İletişimin Sağlıklısı Olur Mu?

0

Tabii ki olur dediğinizi duyar gibiyim. Yine de gelin bildiklerimizi tekrar edelim. Sağlıklı bir iletişim için bilmediklerimizi öğrenmek, öğrendiklerimizi de uygulamamız gerektiğini tekrar tekrar hatırlayalım.

İnsan sosyal bir varlıktır ve iletişim kurmak insan için bir ihtiyaçtır. Hatta durumun hayatiliğine dikkat çekecek olursak; insan iletişim kurmadan yaşayamaz bile. İletişim: “iki ya da daha çok kişi arasında duygu, düşünce ve fikirlerin karşılıklı olarak iletildiği bir süreç” olarak tanımlanabilir. Bireyin iletişim özelinde özel amaçları ne olursa olsun, temel amacı bulunduğu çevrede etkin olmak, başkalarına karşı davranış ve tutum geliştirmektir. Bireyler iletişim sayesinde fikirlerini sunduğu, paylaştığı ve değerlendirdiği ve yine iletişim sayesinde hem etkileyip hem de etkilendiği için iletişim insan ilişkilerinde temeldir ve hayattan ayrı tutulamaz. Daha temel açıklayacak olursak; İletişim, bir kaynaktan (kişi, kişiler veya organizasyon), bir araçla (yazılı, sözlü, görsel veya beden dili ile), bilgi, haber, düşünce, durum, duygu veya kültürün bir başka insan veya insan topluluklarına dağıtılmasıdır, diyebiliriz.

İletişimi her insan ister istemez kurabilir. Fakat iletişim kurarken asıl önemli olan ne söylediğimiz değil, nasıl söylediğimizdir. Yani iletişim kurduğumuzun farkında olmak birinci basamaktır diyebiliriz.

Peki etkili iletişim için önemli olan hususlar nelerdir?

  • Uygun dil seçmek,
  • Açık ve doğru mesaj vermek,
  • Saygı duymak, güven vermek,
  • Göz teması sağlamak,
  • Beden diline dikkat etmek,
  • İki yönlü iletişim kurmak,
  • Geri bildirimde bulunmak,
  • Dinlemeyi öğrenmek,
  • Empati kurmak.

İletişimde daha bir sürü teknik ve süreç olsa da burada sizleri de sıkmadan bazı şeyleri gözden geçirelim istedim. Çevremizde sabırsız, suçlama odaklı iletişim dili kullanan bir çok insan var ve bu kişiler geleceğe, şimdiye olan inancımızı azaltıyor. Ayrıca iletişim kurarken kendimizi iyi bir şekilde ifade etmek, nezaketle yaklaşmak ve ilgili olduğumuzu hissettirmek karşımızdaki kişiyle sağlıklı bir iletişim kurmak için bir başlangıç adımı olabilir. Davranış ve iletişim biçiminiz nasıl olursa karşınızdaki kişi de sizinle bu şekilde iletişime girmek isteyecektir. Karşımızdaki kişi veya kişilerin bize nasıl davranmalarını istiyorsak öyle davranmalıyız. Unutmayalım, sağlıklı iletişim de sağlıksız iletişim kadar bulaşıcıdır…
Ayrıca sağlıklı iletişimde de olumsuz düşünce, duygu veya hislerimizi paylaşabiliriz. Bu duygu, düşünce ve hisleri yaşamak kadar paylaşmak da doğaldır. Fakat bu duygularımızı iletirken “sen” dili yerine “ben” dilini kullanmayı tercih etmeliyiz. Yani cümlelerimizde karşımızdaki kişiye karşı suçlayıcı olmak yerine, kendi düşünce ve duygularımızı ifade etmeye çalışmalıyız. Böylece karşımızdaki kişi de kendini savunmaya geçmeyecektir. Çünkü “sen” dili suçlayıcıdır, kusur bulur, aşağılayıcı mesajlar taşır, iş birliğinden uzaklaştırır, savunucu ve düşmanca tavırlara neden olur, olumsuzlukları pekiştirir, değişmeye direnç olur, kızgınlığı kışkırtır, öç almaya hakkım var düşüncesi doğurur ve daha bir sürü şey. Sen diline birkaç örnek verecek olursak; “Kes şunu!”, “Niçin kapıyı hep açık bırakıyorsun?”, “Her zaman sözümü kesiyorsun!”, “Bu kadar ters birisi olduğunu bilmiyordum.”, … Peki bunun yerine tercih etmemiz gereken “ben” dili nasıldır? “Böyle davranmandan hoşlanmıyorum.”, “Bugün kendimi yorgun hissediyorum.”, “Daha sonra konuşalım.”, “Camın açık kalması beni rahatsız ediyor.” … Ben dili, hissedilenleri ifade eder, iyi niyetle iş birliği çağrısıdır, çözüm getirmez fakat durumu açıklar, güven geliştirir, suçlamaz, yargılamaz, savunmaya itmez…

Karantina döneminde tanıştığımız Burhan amcamız ile tatlı dilin bizi ne kadar umutlandırdığını tekrar hatırlamıştık. Burhan amca nezaketiyle gönüllerimize adeta bir taht kurmuştu. Ve eminim hepimize çok güzel bir ders verdiğini siz de kabul edersiniz.

Yeni yıla girerken de en büyük dileklerimiz sağlıkla ilişkiliydi. Umarım hepimizin dilekleri gerçekleşir. Ve umarım, sağlıklı yaşam dileklerimizin yanında iletişimin de sağlıklısını dilemeyi, gerçekleştirmeyi unutmayız.

Parlayan, M. A., & Dökme, S. (2016). Özel hastanelerdeki hemşire ve hastaların iletişim seviyelerinin değerlendirilmesi: Bir hastane örneği. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 13(2).

Kumcağız, H., Yilmaz, M., Çelik, S. B., & Avcı, İ. A. (2011). Hemşirelerin iletişim becerileri: Samsun ili örneği. Dicle Tıp Dergisi, 38(1).

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.