İnsanların Çalışmaktan Keyif Aldığı İyi Bir Çalışma Ortamı Yaratmak İçin 8 Öneri

0 863

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

İnsan kaynaklarının kurumda çalışanların üzerinde çoğu zaman hep ‘en iyi’ baskısı oluşturduğuna şahit oluyorum. Bunun içinde çalışanları memnun etmek için ‘En İyi Yöntemleri’ kullanıyorlar. Bu durum da çoğu zaman kişileri pikniğe götürmek gibi çok basit bir çerçevede ele alınabiliyor. En iyi uygulamalar da kendi iş ortamına özel bir şey yaratmaktan uzak olarak başka yerde uygulananları alarak yapılıyor.

Buradaki sorun aslında kendi insan kaynakları çerçevesinin çok fazla gelenekselleşmiş ve insanı anlamayan yapısından kaynaklanıyor. Fakat insanların çalışmaktan keyif alacağı ortamlar ve yapılar oluşturmak için bazı anlayışlara sahip olmamız gerekiyor. Bu yazımda bu düşüncelerden bahsettim.

Umarım faydası olur.

1. Çalışanlarınızı yetişkin bir birey olarak algılayın.

Çalışanları hizada tutmak adına o kadar çok tabaka, o kadar çok süreç ve o kadar çok ilke yarattık ki onlara çocuk gibi davranmamıza yol açan sistemlerle kalakaldık. Ama çocuk değiller. Her gün o kapıdan girenler tamamen yetişkin. Kira ödüyorlar, sorumlulukları var, toplumun bir parçasılar, dünyada bir fark yaratmak istiyorlar. Herkesin iş yerinde harika bir iş çıkarmak istediği varsayımıyla işe koyulursak sonuçlar sizi çok şaşırtacaktır.

2. Yönetimi, görevlerinin insanları kontrol etmek değil, iyi ekipler oluşturmak olduğuna ikna edin.

Harika bir ekip oluşturduğunuzu nasıl bilirsiniz?

Harika bir iş çıkarırlar. Müşteriler gerçekten mutludur. Bunlar önemi olan değerlendirmeler. Ama bunlar değil: ”İşe zamanında mı geldin?” ”Tatil hakkını kullandın mı?” ”Kurallara uydun mu?” ”İzin aldın mı?”

3. İnsanların anlamı olan bir şey yapmak istediğini bilin.

Sonra da başka şekilde devam etmede özgür olmalılar. Kariyerler seyahat gibi. Aynı şeyi kimse 60 yıl boyunca yapmak istemez. Sadece onları kaybetmemek adına yanınızda tutmak iki tarafa da zarar veriyor. Harika bir geçmişimiz olabileceği şirketler yaratsak? Şirketten ayrılan herkes sadece ürününüz için değil şirket ve çalışma şeklinizi de temsil etse. Bu güzel duyguyu dünya çapında yaydığınız zaman tüm şirketlerimizi daha iyi kılıyoruz.

4. Çalışanlarınızın işin doğasını anlamalarını sağlayın.

Çalışanlarınızın zeki olduğu varsayımıyla onlara öğretebileceğimiz en önemli şey işletmenin çalışma şekli. Hızlı büyüyen, gerçekten yenilikçi ve hız ve hassasiyetle harika işler başaran şirketlere baktığımda iş birliği yaptıklarını görüyorum. Yapabileceğimiz en iyi şey birbirimize sürekli ne yapılması gerektiğini öğretmek, önemli olan ne, neyi ölçüyoruz, iyi bir iş ne anlam ifade ediyor, böylece hepimiz aynı şeyi başarmak için motive olabiliriz.

5. Çalışanlarınızın gerçekleri kaldırabilmelerini sağlayın.

İnsanlar niçin geri bildirimin zor olduğu kanısında?

Uygulama yapmıyorlar çünkü. Yıllık performans değerlendirmesini ele alalım.

Tüm hayatınız boyunca sadece yılda bir kez yaptığınız ve çok iyi olduğunuz başka ne var?

Bulgularım şöyle, doğruysa insanlar her şeyi duyar. ”Geri bildirim” kelimesini yeniden düşünüp insanlara dürüst gerçeği söyleyelim, neyi doğru ve neyi yanlış yaptıklarını, tam olarak yaptıkları anda. İyi yaptığınız şeyler için! İşte bundan bahsediyorum. Hadi bunu tekrar yapın. Ve insanlar tekrar yapacaktır, üstelik üç kez daha fazla.

6. (Özellikle) Yönetimin ve çalışanların kurumun değerlerine sadık olmasın sağlayın.

Kısa bir süre önce bir şirketin CEO’suyla görüşüyordum. Başı dertteydi çünkü şirkette sıkıntılar vardı ve işler zamanında hallolmuyordu. Her şeyin fazla dağınık olduğu kanısındaydı. Gözlemlerime göre bu adam hiçbir toplantıya zamanında gitmiyordu. Hem de hiç. Bir yönetim ekibindeyseniz değerlerinize sahip çıkmak yapabileceğiniz en önemli şey. İnsanlar göremedikleri şey olamazlar. Biz de ”Evet, eşitlik istiyoruz” deriz, gururla göğsümüzü kabartırız çünkü idari ekipte kadın katılım oranı yüzde 30’u başarmışızdır. Ama bu eşitlik değil, bu yüzde 30.

7. Tüm yeni fikirler saçma olduğunu düşünmeyin.

Kurum içi girişimciler ve kurum dışı girişimciler ile çok vakit geçiriyorum ve büyük, daha köklü şirketlerde çalışan çok arkadaşım var. Birlikte çalıştığım şirketleri sürekli kötülüyorlar. ”Bu o kadar saçma bir fikir ki.” Oysa tüm girişim fikirleri saçmadır. Mantıklı olsalardı, başkası bunları yapıyor olurdu.

8. Kurumun değişim için istekli olmasını sağlayın.

Nostalji dalgasına kapılmayın. ”İşler nasıldı hatırlıyor musun?” dediğinizi fark ettiğinizde şu şekilde düşünmeye çalışın, ”İşler nasıl olacak bir düşünsene.” Benim hayalimdeki şirket şöyle olurdu, kapıdan içeri girerdim ve derdim ki ”Her şey değişti, sonuçları kimse bilemez. Olabildiğince hızlıca sağa doğru koşuyoruz ve şimdi birden sola döneceğiz.” Herkes de ”Evet!” derdi. Dış dünya heyecan verici ve sürekli değişim hâlinde. Bunu daha çok kabullenip daha istekli oldukça daha çok eğleneceğiz demektir.

Kurum kültürleri özünde bir inançtır. Bu inanca ne kadar fazla kişi katılır ve destek olursa o kadar kalıcı kurum kültürü oluşur. Bu nedenle kurumlarda inanç üzerine ciddi çalışmalar sarf etmek gerekiyor. Bu da inancın yeniden çerçevelenmesini sağlayacak anlayışlar ile olabilir.

https://www.ted.com/talks/patty_mccord_8_lessons_on_building_a_company_people_enjoy_working_for/transcript?rid=UKDhv8r5rK7b Erişim Tarihi: 02.08.2022

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.