İkinci Beyin: Bağırsaklar

0 2.990

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Ne yersen osun…

Sizce gerçekten ne yersek o muyuz?

Tıp dünyasında son dönemin en çok araştırılan konularından biri; en çok şaşırtan organlardan, görmekten çok hazzetmediğimiz kirli işlerle uğraşan sindirim sisteminin bir parçası olan bağırsaklarımız olmuştur.

Beyin ve bağırsak arasında oldukça güçlü ve etkin bir bağ vardır. Yani bağırsaktaki durum beyninizi etkilediği gibi, beyninizdeki durumda bağırsaklarınızı etkiler. Muhtemelen bir yerlerde görmüş ya da duymuşsunuzdur. Bağırsaklarımız ikinci beynimizmiş gibi ifadelere sıkça rastlamışsınızdır.

Neden bağırsaklar için İKİNCİ BEYİN benzetmesi olarak kullanılmıştır?

Temel nedeni bağırsaklarımızda milyonlarca sinir hücresi bulunmasından kaynaklanmaktadır.  Çünkü sindirim sistemi kendi kararlarını verebilme özerkliğine sahiptir. Bu durum bağırsaklarımızla ilgili gerçekleri bizlere öne sürmektedir.

Bu kısımda belirtmemiz gereken asıl konuşmak istediğimiz önemli bir konu daha var.

Şöyle söyleyelim, insan organizması birçok ve çok çeşitli mikroorganizmaya ev sahipliği yapmakla birlikte vücudumuzda 40 trilyona yakın bakteri bulunmaktadır; bir kısmı ise bağırsaklarımızdadır. Bu mikroorganizmaların tümü Mikrobiyota olarak adlandırılmaktadır.

Sinir Bilim Camiasını Şaşkınlıkta Bırakan MİKROBİYOTA NE İŞE YARAR?

Bize sağladığı faydalara baktığımızda;

  • İnsan mikrobiyotası üzerine yapılan araştırmalar; Bağırsaklardaki mikroorganizmaların bağışıklık sisteminin oluşumu ve gelişiminde etkili oldukları;
  • Zararlı bakterilerin çoğalmasını baskıladıkları, bazı hastalıklara karşı da koruyuculuk sağladıkları, sindirilemeyen gıdaları parçaladıkları,
  • Bununla birlikte, bağırsak sağlımız bu nedenle, hastalıklara karşı bağışıklığımızı geliştirmemizde hayati öneme sahiptir.

Ayrıca bağırsak mikrobiyotası davranışların şekillenmesinde de etkisi ortaya konuldukça daha fazla dikkat çekilmektedir.

Dost Bakteriler: Probiyotikler

Söz konusu mikrobiyota olduğunda sağlığımız için oldukça yararlı olan bakterilere probiyotik diyoruz. Probiyotik kullanımının çocuklarda ve yetişkinlerde antibiyotik kullanımına bağlı ishalleri önleyebildiği, kanserlerin önlenmesi ve konstipasyonun tedavi gibi birçok sağlık sorununda etkili olduğuna dair güçlü çalışmalar bulunmaktadır. Anlayacağınız üzere mikrobiyatanın besin kaynağı prebiyotiklerdir diyebiliriz.

Peki Bizim İçin Bu Kadar Önemli Bir Sistemi Sağlıklı Tutmak İçin Ne Yapmamız Gerekir?

Yaşadığımız bu dönemde daha fazla dikkat göstermeliyiz.

Bu konuda yapılan klinik çalışmalarda; sağlıklı bir bağırsak yapısı için sağlıklı beslenmenin temel rol oynadığı görülmüştür. Vücudumuza faydalı bu minik canlıların büyümesi ve çoğalması için destekleyecek gıda takviyesinde bulunmamız gerekir.

Bu arada sadece yediklerimiz değil, düzenli egzersizleri de günlük hayatımızda alışkanlık hale getirerek bağırsak sağlığına olumlu fayda sağlayabiliriz.

Aynı zamanda düzenli uykuda bağırsak ve zihnimizi etkileyen çok önemli bir unsurdur. Mental sağlığımız üzerine önemli etkisi vardır.

Bir başka önemli nokta; bağırsak sağlığının zarar görmesi sonucu birtakım bozukluklar; depresyon, anksiyete ve bizi mutlu eden hormonların salgılanmasını da etkileyebilir. Gördüğünüz üzere birçok faktör bağırsak mikrobiyatası üzerine doğrudan etkilemektedir.

Sindirim sistemimize bu bilgiler ışığında bakıldığında; bağırsaklara neden ikinci beyin dendiğini göstermektedir. Bağırsağımızda bulunan mikroorganizmalar, sağlığımız için şüphesiz çok önemli rol oynuyor.  Son yıllarda giderek daha çok önem kazanmaktadır. Tüm bunlar göz önüne alındığında sağlığı iyileştirmeye yönelik stratejilerin geliştirilmesinde bağırsak ekosisteminin iyileştirilmesi önemli bir hedef olmalıdır.

Bağırsaklarınızı korursanız, tüm vücudunuzu korursunuz.

Bakteriler her zaman tetiktelerdir…

Doğrudan cihazınızda gerçek zamanlı güncellemeleri alın, şimdi abone olun.

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.