IQ = Zekâ Hakkında Bilmeniz Gerekenler

0 4.044

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Zekâ katsayısı anlamına gelen IQ (Intelligence quatient) sözcüğünü daha önce duymuşsunuzdur. Hatta belki de bir zekâ testine girmiş olabilirsiniz ki zekâ testleri ne kadar zeki olduğumuzu tespit etmeyi amaçlar.

Peki, IQ Nedir Kim Tarafından Keşfedilmiştir?

IQ deyimi Almanca olarak Alman psikolog Wilhelm Stern tarafından 1912 yılında Alfred Binet ve Theodore Simon’un tasarladığı gibi zekayı değerlendirmek için ortaya koyduğu bir yöntemdir.

Zekâ kavramı ele alındığında, bu kadar yaygın kullanımına rağmen zekayı tanımlamak bir hayli güç hale gelmiştir, hayatla başa çıkma yeteneği mi?

Bilime Yatkınlık Mı Yoksa Yaratıcılık Mı?

Psikologlar aralarında hala fikir ayrılıklarına düşse de zekanın genel kabul edilen tamımı; zihnin öğrenme, öğrenilenden yararlanabilme, yeni durumlara uyabilme ve yeni çözüm yolları bulabilme yeteneği olarak tanımlamıştır. Başka bir deyişle zekâ, zihnin birçok yeteneğinin uyumlu çalışması sonucu ortaya çıkan bir yetenekler birleşimidir. En geniş anlamıyla, genel zihin gücü olarak da tanımlanabilir.

Zekâ testlerinde bu tür görevlere yönelik yatkınlığınızı ölçmek ve diğer insanların sonuçları ile karşılaştırmak için sayısal puanlardan yararlanılır. Zekâ farklı yatkınlıklara bağlı bir niteliktir.

Kavramı karşısında birden çok mu zekâ vardır yoksa zekâ tek midir? sorusu ile karşılaşabiliyoruz.

Bir teoriye göre , Sözel yetenek gibi bir test türevinde başarılı olan bireylerin matematik gibi test türevlerinde de başarılı olması bu teoriyi destekleyen niteliktedir.

Yeteneklerin bu kadar tutarlı olmasının temelinde, ‘G faktörü’ denilen bir etken yatıyor. “G ; Genel zekanın bir kısaltması olarak düşünebilirsiniz. Spearman, 1904 yılında ilk defa “g” (general ability/ genel yetenek) olarak adlandırdığı genel zekâdan bahsetmiştir. Spearman faktör analizi tekniğini ilk kullanan ve zekânın faktörlerini ilk ortaya atan kişidir. Bireylerin sahip oldukları “g” ve “g” faktörleri yönünden farklılaştıklarını, bireylerin zekâsını ölçmenin “g” faktörünü ölçmekle aynı anlamına geldiğini öne sürmektedir. Yani, ona göre “g” faktörü zekâdır. Kısacası, g faktörün varlığına dair kuvvetli deliller olsa da çoklu zekanın varlığını savunanlarda yok değil.

Robert J. Sternberg’e göre 3 Ana zekâ türü vardır.

1. Analitik Zekâ

Akademik yetenekler ya da iyi iyi tanımlanmış problemleri çözebilme yeteneklerimiz

2. Yaratıcı Zekâ

Yeni durumlara uyum sağlama, yeni fikirler üretme yeteneğimiz

3. Pratik Zekâ

Bulunmuş olduğu ortamda ya da karşılaştığı zorluklarda mevcut şartlar dahilinde anında fikir üretebilen, olması gerekeni farklı fikirler ile sunabildiğimiz yeteneğimiz.

Birisi size IQ puanlamasını söylediğinde aslında Analitik zekasını söylemiş oluyor. IQ puanı yani ortalama insan zekâsı 100 puana denk gelecek şekilde ölçeklendirilmiştir. Dolayısıyla IQ puanınızın 100 puana olan yakınlığı ya da uzaklığına bakılarak kendinizi nüfusun tamamı ile kıyaslayabilirsiniz.

IQ Düzeyleri

  • 0-25 arası ağır gerilik
  • 26-50 arası orta gerilik
  • 51-75 arası hafif gerilik
  • 76-90 arası sınır zekalı
  • 91-110 arası normal zekalı
  • 111-119 arası ileri zekalı
  • 120-130 arası üstün zekalı
  • 131-145 arası çok üstün zekalı
  • 146 ve üzeri deha

Zekâ İnsan Yaşantısını Nasıl Etkiler?

Analitik zekâsı yüksek kişiler genellikle okulda daha başarılı olma eğilimindedir ancak şimdiye kadar bahsettiğimiz herhangi bir zekâ ölçeğinde yüksek puan alan kişilerin evlilik hayatları daha iyi geçecek, çocuklarını daha iyi büyütecek veya akli ya da fiziksel sağlıkları daha düşük olan kişilerden daha iyi olacak diye bir geçerlilik yoktur. Bu nedenle başka bir psikolog başka bir zekâ türününde varlığını ileri sürdü. Bu zekâ türüne, duygusal zekâ deniliyor. Duygusal zekâ, diğer insanlar ile olan ilişkilerinizde duyguları anlama-algılama-yönetme ve kullanma yeteneğimiz olarak tanımlanıyor. Zekâyı ele almanın bir diğer yolu da onu iki kategoriye ayırmaktır; Akışkan Zekâ ve Kristalize Zekâ.

Akışkan Zekâ, çabuk ve soyut şekilde mantık kurabilme yeteneğimizdir. Örneğin, yeni bir mantık problemi ile karşılaştığımızda bu yeteneğimizi kullanırız.

Kristalize Zekâ, bilgi birikiminize ve sözel yeteneğimize dayanıyor. Aralarındaki en önemli fark şudur; akışkan zekâ yaşla birlikte azalırken kristalize zekâ ya artar ya da sabit kalır.

Zekâ Genetik Mi, Çevre Mi?

Bu sorunun anlamı, zekanın ne kadarı genlerimizden geliyor ne kadarı çevremizden veya tecrübelerimizden kaynaklanıyor. Bu soruya kalıtsallığa bakarak ele alıyoruz. Kalıtsallık,  bir özelliğin genlere bağlı değişkenlik oranıdır. Kalıtsallık ölçümü için bir araştırma yapılıyor. Bu araştırmada , özel olarak evlat edinilmiş ikizler üzerinde yani tek yumurta ikizlerinin zekâ puanları arasındaki korelasyona (birden çok değişken arasındaki bağlantıyı ortaya çıkarmak için yapılan çalışma) bakılıyor.

Bu ikizlerin genleri bire bir aynı fakat yetiştirildikleri çevre farklı oluyor ayrıca birlikte büyümüş tek yumurta ikizlerinin ve çift yumurta ikizlerinin arasındaki korelasyonu da inceliyor. Burada aynı ya da farklı gen ve çevrelerden oluşan birçok kombinasyon olduğunu kıyaslayarak , ikizlerin puanları arasındaki farkın ne kadarı genlere ne kadarı çevreye bağlı değişkenleşti , bunu sorgulamak ve tespit edilme amacıyla böyle bir çalışma yapılıyor.

Bu araştırmalardan; IQ puanları arasındaki en yüksek korelasyon tek yumurta ikizlerine ait ama tek başına genetik ve çevresel etkenler arasındaki farkı anlatmaya yetmiyor bu nedenle aynı büyüyen tek yumurta ikizlerinin puanları arasında korelasyon yüksek ama ilki kadar değil. Bu çevresel etkenlerin zekâ üzerinde etkisi olduğunu gösteriyor. Birlikte büyüyen çift yumurta ikizlerinin korelasyonu daha da düşük bu genetik bileşenin var olduğu anlamına geliyor.

Kısacası, zekada genetiğin de çevrenin de etkisi bulunmakta. Bazıları zekanın sabit olduğuna inanır. Zekanın biyolojik olarak belirlendiğini ve değiştirilemeyecek olduğunu düşünür. Bazıları ise zekanın geliştirilebilir olduğunu savunur. Onlara göre bilgi artarsa zekada gelişir. Kariyer konusunda zekanın geliştirilebilir olduğuna inanan kişiler sabit olan zekaya inananlara nispeten daha hevesli ve başarılı olmaya eğilimdedir.

Yani,  IQ’nuz ne olursa olsun bunu aklınızdan hiç çıkarmayın.  “Her zaman gelişebilir ve yeni öğretiler sonucu kendinizi iyileştirebilirsiniz.”

http://docs.neu.edu.tr/staff/beria.gokaydin/2.%20Zeka%20ile%20%C4%B0lgili%20%20Zeka%20Kuramlar%C4%B1_5.pdf Erişim Tarihi: 06.12.2021

http://www.dat.net.tr/FileUpload/op488361/File/duygusal_zeka_tanitim.pdf Erişim Tarihi: 06.12.2021

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.