bunun için baskı ve şiddet uygulayabildikleri, bu amaçla sürekli bir disiplin kurmaya çalıştıkları, korku yaratarak egemenlik kurdukları aktarılmaktadır.

Aynı zamanda ön yargılı, duygusal tepkiler sergileyen, bireyin sahip olduğu etnik dinsel vs. özelliklerini mobbing için gerekçe sayan bir tutum sergiledikleri ifade edilmektedir.

Kimler Mobbinge Maruz Kalır?

Yapılan araştırmalar mağdur olanların da sıklıkla zeki, yetenekli, yaratıcı özellikler gösteren, farklı görüşlere alternatif yaklaşımlar geliştirebilen, başarılı ve başarıyı amaçlayan, dürüst, güvenilir, iş yerinde politik davranmayan, destekleyici iletişim tarzını kullanan kişiler olduğunu göstermektedir. İşlerini benimseyerek yapan, Meslek etiği ilke ve kurallarına uyan kişilerdir.

Sıklıkla çalışanların yöneticilerden daha fazla mobbinge maruz kaldıkları görülmektedir. Yaşlı olanlar gençlere göre daha fazla mobbing kurbanı olmaktadırlar.

Mobbingin Yarattığı Ruhsal Bozukluklar Nelerdir?

Mobbingin uygulama biçimi süresi ve şiddeti ile bağlantılı olarak birçok ruhsal bozukluk ortaya çıkabilir. Sıkıntı, öfke, karamsarlık, uyku sorunları, depresif belirtiler, anksiyete belirtileri, davranış sorunları görülebilir.

Depresyon, anksiyete ve davranış sorunlarının birlikte bulunabildiği uyum bozuklukları, depresyon, yaygın anksiyete ve panik bozukluğu gibi anksiyete bozukları, kendini bedensel belirtilerle ifade eden somatoform bozukluklar (somatizasyon, konversiyon, ağrı bozuklukları), ortaya çıkmasında ve seyrinde ruhsal etkenlerin rol oynadığı psikosomatik hastalıklar (cilt hastalıkları, hipertansiyon vs.) görülebilir.

Bunun yanında bir tür kendini iyileştirme çabası olarak, alkol, madde ya da ilaca yönelme olabilir. Madde kullanım bozuklukları gelişebilir. Bireyin fizik bütünlüğünü tehdit eden, onu çaresiz bırakan, dehşet duygusu yaratan yaşantılara bağlı gelişen “Travma Sonrası Stres Bozukluğu” ortaya çıkabilecek en ciddi ruhsal bozukluklardan biridir.

İnsan eliyle bilerek oluşturulan travmalar (işkence, tecavüz, savaş travması gibi) sonucu ortaya çıkanlarda süreğenleşme, işlevselliği bozma, yeti yitimi yaratma niteliği çok daha yüksektir. Mobbing de insan eliyle bilerek oluşturulan bir travma olarak TTSB için dikkat çekici, çağdaş bir travma biçimi olarak dikkati çekmektedir.

Mobbing Karşısında Neler Yapabiliriz?

Sıklıkla mobbing kurbanlarına, yeni bir iş araması, yardım alması, kendini yalıtmaması, özgüvenini geliştirmesi, olasılıkları hatırlaması, yaraları sarmaya çalışması, yasal işlem yapması önerilmektedir. Mobbingin ruhsal bütünlüğe yönelik bir saldırı olduğu düşünülürse buna uygun başa çıkma beceriler geliştirmenin büyük önem taşıdığını vurgulamamız gerekir.

Sorunu arkadaşlarla paylaşmaktan profesyonel yardım aramaya varan bir yelpazede yardım almak gerekebilir. Bu çabalar sorunun kalıcılaşmasını önleme yanında bireyin başa çıkmasını, örselenmeden kurtulmasını sağlayabilir …

Mobbing mağduruna iş yerinde taciz uygulayan kişiye itiraz etmek, iş yerinde zorbaca davranışlara, tacize uğradığını tanıklarla saptamak, verilen talimatları yazılı olarak belgelemek, maruz kalınan tacizi belgeli olarak yetkililere ya da üst yöneticilere iletmek, gereğinde arkadaşlarla paylaşmak ve profesyonel yardım almak önerilen durumlardır.

Öncelikle iş yerinde yaşanan olayın adını koymak ve bununla yüzleşmek önerilmektedir.

  • Çalışma ortamının düzenlenmesi, ast üstü ilişkisinin bir ezen ezilen ilişkisine dönüştürülmemesi, ekip çalışmasının ana çalışma yaklaşımı olmasını sağlanması gereklidir.
  • Demokratik ve dayanışmayı temel alan bir iş bölümü yapılmalıdır. Roller belirginleşmeli, sınırlar belirginleştirilmeli ve role uygun kişiler yetkilendirilmelidir.
  • Bireylerin rahatlamasını, kendini yargılanmadan özgürce ifade etmesini sağlayan, duygusal ifadeye izin veren bir ortam yaratılmalıdır.
  • Aşırı çalışmaya son verilmelidir.
  • Güvenli, zarar verici uyaranlardan arınmış, sağlıklı bir fiziksel ortam yaratılmalıdır.
  • Çalışanların özlük hakları sağlanmalıdır.
  • Mobbingi önleyici etik kurallar geliştirilmelidir.
  • Çalışanların iletişim becerileri geliştirilmelidir. Problem çözme becerileri kazandırılmalıdır.
  • İş yeri sağlık birimleri aracılığıyla koruyucu ruh sağlığı uygulamaları (bilgilendirme, eğitimi, danışma) yapılmalıdır
  • Mobbing ile ilgili hukuksal girişimler engellenmemeli, adaletin tecelli edilmesi sağlanmalıdır.

Yasalarda Mobbingin Yeri

Saldırılar psikolojik olduğu için yargıya başvuracak somut bir kanıt bulmak kolay değildir. Ayrıca ülkemizde yasalar tarafından açıkça tanımlanmış “iş yerinde psikolojik şiddet” ile ilgili maddeler bulunmamaktadır.

5237 sayılı Türk ceza kanununda;

  • Madde 94(1)’ de “Bir kişiye karşı insan onuru ile bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine , algılama ve irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan on iki yıla kadar hapis cezasına hüküm olunur.”
  • Madde 96(1) “Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında 2-5 yıla kadar hapis cezası hüküm olunur.”
  • Madde 125 “Bir kimseye onur şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat etmek ya da yakıştırmalarda bulunmak ve sövmek sureti ile bir kimsenin onur ve şeref saygınlığına saldıran kişi üç aydan iki yıla kadar hapis ve adlı para cezası verilebilir.”

Ayrıca TBMM’de Nisan 2011’de kadın-erkek Fırsat eşitliği komisyonunca “iş yerinde psikolojik şiddet ve çözüm önerileri komisyon raporu” yayınlanarak yasa çalışmaları başlamış oldu.

Başbakanlık tarafından 27879 sayılı resmî gazete 19 Mart 2011’de “iş yerinde psikolojik tacizin (mobbing) önlenmesi” genelgesi yayımlanmıştır.

www.psikiyatri.org.tr/halka -yonelik/15/yildirma-mobbing Erişim Tarihi: 25.06.2020

Türk Ceza Kanunu(5237 S.K.)

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.